29 Aralık 2018 Cumartesi

Doğalgaz faturalarını azaltmak için yapılması gerekenler



Yine kış geldi doğalgaz faturasını düşürmenin yöntemleri arasında en önemlisi kombiyi ikide bir kapatmamaktan geçer. 2 saatliğine dışarı çıkacaksınız hemen kombiyi kapatıyorsunuz. Bu düşünce halk arasında yaygın fakat yanlış bir olaydır. Evinize tekrar geldiğinizde kombiyi yeniden açacaksınız. Evinizin istediğiniz ısı değerine gelmesi için kombi sürekli yanacak ve doğalgaz sayacı hızlı biçimde dönecektir. Bu sefer daha fazla gaz yakmanıza sebep olacaktır. Kışın evinizden çıktığınızda uzun süre geri dönmeyecekseniz kombiyi kısık ayarda yine yakmalısınız. Sürekli kombiyi açıp kapatırsanız yüklü doğalgaz faturalarından kurtulamazsınız. Diğer bir yöntem kombinizi sürekli 50 derecenin üzeri sıcaklıkta yakanlar için sıcaklık ayarı olan radyatör vanası kullanmaktır. Adı termostatik radyatör vanası diye satılan ısıyı istediğiniz ölçüde radyatöre veren bu vanalar hastane, okul, banka gibi yerlerde kullanılmaktadır. Evlerde çok fazla kullanılmasına gerek yok diyorum. Çünkü ev içerisinde annelerimiz veya ev hanımları sıcak olduğunda zaten kombiyi kısık ayarda yakıyor. Ama bankaları düşünün görevli kombiyi son ayarda bir yakar bide akşam kapatır. Banka ve hastaneler kadar yüksek ayarda kombinizi yakıyorsanız termostatik vana taktırmanız da yarar var. Hesabınızı bu yöntemle yapabilirsiniz.düzenli olarak kombi bakımınızı yaptırınız, Başka türlü doğalgaz faturanızı düşürmek isterseniz tesisatınızı temizletebilirsiniz. Isı iletkenliğini iyi bir şekilde sağlarsanız faturalarınız da düşüşü görürsünüz.
ve doğalgaz faturaları kabarmaya başladı. Soğuk günlerde
Doğalgaz faturaları kış aylarının kabusu. Kışın gelen yüklü faturaları düşürmeyi kim istemez. Bacalı cihaz kullananlar sonbahar aylarında muhakkak baca temizliği yaptırmalı.
Doğalgaz yakıcı cihazların, en az yılda bir kez yetkili servisleri tarafından bakımları yapılmalı.
Radyatörün önü açık tutulmalı, üzeri perdelerle örtülmemeli, çamaşır kurutmak için kullanılmamalı.
Radyatör arkasına ısı yalıtım levhaları yerleştirilmeli, termostatik vana takılmalı.
Kombi, her zaman aynı ayarda değil dışarının ısısına göre, evi ısıtacak minimum ayarda kullanılmalı.
Sıcak su kullanımında, sıcak su ısı ayarı kombiden yapılmalı.
Merkezi sistem kullanıcıları sonbahar aylarında brülör ve kazan bakımını yaptırmalı.
Kazan dairesi temiz tutulmalı, nem ve tozdan arınmış olmalı.
Kazandan çıkan sıcak su boruları ve vanalarına ısı yalıtımı yapılmalı.
Kazan dairesi havalandırma menfezleri kesinlikle kapatılmamalı.
Kazan dairesi başka amaçlar için kullanılmamalı.


13 Kasım 2018 Salı

2019 yılında resmi tatiller, dini bayram tatilleri Resmi Gazete’de yayınlandı



resmi-tatiller-20192019 yılında resmi tatiller, dini bayram tatilleri Resmi Gazete’de yayınlandı. 2019’da Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı tatilleri ne zaman? Çalışanlar ve öğrencilerin merakla bekledikleri Ulusal ve resmi tatiller 2019’un hangi günlerine denk geliyor? İşte o tatil takvimi..
2019 RESMİ TATİLLER TAKVİMİ
01 Ocak 2019 Salı Yılbaşı
23 Nisan 2019 Salı Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı
01 Mayıs 2019 Çarşamba Emek ve Dayanışma Günü
19 Mayıs 2019 Pazar Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı
15 Temmuz 2019 Pazartesi Demokrasi ve Direnme Hakkı Günü
30 Ağustos 2019 Cuma Zafer Bayramı
28 Ekim 2019 Pazartesi Cumhuriyet Bayramı Arefesi
29 Ekim 2019 Salı Cumhuriyet Bayramı
2019 RAMAZAN BAYRAMI HANGİ GÜNE DENK GELİYOR?
03 Haziran 2019 Pazartesi Ramazan Bayramı Arefesi
04 Haziran 2019 Salı Ramazan Bayramı (1.Gün)
05 Haziran 2019 Çarşamba Ramazan Bayramı (2.Gün)
06 Haziran 2019 Perşembe Ramazan Bayramı (3.Gün)
2019 KURBAN BAYRAMI HANGİ GÜN?
10 Ağustos 2019 Cumartesi Kurban Bayramı Arefesi
11 Ağustos 2019 Pazar Kurban Bayramı (1.Gün)
12 Ağustos 2019 Pazartesi Kurban Bayramı (2.Gün)
13 Ağustos 2019 Salı Kurban Bayramı (3.Gün)
14 Ağustos 2019 Çarşamba Kurban Bayramı (4.Gün)
Resmi Gazete’de yayımlanan Ulusal Bayram ve Genel Tatiller kanunu şöyledir:
Madde 1 – 1923 yılında Cumhuriyetin ilan edildiği 29 Ekim günü Ulusal Bayramdır. Türkiye’nin içinde ve dışında Devlet adına yalnız bugün tören yapılır. Bayram 28 Ekim günü saat 13.00’ten itibaren başlar ve 29 Ekim günü devam eder.
Madde 2 – Aşağıda sayılan resmi ve dini bayram günleri ile yılbaşı günü, 1 Mayıs günü ve 15 Temmuz günü genel tatil günleridir.
A) Resmi bayram günleri şunlardır:
1. (Değişik: 20/4/1983 – 2818/1 md.) 23 Nisan günü Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramıdır.
2. 19 Mayıs günü Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı günüdür.
3. 30 Ağustos günü Zafer Bayramıdır.
B) Dini bayramlar şunlardır:
1. Ramazan Bayramı; Arefe günü saat 13.00’ten itibaren 3,5 gündür.
2. Kurban Bayramı; Arefe günü saat 13.00’ten itibaren 4,5 gündür.
C) (Değişik: 25/10/2016-6752/2 md.) 1 Ocak günü yılbaşı tatili, 1 Mayıs günü Emek ve Dayanışma Günü ve 15 Temmuz günü Demokrasi ve Milli Birlik Günü tatilidir.
D) (Değişik: 20/4/1983 – 2818/1 md.) Ulusal, resmi ve dini bayram günleri ile yılbaşı günü, 1 Mayıs günü ve 15 Temmuz günü resmi daire ve kuruluşlar tatil edilir.
Bu Kanunda belirtilen Ulusal Bayram ve genel tatil günleri; Cuma günü akşamı sona erdiğinde müteakip Cumartesi gününün tamamı tatil yapılır.
Mahiyetleri itibariyle sürekli görev yapması gereken kuruluşların özel kanunlarındaki hükümler saklıdır. 29 Ekim günü özel iş yerlerinin kapanması zorunludur.

5 Kasım 2018 Pazartesi

kıdem tazminatı hakkında herşey


Kıdem tazminatı çalışma hayatının en hassas konularından bir tanesi. Son dönemde fon tartışmaları ile gündeme gelen kıdem tazminatı işçi sınıfı için çok önemli.

Bugünkü yazımda kıdem tazminatı hakkında bilinmesi gerekenleri özetlemeye çalışacağım.

1 - Kimler hak kazanabilir?

Kıdem tazminatı hakkı işçilere tanınmış bir haktır. Bu kapsamda 4/a’lılar, yani eski adıyla SSK’lılar yer almaktadır. Bir işverene bağlı olarak çalışan işçilerin kıdem tazminatı alma hakkı bulunmaktadır. Bağ Kur’luların ve memurların kıdem tazminatı alma hakları yoktur. Diğer yandan, Basın İş ve Deniz İş Kanunu’na tabi çalışan gazetecilerin ve gemi adamlarının da kıdem tazminatı alma hakkı bulunmaktadır.

2 - Hangi hallerde alınır?

Kıdem tazminatı işçinin iş sözleşmesi sonlandığında doğan bir hak. İşçi işten ayrıldığında veya işveren tarafından iş sözleşmesi feshedildiğinde kıdem tazminatı hakkı doğabilir. Ancak iş sözleşmesinin sonlanması yeterli değil. Sözleşme ancak kanunda belirtilen haller nedeniyle sonlanmalı. İşverenin işçiyi ahlak kurallarına uymayan haller nedeniyle çıkartırsa işçi kıdem tazminatı alamaz. Yani, işverene küfür eden, işyerinde uygunsuz davranışlar sergileyen ve bu nedenle içıkarılan işçinin kıdem tazminatı söz konusu değil. Kural olarak istifa eden işçi de kıdem tazminatı alamaz. Ancak istifa ile kıdem tazminatı alınabilecek istisnai durumlar var.

3 - Kaç yıl çalışmış olmak gerekir?

Bir işçinin iş sözleşmesinin Kanunda belirtilen nedenlerle sona ermesi, kıdem tazminatı alabilmesi için yeterli değildir. Bunun yanında, aynı işverene bağlı olarak en az 1 yıl çalışmış olma şartı söz konusudur. Yani, bir işçi kanunda sayılan nedenlerle iş sözleşmesi feshedilmiş veya istifa etmiş olsa bile en az 1 yıldır aynı işverene bağlı olarak çalışmamış ise kıdem tazminatı alamaz.

4 - 1 yıllık süre nasıl hesaplanır?

İşçinin kıdem tazminatı alabilmesi için gerekli 1 yıllık sürenin hesabında aynı işverene bağlı farklı işyerlerinde çalıştığı süreler birlikte değerlendirilir.

Örneğin (A) işverenine bağlı (B) işyerinde 6 ay, (C) işyerinde 8 ay çalışmış bir işçi kıdem tazminatına hak kazanır. Bu noktada önemli olan, (B) ve (C) işyerlerinin aynı işverene ait olmasıdır.

Diğer yandan, işçi farklı işverenlere bağlı işyerlerinde 1 yıldan az süreyle çalışmış ise kıdem tazminatına hak kazanamaz.

5 - Deneme süresi dikkate alınır mı?

1 yıllık sürenin hesabında deneme süresi de dikkate alınır. İşçinin sigortasız çalıştırıldığı bir dönem varsa, bu dönem bile kıdem tazminatı hesabında dikkate alınmalıdır. Dolayısıyla, işçilerin işyerinde ilk kez çalışmaya başladıkları dönemden itibaren 1 yıllık süre işlemeye başlar. Bu sürenin deneme süresi olması veya bu dönemde işçinin sigortasının yatırılmaması sonucu değiştirmez.

6 - İstifa halinde kıdem tazminatı...

İşçiler genel olarak istifa ederek kıdem tazminatı alamaz. Ancak bazı istisnalar söz konusu. Buna göre; kadın işçiler evlilik tarihinden itibaren 1 yıl içinde istifa ederlerse kıdem tazminatı alabilir.

Yine 8 Eylül 1999 ve öncesi ilk kez sigortalı olan kişiler 15 yıl sigortalılık süresi ve 3 bin 600 gün prim ödeme gün sayısını doldurmuşsa, SGK’dan aldıkları yazıyı işverene verdikten sonra istifa ederek kıdem tazminatlarını alabilirler.

Erkek işçiler askere giderken istifa ederek kıdem tazminatına hak kazanabilir. Ancak her üç halde de kıdem tazminatı için işçinin aynı işverene bağlı en az 1 yıl çalışması bulunmalı. Aksi takdirde, kıdem tazminatı hakkı doğmayacaktır.

7 - Hesaplama nasıl yapılır?

İşçinin hak ettiği kıdem tazminatı, çalıştığı her 1 yıl için 30 günlük brüt ücreti kadardır. Dolayısıyla, 1 yıllık kıdemi olan işçi 1 aylık brüt ücreti tutarında kıdem tazminatına hak kazanır. 1 yılın altındaki süreler için orantılı olarak hesaplama yapılır. İşçinin brüt ücreti hesaplanırken sürekli olarak yapılan yardım ve primler de dahil edilir. Bu sebeple, kasa tazminatı, yemek yardımı, çocuk zammı gibi ödemeler de işçinin brüt ücretine dahil edilir ve bu ücret üzerinden kıdem tazminatı hesaplanır. Diğer yandan, işçiler kıdem tazminatlarını o işverenin işyerinde geçirdikleri süre üzerinden alırlar. Örneğin, 5 yıl bir işyerinde çalıştıktan sonra istifa edip işyerinden ayrılan ve kıdem tazminatı alamayan bir işçi, yeni bir işe girip 3 yıl çalıştıktan sonra askere gideceği için istifa ederse, yalnızca 3 yıllık süre üzerinden kıdem tazminatı alabilir. 8 yıl üzerinden kıdem tazminatı alması söz konusu olamaz. Bu nedenle, işçilerin kıdem tazminatı alarak istifa ederken söz konusu noktayı göz önünde bulundurması gerekir.

8 - Ölen işçiye kıdem tazminatı...

İşçinin ölümü halinde geride kalan hak sahiplerine kıdem tazminatı ödenmesi gerekir.

Kıdem tazminatının hak sahiplerine bölüştürülmesi mirastan aldıkları paya göre yapılır. Dolayısıyla, işçinin ölümü ile geride kalan hak sahiplerine işveren tarafından mirastan aldıkları pay oranında ödeme yapılması gerekir.

9 - Zaman aşımı söz konusu mu?

Kıdem tazminatında zaman aşımı 10 yıldır. Yani, bir işçi kıdem tazminatını almamış ise 10 yıl içerisinde dava açarak kıdem tazminatını işverenden isteyebilir. 10 yıllık zamanaşımı kıdem tazminatı hakkının doğduğu tarihten itibaren başlar. Bu durumda, iş sözleşmesinin sonlandığı tarihten itibaren işçinin 10 yıllık süre içerisinde kıdem tazminatını talep etmesi gerekmektedir. Diğer yandan, kıdem tazminatından damga vergisi dışında herhangi bir kesinti yapılmaz. Yani, kıdem tazminatı gelir vergisine tabi değildir.

kaynak:  https://www.ntv.com.tr/yazarlar/prof-dr-cem-kilic/kidem-tazminati-hakkinda-bilinmesi-gerekenler,3t8W4f1kDkS_fozCfmCMew

3 Kasım 2018 Cumartesi

man türkiye aş'nin verdiği görenleri hayrete duyanları dehşete düşüren iş ilanı


otomotiv veya makine mühendisliği alanlarından mezun
min. 3 yıl mekanik tasarım ve imalat alanında çalışmış,
tasarımların uygulanabilirliğini sorgulayabilecek tecrübede
iyi derecede catia v5 kullanarak tasarım yapabilen(sketch, part design, product, sheet metal, surface ve drawing modülleri - lazer kesim resimleri çıkartabilecek)
hidrolik ve pnömatik konularında bilgili + otomasyon konusunda bilgili (tercih sebebidir)
malzeme ve metalürji konusunda bilgili,
ölçüm aleti kullanabilen, kumpas, mikrometre vb. 3d ölçüm konusunda bilgili,
maliyetlendirme ve teklifler için şartname hazırlayabilecek,
tedarikçi geliştirme ve denetleme yapabilecek,
proje adımlarını ve yönetimini bilen,
sunum hazırlama konusunda bilgili, sunum yapabilen,
fazla mesai ve seyahate engel bir durumu olmayan,
minimum ıntermediate seviyesinde ingilizce veya almanca bilen,
iletişimi güçlü,
bay adaylar için, askerliğini yapmış,
prezentabl, görünüş ve kılık kıyafetine özen gösteren aday veya adaylar aranmaktadır.

7'lerden dolar alıp 5.60'dan satan insan (dolar gündemine dair)


elinde bir varlık var ve kar etmeyi düşünüyorsun.

- %100 kar edeceğini umduğun üründe bile bir seviyeyi zarar kes seviyesi olarak kabul edip üründen ayrılmak lazım. 

-7 liradan dolar aldım kar edecektim ya da zarardan korunacaktım; benim zarara katlanabilme kapasitem %10, o zaman 6.3'te hiç düşünmeden dolardan çıkıp kar etmelisiniz.(zarardan)

- 6.3 aslında çok makul bir rakam 7 lira beklentisi hatalıydı ama 6.3 benim için kar edebilecek bir rakam o zaman 7 lira maliyetle kalamazsınız o yüzden 2 kademe daha girip maliyeti 6.5'e çekiyorsunuz. şu an elimde dolar maliyetim 6.5 ama riskim üç kat arttı o yüzden bundan sonra zarar keseceğim seviye %3.

bu tür gerçekçi beklentiler ile her seviyede kar edebilirsiniz ya da zararı minimize edebilirsiniz ama 7 liradan dolarda kalıp kaçmayacağım, minicik komisyonu bahane edip ciddi zararlarda maliyet düşürmeyeceğim sonra da komplo teorileri ile kendimi avutacağım, bu sadece zararı artırır.

bir varlıktan kaygı duymaya başladıysanız satma vaktiniz gelmiştir ama elindeki üründen bu seviyede kaçmayı beceren yatırımcı azdır; aslında kural çok basit gece yatarken sizi rahatsız eden ürünü düşenmeden satın, daha az zarar edersiniz.

kaygılandığınız varlığı dış güçler,merkez bankası, para babaları vs. vs. düşürüyorsa arkanıza bakmadan kaçın çünkü inkar aşamasına geçmişinizdir ki zararınız daha da artacak.

inkardan sonra aklınız başınıza gelse bile neyse zararımı çıkarıp çıkayım diye düşünüyorsanız aslında o zarar daha da artacak o yüzden kaçmak için halen geç değil en azından maliyet düşürün aslında o fiyattan alınır.

elinizde kalan varlıkla ''ben zaten uzun vadeciyim''(yalancıyı...) diye düşünüyorsanız çok mantıklı değil ama maliyet azaltmak halen iyidir ama bir panikte o varlığı satacaksınız haberiniz olsun.

şu varlığı aldığım güne lanet olsun diyorsanız siz de inanmıyorsunuz ama aslında ürün dip yapmıştır, satmayın onu...yatırımcı psikolojisi- finansal risk etkileşimi


2 Kasım 2018 Cuma

cebinizdeki 200 tl nin satın alma gücü ne kadar

 öncelikle link http://www3.tcmb.gov.tr/enflasyoncalc/enflasyon_anayeni.php
verelim:

200 Liralık banknotlar paradan altı sıfır atıldıktan sonra basılan YTL'lerin 3 sene tedavülde kalmasından sonra, yani 1 Ocak 2009 tarihinde kullanılmaya başlandı. 

ve o tarihten buya 200 tl değerini % 65 ten fazla kaybetti tcmb ye ait  linkten sizde görebilirsiniz.

1 Kasım 2018 Perşembe

dolar endeksi nedir yükselişi ya da düşüşü ne anlamlara gelir


Dolar endeksi tanım olarak,
ABD Doları’nın Euro, Japon Yeni, İngiliz Sterlini, Kanada Doları, İsveç Kronu ve İsviçre Frangı gibi uluslararası piyasalarda yüksek hacme sahip, gelişmiş ülkelerin para birimleri karşısındaki sepet kur değerini ifade eder. Doları Endeksi; Amerikan Dolarının Japon Yeni, Euro, Kanada Doları, İngiliz Sterlini, İsveç Kronu ve İsviçre Frangı gibi 6 majör para biriminden oluşan bir döviz sepetine karşı geometrik ortalama yöntemiyle hesaplanan değerini ölçer. Dolar endeksi içerisindeki bu majör para birimlerinin ağırlıkları aşağıdaki gibidir.
  1. Euro : %57.6
  2. Japon Yeni: %13.6
  3. İngiliz Sterlini: %11.9
  4. Kanada Doları: %9.1
  5. İsveç Kronu: %4.2
  6. İsviçre Frangı:%3.6

DOLAR ENDEKSİ NEDEN ÖNEMLİDİR?

İkinci Dünya Savaşı sırasında, ABD’nin küçük bir kasabası olan Bretton Woods’ta toplanan Birleşmiş Milletler Para ve Finans Konferansı’nda Bretton Woods sistemi getirilmiştir. Bu sistemde Dünya’nın önde gelen devletleri arasında ticari ve finansal işlemlerde uyulması gerekilen kurallar belirlenmiştir. Sistem öncesinde, ülkeler ellerindeki altın varlığı kadar para basabilmekteydi. Bu sistemle altın ile değeri ölçülebilen tek para birimi ABD Dolar olarak belirlenmiştir. Amerikan doları böylelikle dünya para sisteminin merkezine oturmuştur. 1971’de ise ABD, doları altına endekslemekten vazgeçtiğini duyurmuştur. Çünkü ABD dışındaki ülkelerde dolar miktarı artmış ve doların değeri düşmüştür. Para ve küresel ticaret sisteminin dolar üstüne kurulmasıyla, ülke para biriminin dolar karşısındaki fiyatı önemli olmuştur.
Dolar endeksindeki hareketin Dolar’ın net olarak değer kazanıp, kaybettiğini gösterdiği için piyasa oyuncuları tarafından yakından takip edilmektedir. Türkiye’de sepet kur %50 Euro ve %50 Dolar’dan oluşmaktadır. Bu yöntem ile hesaplama yapılan ülkenin para birimde yaşanan hareketler diğer etkenlerden arındırılmış olarak görülebilmektedir.

DOLAR ENDEKSİNİN YÜKSELİŞİ NE ANLAMA GELİR?

  • Doların diğer ülke paraları karşısında değerlenmesi
  • ABD 10 yıllık tahvillerinin faizi yükselir
  • Yatırımcıların diğer ülke paraları yerine doları tercih etmesi
  • Yatırımcıların risk alma eğiliminin düşmesi
 kurulmasıyla, ülke para biriminin dolar karşısındaki fiyatı önemli olmuştur.
Dolar endeksindeki hareketin Dolar’ın net olarak değer kazanıp, kaybettiğini gösterdiği için piyasa oyuncuları tarafından yakından takip edilmektedir. Türkiye’de sepet kur %50 Euro ve %50 Dolar’dan oluşmaktadır. Bu yöntem ile hesaplama yapılan ülkenin para birimde yaşanan hareketler diğer etkenlerden arındırılmış olarak görülebilmektedir.

DOLAR ENDEKSİNİN YÜKSELİŞİ NE ANLAMA GELİR?

  • Doların diğer ülke paraları karşısında değerlenmesi
  • ABD 10 yıllık tahvillerinin faizi yükselir
  • Yatırımcıların diğer ülke paraları yerine doları tercih etmesi
  • Yatırımcıların risk alma eğiliminin düşmesi
  • Diğer ülke paralarını satarak dolar alması
  • Diğer ülke paralarının satışıyla ülke borsalarının olumsuz etkilenmesi

DOLAR ENDEKSİNİN DÜŞÜŞÜ NE ANLAMA GELİR?

  • Doların ülke paraları karşısında değer kaybetmesi
  • Yatırımcıların dolar yerine diğer ülke paralarını tercih etmesi
  • Yatırımcıların risk alma eğiliminin artması
  • ABD 10 yıllık tahvillerinin faizi düşebilir
  • Doları satarak diğer ülke paralarının alınması
  • Diğer ülke paralarının alınmasıyla ülke borsalarının olumlu etkilenmesi

DOLAR ENDEKSİ YÜKSELİRSE

  • EURUSD paritesi düşebilir
  • USDTRY paritesi yükselebilir
  • Altın düşebilir
  • ABD tahvillerinin faizleri yükselebilir
  • Gümüş düşebilir
  • Petrol düşebilir
  • Ülke borsaları negatif etkilenebilir
Dolar Endeksi ABD piyasasının açık olduğu her zaman, 5 gün 24 saat işlem görmektedir. Pazar akşamı New York saatiyle 17:00, Cuma akşamı New York saatiyle 17:00 saatleri arasında işlem görmektedir. Dolar endeksi her gün 00:00 - 03:00 saatleri arasında seans arasına girmektedir. Dolar Endeksi, vadeli işlem sözleşmesi olarak ‘’Intercontinental Exchange’’(ICE) ‘de işlem görmektedir ve kodu DX’dir. Ayrıca Borsa Yatırım Fonu(ETF) ve Opsiyon piyasasında da dolar endeksi işlem görmektedir.

veri: qnbfinansbank

31 Ekim 2018 Çarşamba

İnternetten alışveriş yaparken dikkat edilmesi gerekenler



Son dönemlerde alışveriş yaparken interneti kullanma sıklığı çok arttı. Yaptığınız bu alışverişlerin ne derecede güvenilir olduğunu biliyor musunuz? Özellikle güvenli alışveriş yapmak için online sitelerde olması gereken birkaç madde mevcuttur.


Online alışveriş yaparkenalışveriş yaptığınız platformun güvenli olması çok önemlidir. Ücret ödemesi yaparken bütün banka bilgilerinizi verdiğiniz ve kayıt olurken TC kimlik numaranıza kadar bütün bilgileri verdiğiniz siteler ne kadar güvenli? Güvenli olup olmadığını anlamak için ne yapabilirsiniz?

Siteyi araştırmak

Hangi siteden alışveriş yapıyorsanız ilk önce araştırma yapmalısınız. Genellikle sitelerin “Hakkımda” kısmından bu bilgilere ulaşabilirsiniz. Ne zaman kurulduğu, iletişim bilgileri ve kurucusunun kim olduğuna dair bilgiler bu kısımda bulunur. Bunun yanı sıra arkadaşlarınıza da sorabilirsiniz.

Kullanıcı yorumlarını okumak

Siteden alışveriş yapan bazı kullanıcılar beğendikleri ya da şikayetçi olduğu ürünler hakkında farklı bir sitede yorum yapmış olabilirler. Özellikle sitenin ismini yazarak devamında da kullanıcı yorumları yazarsanız bütün bu yorumlar önünüze gelecektir.

Sertifika

Online alışveriş sitelerinde SSL sertifikası olmalıdır. Sertifikanın amacı ise dünya çapında kredi kartı güvenliğini sağlamalısıdır. Genellikle sitelerin en altında yer alan kısımlardan SSL sertifikasının olup olmadığı bilgisine ulaşabilirsiniz.

Şifre

Bazı sitelerde kredi kartı bilgileriniz otomatik olarak kaydolabileceği için sitelere kayıt olurken kolay şifreleri tercih etmemeniz gerekmektedir. Kayıt olduğunuz tüm siteler için geçerli olan bu bilgi genellikle kişisel bilgilerinizi barındırdığı için çok tehlikeli ve dikkat edilmesi gereken konular arasındadır.


Mesafeli satış sözleşmesi:
Online alışveriş sitelerin olmazsa olmazı arasında olan bu sözleşmeye dikkat etmeniz gerekmektedir. Bilgilerinizin gizli kalmasına yönelik olan mesafeli satış sözleşmesi yoksa o sitedenalışveriş yapmamanız gerekmektedir.

3D ödeme sistemi

Site, kesinlikle şifreli ödeme sistemiyle çalışıyor olmalıdır. Hem alıcı hem de satıcının güvenilirliği açısından ödeme yaptığınız anda telefonunuza şifre gelmektedir ve bu sayede şifreyi girerek ödemeyi tamamlayabilirsiniz.

Sanal kart

Sanal kart kullanımı günümüzde oldukça yaygınlaşmıştır. Kendinize ait bir sanal kart açarak içine yapacağınız alışveriş miktarında para ekleyebilir ve banka bilgilerinizi vermeden alışveriş yapabilirsiniz.

Kredi Kartı Kullanımında Yapılan En Büyük 10 Hata



Kredi kartı kullanımı, alışveriş tutkusu olan insanlar için ne kadar zor,
tahmin edebilirsiniz. Oysaki doğru kullanımda size avantaj sağlayabilirken, bir işkenceye dönüşüyorlar. Eğer engelleyemediğiniz bir alışveriş tutkunuz varsa, kredi kartlarından uzak dursanız iyi edersiniz. Çünkü sizi bir borç batağına sürükleyebilir.
Türkiye kredi kartı kullanımı ile ilgili olarak son yıllarda birçok kanun yürürlüğe girdi. 2013 yılında başlatılan kredi kartı limit uygulaması, 2014 yılında revize edildi. Ardından 2014 yılında kredi kartı ile yapılan alışverişler için taksit sınırlanması getirildi ve bazı sektörler için taksit kaldırıldı. Bu şekilde kart kullanımında azalma sağlansa da, bilinçsiz kullanım sayısında hala fazlalık olduğu biliniyor.
Kredi kartı kullanıcıları genellikle kendilerini kandıracak bir bahane bulur ve sorumsuzca alışveriş yaparlar. Bir süre sonrada karşılaştıkları borç nedeniyle zor duruma düşerler. Buldukları bahaneler ilk başta oldukça mantıklı gelir; ama bir süre sonra hata yaptıklarını anlarlar. İşte buradan yola çıkarak kredi kartı kullanımında yapılan büyük hataları sizlerle paylaşmak istiyorum:
Bir kredi kartı başvurusu yaptığınız zaman sözleşmede yazanları okuyor musunuz? Birçoğumuz gibi o uzun ve anlamadığımız cümleleri okumuyoruz. Çünkü amacımız bir an önce kartın elimize geçmesi ve ihtiyacımızı görmesidir. Kartı elimize alıp, bir süre sonra herhangi bir sorun yaşadığımız zaman ise hemen bankaya şikayet etmeye başlarız. Onların cevabı ise çok nettir. Tüm bunların kredi kartı sözleşmesinde yazılı olduğu söylenecektir. Bu şekilde herhangi bir hak talep edemeden sorununuzla baş başa kalırsınız.
Kredi kartı sahibi olmak istiyorsanız, bilinçli bir tüketici olarak sözleşmede yazılı olan maddelere göz gezdirin. Anlamadığınız noktaları, bankanın bireysel hizmet yetkilisine danışın ve bilgi isteyin. Bu şekilde kartınızı sorunsuz kullanacaksınız.

2Zamanında Ödeme Yapmamak

Zamanında Ödeme Yapmamak
Kredi kartını sorumsuzca ve gelirimizin çok üzerinde harcadığımız zaman, ödeme sorunları yaşamaya başlarız. Ayrıca kartın hesap kesim tarihinde elimizde para yoksa ödemenizi mecburen gecikmeli yaparsınız. Gecikmeli ödemede ise mutlaka belli bir faiz tutarını daha ödemek zorunda kalırsınız. Bu faiz gözünüze çok gelmeyebilir. Ama bir süre sonra toplam faiz tutarını gördüğünüz zaman, ekstradan ne kadar fazla ödeme yaptığınızı göreceksiniz.

Kart borcunuzu zamanında ödemeye dikkat etmelisiniz. Kredi geçmişinizi olumsuz etkileyecek olan bu sorun, gün geçtikçe daha çok büyüyecektir. Bu nedenle kredi kartınızın ödeme günü ve tutarını sürekli takip etmelisiniz. Ödeme günü geldiği zaman, borcunuzu ödemek için mutlaka para ayırmalısınız.

3Sadece Asgari Tutarı Ödemek

Sadece Asgari Tutarı Ödemek
Asgari tutar ödemek, kredi kartı ile aranızda hiç bitmeyecek bir ilişkinin başlaması demektir. Kredi kartlarında bir avantaj gibi görünen asgari tutar ödemeleri, aslında daha sonra yüklü faizler ödeyeceğiniz anlamına geliyor. “Asgarisini öderim, yeter” diye düşünüyorsanız, oldukça büyük bir yanlış yaparsınız. Ayrıca bankaların en sevdiği müşteri olursunuz; çünkü en yüksek faizleri asgari tutar ödemelerinde uygularlar. Bu durumda borcunuzun her geçen güç katlanarak artmasına neden olur.

Eğer bilinçli bir kredi kartı kullanıcı iseniz toplam dönem borcunuzu ödemeniz gerekiyor. Bunun için de, aylık ödeyebileceğiniz toplam tutar kadar alışveriş yapmalısınız. Eğer ödemeniz gelirinizi çok aşıyorsa, zaten baştan hata yapmışsınız demektir.

4Kredi Notunu Yükseltmeyi Planlamak

Kredi Notunu Yükseltmeyi Planlamak
Kredi kartını sadece kredi notu yükselsin diye kullanmak pek doğru değildir. Kredi notunuzu yükseltmeye çalışırken, boyunuzu aşan ödemeler nedeniyle daha da düşmesine sebep olabilirsiniz. Birçok banka size bunu önerebilir; ama sizin durduramadığınız alışveriş tutkunuz varsa durum tam tersine de dönebilir. Bu nedenle kredi kartınızı kullanırken öncelikle ödeyebileceğiniz tutar kadar borçlanmalısınız. Fazlasını borçlanırsanız, ödeme sıkıntıları yaşar ve kredi skorunuzu daha da düşürürsünüz.

5Nakit Avans Çekmek

Nakit Avans Çekmek
Kredi kartlarının sunduğu iyi bir avantaj olarak görülen nakit avans çekimi de oldukça büyük sorunlara yol açabilir. Nakit sıkıntısı çeken kişiler, kredi kartlarına tanımlanan parayı kullanarak büyük bir sorumluluğun altına girerler. Aslında bu işlem basit olarak, kredi çekmenizle aynı özellikleri taşıyor. Çektiğiniz nakit avansı, taksitlerle ödeyebileceğiniz söylenir ve bu sizi nakit sıkıntısı çektiğiniz zaman oldukça sevindirir. Ama bunun için uygulanan faiz oranlarını duyduğunuz zaman bu sıkıntının daha da büyüdüğünü göreceksiniz.

6Kartın Kapatılmasına Neden Olmak

Kartın Kapatılmasına Neden Olmak
Ödenmeyen borçlar nedeniyle kapatılan kredi kartı, uzunca bir süre kredi hayatınızı etkileyecektir. Kredi kartınızın borcunu ödeyemediğiniz zaman, bankalar size politikalarına göre 1 veya 2 ay müsaade etmektedir. Bu süreçte de borcunuz olduğuna yönelik sürekli uyarılar alırsınız. Eğer ödemenizi hala gerçekleştiremezseniz, tebligat alırsınız ve ödemeniz için yine belli bir süre verilir. Bu süre içinde de ödemenizi yapmanızsanız, kredi kartı hesabınıza el konur ve sıkıntılı bir süreç başlar. Bu şekilde kartınızın kapanmasına neden olursunuz ve kredi geçmişinizin görünümünü oldukça olumsuz etkiler.

7Ödüller için Kredi Kartı Kullanmak

Ödüller için Kredi Kartı Kullanmak
Alışveriş tutkunları için ödüller ekstra bir heyecan yaratır. Yapılan alışveriş karşılığında sahip olunacak ödül için bile ihtiyaç dışı alımlar yapılabilir. Bu durum bütçenizi oldukça kötü etkileyeceği gibi borcunu ödemekte sıkıntı yaşadığınız kredi kartınız da, kredi geçmişinizi olumsuz etkileyecektir. Eğer bir banka sizi icraya verirse, oldukça zor zamanlar yaşarsınız.

Bilinçli bir tüketici olarak boyunuzu aşmayan alışverişler yapmak ve ihtiyaç – istek ayrımını iyi yapmak gerekiyor. Oldukça cazip bir fırsatmış gibi görünen ödüller için böyle bir borca girmenize gerek yok. Bu tutkunuzun önüne geçmeniz ve kişisel finans planı yaparak ihtiyaçlarınıza göre harcama yapmalısınız.

8Hesabı Düzenli Kontrol Etmemek

Hesabı Düzenli Kontrol Etmemek
Kaç kredi kartı kullanıcı hesabını düzenli olarak kontrol edip, uygulanan faizler ve işlem ücretleri hakkında bilgi sahibidir? Bu sayının oldukça düşük olduğu biliniyor. Kredi kartı ekstresi elinize geçtiği zaman harcamalarınıza bakıp, gerekli – gereksiz ayrımını yapmanız gerekiyor. Ayrıca yaptığınız taksitli alışverişler sonrasında uygulanan faiz oranlarını da takip etmelisiniz. Bu şekilde hem bütçenizi ayarlamalı hem de giderlerinizi takip etmelisiniz. Hesabınızda gerçekleşen işlemleri takip etmeli, kesinlen işlem ücretlerini ve faizleri mutlaka incelemelisiniz.

9Zengin Görünmek için Kart Kullanmak

Zengin Görünmek için Kart Kullanmak
Bu düşünce size oldukça saçma gelebilir. Ama birçok insan bu yüzden kredi kartı kullanıyor. Ödemesini fazlasıyla aşan yüksek limitli kart taşarak, kendini zengin gösterme çabası içinde olan insanlar var. Bu elbette tamamen kendi zararına olan bir durum ve kandırdıkları tek kişi kendileri oluyor. Bu hatanın sıklıkla yapıldığı da bir diğer gerçek.

Kredi kartlarında zenginlik statüsü limitle ölçülmez. Kartlarda statü sembolü, platinium, titanium ve gold olarak belirlenmiştir. Belli özelliklere göre verilmektedir ve diğer kartlara göre daha farklı kullanım ücretlerine sahiplerdir. Bu nedenle yüksek limitli bir kartınızın olması, zenginliğinizi gösteren bir sembol değildir.

10Aktif Olan Kartı Kullanmamak

Aktif Olan Kartı Kullanmamak
Aktif bir kredi kartınız olabilir ve bu kartı kullanmak istemiyor olabilirsiniz. Eğer böyle bir kredi kartına sahipseniz, kapatmanız en doğrusudur. Aktif olan kartlar da kredi notunuzu kötü etkileyebilir. Çünkü kullanılmayan kredi kartları, bir süre sonra inaktif görülür. Böyle görünmesi de, bankalar ve şirketler tarafından olumsuz bir durumun varlığının düşülmesine neden olurlar. Bu düşüncelere yol açmamak için adınıza tanımlanan kredi kartını kullanmıyorsanız, bu nedenle kapattırmanız en doğru yol olacaktır.

30 Ekim 2018 Salı

Finans konuları ile ilgilenenlerin bilmesi gereken 12 önemli başlık



Ekonomi, günlük hayatımızın her alanını etkiler. Satın aldığımız diş fırçalarından yatırım yaptığımız hisse senetlerine kadar. İşte bu nedenle, bilinçli bir vatandaş olmak için en azından temel ekonomik kavramları bilmek gerekir. Bunları bilmek size dünyada işlerin nasıl döndüğü hakkında bir fikir verir ve sağlıklı kararlar almanızı sağlar.

Biliyoruz ki birçok insanın formal bir ekonomi eğitimi almaya ne isteği ne de fırsatı var, bu yüzden ekonomi ile ilgili en temel 12 kavramı sizler için bir araya getirdik. Bu yazımızı bir nevi ekonomiye giriş dersinin bir özeti olarak da görebilirsiniz.


1) Mikroekonomi ve Makroekonomi

Makroekonomi, ekonomiyi bir bütün olarak ele alır. Makroekonomide toplam rakamlar ve tüm ülkeden gelen data odak noktasıdır. Bu yüzden makroekonomi geniş bir perspektif sunar.Mikroekonomi ise ufak çaplı ekonomik birimleri araştırır. Bireyleri inceleyerek onların karar verme süreçlerine yakından bakar. Her ne kadar bu iki disiplin çok farklı alanlara odaklansa da birbirleriyle iç içedirler.

2) Fırsat Maliyeti

İnsanlar sürekli değiş tokuş halindedir. Eldeki kaynağın sınırlı olması nedeniyle bazı konularda seçim yapmaları gerekir. Bu yüzden istedikleri her şeyi alamazlar; bazı şeyleri diğerlerine tercih etmeleri gerekir. Fırsat maliyeti ise kısaca bu süreçte vazgeçilmiş diğer en iyi alternatiflerin değerini niteler.

3) Arz ve Talep

Bir malın veya hizmetin fiyatı onun arz-talep dengesi ile belirlenir. Birçok durumda, diğer her şey aynı kalmak şartıyla talepte olan artış, fiyatta da artışa neden olur. Aynı şekilde arzda olan artış ise fiyatların düşmesine yol açar. Uzun vadede ise piyasanın arz ve talebin eşitlendiği bir denge kurması beklenir.

4) Mukayeseli Üstünlük

Eğer piyasadaki bir aktör bir malı veya hizmeti rakiplerinden daha az fırsat maaliyeti ile sağlayabiliyorsa bu aktörün mukayeseli üstünlüğü var demektir. Mukayeseli üstünlük sözkonusu olduğunda bir malı veya hizmeti diğerlerinden daha etkili şekilde üreten tüm piyasa aktörleri ortaklık ve birbirleriyle ticaret ile bu üstünlüklerinden herkesin yararlanmasını sağlayabilirler.

5) Azalan Marjinal Fayda

Birçok durumda insanların belirli bir ürünü veya hizmeti almaktan duydukları mutluluk, o ürünün arzı arttıkça azalır. Bir noktadan sonra bir ürünün marjinal faydası negatif değerlere dahi düşebilir, örneğin tamamen olumsuz olabilir. Marjinal fayda şirketlerin ürünleri için fiyat belirlemede sık kullandıkları bir konsepttir.

6) Ekonomik Büyüme ve GSYİH


Ekonomik büyüme insanların yaşam standartlarını sürekli yükseltme arzularını tatmin etmek için, gelirin yeniden dağılımı için ve yeni teknolojiler keşfetmek için gereklidir. Ekonomik büyüme, belirli bir süre zarfı içerisinde bir ekonomide üretilen tüm ürünlerin ve hizmetlerin toplamı olan gayri safi yurtiçi hasıla (kısaca GSYİH) ile belirlenir.

7) Dışsallıklar

Dışsallıklar, ilgili olmayan üçüncü bir partinin ekonomik aktivitelerinin pozitif veya negatif sonuçlarıdır. Üretim veya harcama olarak iki uçta artıp azalabilirler. Dışsallıklar birçok durumda yalnızca sıkı regülasyonlar yoluyla dışsallıkları içselleştirme ile çözülebilecek piyasa çöküşleri doğrururlar.

8) Faiz Oranları

Bir banka birine kredi verdiği zaman karşılığında faizli ödeme bekler. Böylece paranın geri ödenmemesi riskini ve fırsat maliyetlerini telafi etmeyi amaçlar. Faiz oranları bir kişinin veya bir kurumun kredi almak için ne kadar faiz ödemesi gerektiğini belirten değerdir. Bu yüzden faiz oranları para ticaretinde önemli rol oynar.

9) Mali Politikalar

Bir hükümetin ülke ekonomisini etkileyip kontrol altında tutmasının bir yolu harcamaları ve vergi oranlarını düzenlemektir. Mali politikalar denen kavram içerisinde bir hükümet ya harcamayı artırıp vergileri azaltarak ekonomiyi canlandırır ya da harcamaları azaltıp vergileri artırarak ekonomiyi yavaşlatır. Mali politikalar ekonomik dalgalanmaları (patlamaları ve sönmeleri) düzeltmek için kullanılabilir.

10) Enflasyon ve Deflasyon

Birçok ekonomi orta seviyede bir enflasyonu sürekli yaşar. Kısaca enflasyon şu demektir; fiyatlar artarken insanların satın alma gücü azalır. Deflasyon ise daha az görülen bir durumdur ve fiyatlar ucuzlarken satın alma gücünün artması olarak ifade edilir.

11) Para Politikaları

Merkez bankaları veya para kurulları, paranın arzını düzenleyerek ekonomiyi etkileyebilirler. Bunu da devlet tahvillerinin alım-satımını yaparak veya faiz oranlarını ayarlayarak yaparlar. Genişlemeci bir para politikası ekonomik aktiviteyi ve büyümeyi sağlarken daraltıcı bir para politikası ise tam tersini yapar.

12) Konjonktör Dalgalanmaları

Ekonomiler, ekonomik aktivitenin bir azalıp bir arttığı periyodları düzenli olarak yaşarlar. Konjonktür dalgaları ekonomik patlama ile başlar, gerileme ile devam eder. Gerilemenin dip noktası görüldükten sonra ekonomi, tepe noktasına doğru tekrar genişlemeye başlar ve böylece yeni bir konjonktür dalgası da başlamış olur.