28 Haziran 2020 Pazar

Beşiktaş yönetimi gidişattan memnun! İşte 'Bırakmam Seni' kampanyasından kazanılan para

Ekonomik darboğazdan kurtulmak için "Bırakmam Seni" kampanyasını uygulamaya geçiren Beşiktaş yönetimi şu ana dek gidişattan memnun.

Siyah-beyazlı yetkililer kampanyaya destek verenlerin sayısının her gün arttığını ve planlananla hayata geçenin beklentileri karşıladığını belirtti.
12 MİLYON LİRAYA YAKIN BAĞIŞ TOPLANDI

Kulübün kampanya sürecinde çeşitli pazarlama faaliyetleri sonrası 12 milyon TL'ye yakın bir meblağı kasasına koyduğu ifade edildi.

22 Haziran 2020 Pazartesi

Fed'den gelen açıklamalar umut vermiyor


2 Fed yetkilisi geçen haftaki konuşmalarında koronavirüs pandemisi sonrası ekonomik toparlanma konusunda endişelerini dile getirirken virüs kontrol altına alınmazsa işsizlik oranının daha da artacağı uyarısı yaptı.
ABD Merkez Bankası bu ayki toplantısında faizleri değiştirmezken virüs pandemisi nedeniyle ekonominin tamamen toparlanmasının yıllar süreceğini vurgulamıştı. Ancak beklentiden iyi gelen ekonomik veriler, tahminlerden daha düşük gelen işsizlik rakamları ve Mayıs ayı perakende sarışlar verileri ekonominin hızlıca toparlandığına dair umutları artırdı.
Fed yetkilileri ise bu görüşte değil...Boston Fed Başkanı Eric Rosengren ekonominin yeniden açılmasıyla vaka artışının karantina süresini daha da uzatacağını, bunun da tüketim ve yatırımın azalması, işsizliğin yükselmesi anlamına geleceğini belirtti.
Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari de CBS News'teki mülakatında ekonomide toparlanma sürecinin düşündüğünden daha uzun zaman sonra gerçekleşebileceğini söyledi. Kashkari işsizlik rakamlarında son pozitif trendin tersine dönebileceği konusunda da uyardı ve "benim baz senaryom muhtemelen bu sonbaharda virüste ikinci dalgayı yaşayacağımız yönünde. Eğer ikinci dalga olursa işsizlik de yeniden yükselecektir" ifadesini kullandı.
Geçen hafta Kongre'de sunum yapan Başkan Jerome Powell da toparlanma sürecinde dahi işsizlik oranının milyonlarca olacağını ifade etti.
Powell, Rosengren ve diğer Fed yetkilileri daha fazla mali ve para politikası desteğinin gerekebileceğine vurgu yaptı.

Ve başladı ceza yemek istemiyorsanız sakın ATLAMAYIN



Türkiye'de yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını önlemleri kapsamında birçok ilde sokağa çıkarken maske takma zorunluğu uygulaması başladı. Valilik ve Sağlık Bakanlığı açıklamalarıyla, 56 ilde sokağa maskesiz çıkmak yasaklandı.

Kovid-19 tedbirlerinden maske kullanımı zorunluluğuna ilişkin 81 il valiliğine 18 Haziran'da talimat gönderen Bakanlık, 22 Haziran Pazartesi gününe kadar bu kuralı ihlal edenlerin uyarılıp bilgilendirilmesini, o tarihten itibaren de 900 lira idari para cezası uygulanmasını istemişti.
KOLLUK KUVVETLERİ 4 GÜN BOYUNCA UYARDI

Bu kapsamda, kolluk kuvvetleri 4 gün boyunca ülke genelinde yaptıkları denetimlerde maske takmayanları uyarıp bilgilendirdi.

Bugün itibarıyla maske takma zorunluluğuna uymayanlara ülke genelinde uygulama birliği olacak şekilde Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun 282'nci maddesi uyarınca 900 lira idari para cezası kesilecek.
HANGİ İLLERDE MASKESİZ SOKAĞA ÇIKMAK YASAK?

Maskesiz sokağa çıkmanın yasak olduğu iller şöyle:

Adıyaman, Afyonkarahisar, Amasya, Ankara, Ardahan, Artvin, Aydın, Balıkesir, Bartın, Batman, Bilecik, Bitlis, Bolu, Burdur, Bursa, Çanakkale, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Düzce, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Giresun, Iğdır, Isparta, İstanbul, Kahramanmaraş, Karabük, Kayseri, Kırklareli, Kırşehir, Kocaeli, Konya, Kütahya, Malatya, Mardin, Muğla, Muş, Nevşehir, Osmaniye, Rize, Sakarya, Samsun, Siirt, Sivas, Şanlıurfa, Şırnak, Tekirdağ, Tokat, Tunceli, Uşak, Yalova, Zonguldak.

hAberler.com

21 Haziran 2020 Pazar

Bilim Kurulunun bugün yaptığı açıklama acı gerçeğin ilanı oldu



Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. İlhami Çelik, toplum bağışıklığı hakkında yaptığı açıklamada, "Kitle bağışıklığında Türk toplumunun en az yüzde 50 ila 70'i enfekte olursa bu virüs ortadan kalkmış olur. Ama bunun maliyeti çok fazla. Türkiye'de 83 milyon enfekte olduğu zaman belki en az 3-5 milyon kişinin vefat etmesi anlamına gelecektir" dedi.
"ACI BEDELLER ÖDEMEYELİM DİYE UĞRAŞIYORUZ"

Bulunacak aşı yan etki gösterirse ve daha fazla zarar verirse bir anlamı kalmayacağını söyleyen Çelik, "Dünya nüfusu 8 milyara yaklaştı. Şu anda enfekte olan kişi sayısı 7 milyon. 8 milyar ile 7 milyonu kıyasladığımızda, rakamın bir anlamı yok. Dolayısıyla bu dünyada 8 milyara yakın insanın duyarlı olduğunu görüyoruz bu virüse karşı. Bunu yok etmenin olası şartları ise, çok iyi antiviral bir ajan olmak gerekir bu virüsü önlemek için ya da aşı geliştirmek gerekir bağışıklık gücünü artıracak, koruyucu gücü fazla olacak veya tüm toplum enfekte olacak. Bizim kitle bağışıklığı dediğimiz şey budur. Kitle bağışıklığında Türk toplumunun en az yüzde 50 ila 70'i enfekte olursa bu virüs ortadan kalkmış olur. Ama bunun maliyeti çok fazla. Türkiye'de 83 milyon enfekte olduğu zaman belki en az 3-5 milyon kişinin vefat etmesi anlamına gelecektir. Bu çok acı bir bedel olur. Bizim bütün çabalarımız bu acı bedelleri ödemeyelim diye uğraşıyoruz.
"2025 YILINI TELAFFUZ EDENLER VAR AMA O KADAR SÜRECEĞİNİ SANMIYORUZ"

Yaşayan hastalarda kalıcı bedellerin olduğunu görmekteyiz. Çok sevdiklerimizin bu dünyadan göçüp gitmesine kimsenin gönlü razı olmaz. Sayıdan çok bizim bu insanlarımıza bir birey olarak düşünmemiz gerekir. Her birey bir can, bir değer, bir anne, bir baba bunları öyle görmek lazım. Rakamlara bakarak hastanın ciddiyetini yorumlamak çok doğru değil. Her vefat eden kişi birisinin büyük bir kaybıdır. Aşı çalışmaları için henüz vakit var. İnsan ve hayvan deneyleri yapıldı bir kısmında. İnsan deneyleri aşamasına geldik özellikle. Aşının koruyucu etkisinin görülmesi gerekiyor bu insanlarda ve daha önemlisi bu aşıların yan etkisinin olmadığını göstermesi lazım. Eğer aşı ile insana daha fazla zarar vereceksek bunu yapmanın bir anlamı yok. Henüz etkili bir antiviral ajan bulunmuş değil. Bu ilaç virüsü öldürüyor, insanı iyileştiriyor diyebileceğimiz bir ilaç yok. Bu konuda çalışmalar devam ediyor. Sabretmemiz gerekiyor. Bu salgının ne kadar devam edeceği bilinmiyor ama çeşitli örneklemeler var. 2025 yılını dahi telaffuz edilen örnekler var ama biz o kadar süreceğini sanmıyoruz. En az 1 seneden fazla süreceği tahmin edilebilir" dedi.
Kayseri Şehir Hastanesi Başhekimi ve Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. İlhami Çelik
"İNSANLAR YAZ AYINDA DAHA DİRENÇLİDİR"

İlhami Çelik, virüs dışarıda yaşayamadığı için yaz aylarında daha az görülebileceğini söyleyerek, sözlerine şöyle devam etti:

"Akciğerlerin fibrozis dediğimiz yani kemikleşme şeklinde oluşan hastalarımız oldu. Bu da ileriki hayatlarında nefes alırken daha çok zorlanacağı anlamına geliyor. Akciğerin yapısı bozulmuş olacak. Akciğerin normal dokusu bozulduğu zaman çok daha fazla efor sarf etmemize, hastalarımızın kronik bronşit gibi astım gibi yapısal Akciğer bozukluğunun olduğu durumlar gibi sıkıntılı durumlar yaşayacak demektir. Bundan korunmanın en iyi yolu bulaşmayı engellemektir. Bu sıcakta etkisi bence daha az. Çünkü daha çok semptomsuz belirtiler gösteren hastalarımız var bu aşamada. Sıcağın olması insan vücudundaki virüsün öleceği anlamına gelmiyor. Bu virüsün ortadan kaybolması için insanlarda kuluçka süresini tamamlayıp iyileşmesi gerekiyor ki ve başkasına bulaştırmadan ancak yaz ayının getirdiği en önemli fayda şu, bu sayılar kış ayında olsaydı çok daha fazla olacaktı. Yaz ayında olmamızdan dolayı, dışarıda uzun süre yaşayamamasından dolayı daha az oluyor. Ciddi hastalık seyrediyor bazı hastalarımızda. İnsanlar yaz ayında ani sıcaklık değişikliklerine daha az maruz kalırlar. İnsan daha dirençlidir yaz ayında. İnsanlar kolay kolay zatüre olmazlar. Bulaşma oranı eğer kış ayında olsaydık ve böyle davransaydık çok daha fazla olacaktı. Bunu da akılda tutmakta fayda var.

Tarihin Akışına En Çok Etki Eden en önemli olaylar : 1989-90: Komünist rejimin Avrupa'da çökmesi

1989-90: Komünist rejimin Avrupa'da çökmesi

1989 DevrimleriSoğuk Savaş'ı fiilen bitiren, Doğu Avrupa ve Orta Avrupa ülkelerini etkileyen devrim dalgasıdır. Birkaç ay içinde, Sovyet tarzı komünist rejimler iktidardan düşürülmüştür.
Politik başkaldırılar ilk olarak Polonya'da başlamış, barışçıl denebilecek Doğu AlmanyaÇekoslovakyaMacaristan ve Bulgaristan devrimleriyle devam etmiştir. Romanya, kanlı bir şekilde liderini indiren ve idam eden tek ülkedir.
1989 Devrimleri, Dünya'daki güç dengesini değiştirmiş, Sovyetler Birliği'nin dağılması ile birlikte Soğuk Savaş'ın bitişini belirtmiştir