31 Ekim 2018 Çarşamba

İnternetten alışveriş yaparken dikkat edilmesi gerekenler



Son dönemlerde alışveriş yaparken interneti kullanma sıklığı çok arttı. Yaptığınız bu alışverişlerin ne derecede güvenilir olduğunu biliyor musunuz? Özellikle güvenli alışveriş yapmak için online sitelerde olması gereken birkaç madde mevcuttur.


Online alışveriş yaparkenalışveriş yaptığınız platformun güvenli olması çok önemlidir. Ücret ödemesi yaparken bütün banka bilgilerinizi verdiğiniz ve kayıt olurken TC kimlik numaranıza kadar bütün bilgileri verdiğiniz siteler ne kadar güvenli? Güvenli olup olmadığını anlamak için ne yapabilirsiniz?

Siteyi araştırmak

Hangi siteden alışveriş yapıyorsanız ilk önce araştırma yapmalısınız. Genellikle sitelerin “Hakkımda” kısmından bu bilgilere ulaşabilirsiniz. Ne zaman kurulduğu, iletişim bilgileri ve kurucusunun kim olduğuna dair bilgiler bu kısımda bulunur. Bunun yanı sıra arkadaşlarınıza da sorabilirsiniz.

Kullanıcı yorumlarını okumak

Siteden alışveriş yapan bazı kullanıcılar beğendikleri ya da şikayetçi olduğu ürünler hakkında farklı bir sitede yorum yapmış olabilirler. Özellikle sitenin ismini yazarak devamında da kullanıcı yorumları yazarsanız bütün bu yorumlar önünüze gelecektir.

Sertifika

Online alışveriş sitelerinde SSL sertifikası olmalıdır. Sertifikanın amacı ise dünya çapında kredi kartı güvenliğini sağlamalısıdır. Genellikle sitelerin en altında yer alan kısımlardan SSL sertifikasının olup olmadığı bilgisine ulaşabilirsiniz.

Şifre

Bazı sitelerde kredi kartı bilgileriniz otomatik olarak kaydolabileceği için sitelere kayıt olurken kolay şifreleri tercih etmemeniz gerekmektedir. Kayıt olduğunuz tüm siteler için geçerli olan bu bilgi genellikle kişisel bilgilerinizi barındırdığı için çok tehlikeli ve dikkat edilmesi gereken konular arasındadır.


Mesafeli satış sözleşmesi:
Online alışveriş sitelerin olmazsa olmazı arasında olan bu sözleşmeye dikkat etmeniz gerekmektedir. Bilgilerinizin gizli kalmasına yönelik olan mesafeli satış sözleşmesi yoksa o sitedenalışveriş yapmamanız gerekmektedir.

3D ödeme sistemi

Site, kesinlikle şifreli ödeme sistemiyle çalışıyor olmalıdır. Hem alıcı hem de satıcının güvenilirliği açısından ödeme yaptığınız anda telefonunuza şifre gelmektedir ve bu sayede şifreyi girerek ödemeyi tamamlayabilirsiniz.

Sanal kart

Sanal kart kullanımı günümüzde oldukça yaygınlaşmıştır. Kendinize ait bir sanal kart açarak içine yapacağınız alışveriş miktarında para ekleyebilir ve banka bilgilerinizi vermeden alışveriş yapabilirsiniz.

Kredi Kartı Kullanımında Yapılan En Büyük 10 Hata



Kredi kartı kullanımı, alışveriş tutkusu olan insanlar için ne kadar zor,
tahmin edebilirsiniz. Oysaki doğru kullanımda size avantaj sağlayabilirken, bir işkenceye dönüşüyorlar. Eğer engelleyemediğiniz bir alışveriş tutkunuz varsa, kredi kartlarından uzak dursanız iyi edersiniz. Çünkü sizi bir borç batağına sürükleyebilir.
Türkiye kredi kartı kullanımı ile ilgili olarak son yıllarda birçok kanun yürürlüğe girdi. 2013 yılında başlatılan kredi kartı limit uygulaması, 2014 yılında revize edildi. Ardından 2014 yılında kredi kartı ile yapılan alışverişler için taksit sınırlanması getirildi ve bazı sektörler için taksit kaldırıldı. Bu şekilde kart kullanımında azalma sağlansa da, bilinçsiz kullanım sayısında hala fazlalık olduğu biliniyor.
Kredi kartı kullanıcıları genellikle kendilerini kandıracak bir bahane bulur ve sorumsuzca alışveriş yaparlar. Bir süre sonrada karşılaştıkları borç nedeniyle zor duruma düşerler. Buldukları bahaneler ilk başta oldukça mantıklı gelir; ama bir süre sonra hata yaptıklarını anlarlar. İşte buradan yola çıkarak kredi kartı kullanımında yapılan büyük hataları sizlerle paylaşmak istiyorum:
Bir kredi kartı başvurusu yaptığınız zaman sözleşmede yazanları okuyor musunuz? Birçoğumuz gibi o uzun ve anlamadığımız cümleleri okumuyoruz. Çünkü amacımız bir an önce kartın elimize geçmesi ve ihtiyacımızı görmesidir. Kartı elimize alıp, bir süre sonra herhangi bir sorun yaşadığımız zaman ise hemen bankaya şikayet etmeye başlarız. Onların cevabı ise çok nettir. Tüm bunların kredi kartı sözleşmesinde yazılı olduğu söylenecektir. Bu şekilde herhangi bir hak talep edemeden sorununuzla baş başa kalırsınız.
Kredi kartı sahibi olmak istiyorsanız, bilinçli bir tüketici olarak sözleşmede yazılı olan maddelere göz gezdirin. Anlamadığınız noktaları, bankanın bireysel hizmet yetkilisine danışın ve bilgi isteyin. Bu şekilde kartınızı sorunsuz kullanacaksınız.

2Zamanında Ödeme Yapmamak

Zamanında Ödeme Yapmamak
Kredi kartını sorumsuzca ve gelirimizin çok üzerinde harcadığımız zaman, ödeme sorunları yaşamaya başlarız. Ayrıca kartın hesap kesim tarihinde elimizde para yoksa ödemenizi mecburen gecikmeli yaparsınız. Gecikmeli ödemede ise mutlaka belli bir faiz tutarını daha ödemek zorunda kalırsınız. Bu faiz gözünüze çok gelmeyebilir. Ama bir süre sonra toplam faiz tutarını gördüğünüz zaman, ekstradan ne kadar fazla ödeme yaptığınızı göreceksiniz.

Kart borcunuzu zamanında ödemeye dikkat etmelisiniz. Kredi geçmişinizi olumsuz etkileyecek olan bu sorun, gün geçtikçe daha çok büyüyecektir. Bu nedenle kredi kartınızın ödeme günü ve tutarını sürekli takip etmelisiniz. Ödeme günü geldiği zaman, borcunuzu ödemek için mutlaka para ayırmalısınız.

3Sadece Asgari Tutarı Ödemek

Sadece Asgari Tutarı Ödemek
Asgari tutar ödemek, kredi kartı ile aranızda hiç bitmeyecek bir ilişkinin başlaması demektir. Kredi kartlarında bir avantaj gibi görünen asgari tutar ödemeleri, aslında daha sonra yüklü faizler ödeyeceğiniz anlamına geliyor. “Asgarisini öderim, yeter” diye düşünüyorsanız, oldukça büyük bir yanlış yaparsınız. Ayrıca bankaların en sevdiği müşteri olursunuz; çünkü en yüksek faizleri asgari tutar ödemelerinde uygularlar. Bu durumda borcunuzun her geçen güç katlanarak artmasına neden olur.

Eğer bilinçli bir kredi kartı kullanıcı iseniz toplam dönem borcunuzu ödemeniz gerekiyor. Bunun için de, aylık ödeyebileceğiniz toplam tutar kadar alışveriş yapmalısınız. Eğer ödemeniz gelirinizi çok aşıyorsa, zaten baştan hata yapmışsınız demektir.

4Kredi Notunu Yükseltmeyi Planlamak

Kredi Notunu Yükseltmeyi Planlamak
Kredi kartını sadece kredi notu yükselsin diye kullanmak pek doğru değildir. Kredi notunuzu yükseltmeye çalışırken, boyunuzu aşan ödemeler nedeniyle daha da düşmesine sebep olabilirsiniz. Birçok banka size bunu önerebilir; ama sizin durduramadığınız alışveriş tutkunuz varsa durum tam tersine de dönebilir. Bu nedenle kredi kartınızı kullanırken öncelikle ödeyebileceğiniz tutar kadar borçlanmalısınız. Fazlasını borçlanırsanız, ödeme sıkıntıları yaşar ve kredi skorunuzu daha da düşürürsünüz.

5Nakit Avans Çekmek

Nakit Avans Çekmek
Kredi kartlarının sunduğu iyi bir avantaj olarak görülen nakit avans çekimi de oldukça büyük sorunlara yol açabilir. Nakit sıkıntısı çeken kişiler, kredi kartlarına tanımlanan parayı kullanarak büyük bir sorumluluğun altına girerler. Aslında bu işlem basit olarak, kredi çekmenizle aynı özellikleri taşıyor. Çektiğiniz nakit avansı, taksitlerle ödeyebileceğiniz söylenir ve bu sizi nakit sıkıntısı çektiğiniz zaman oldukça sevindirir. Ama bunun için uygulanan faiz oranlarını duyduğunuz zaman bu sıkıntının daha da büyüdüğünü göreceksiniz.

6Kartın Kapatılmasına Neden Olmak

Kartın Kapatılmasına Neden Olmak
Ödenmeyen borçlar nedeniyle kapatılan kredi kartı, uzunca bir süre kredi hayatınızı etkileyecektir. Kredi kartınızın borcunu ödeyemediğiniz zaman, bankalar size politikalarına göre 1 veya 2 ay müsaade etmektedir. Bu süreçte de borcunuz olduğuna yönelik sürekli uyarılar alırsınız. Eğer ödemenizi hala gerçekleştiremezseniz, tebligat alırsınız ve ödemeniz için yine belli bir süre verilir. Bu süre içinde de ödemenizi yapmanızsanız, kredi kartı hesabınıza el konur ve sıkıntılı bir süreç başlar. Bu şekilde kartınızın kapanmasına neden olursunuz ve kredi geçmişinizin görünümünü oldukça olumsuz etkiler.

7Ödüller için Kredi Kartı Kullanmak

Ödüller için Kredi Kartı Kullanmak
Alışveriş tutkunları için ödüller ekstra bir heyecan yaratır. Yapılan alışveriş karşılığında sahip olunacak ödül için bile ihtiyaç dışı alımlar yapılabilir. Bu durum bütçenizi oldukça kötü etkileyeceği gibi borcunu ödemekte sıkıntı yaşadığınız kredi kartınız da, kredi geçmişinizi olumsuz etkileyecektir. Eğer bir banka sizi icraya verirse, oldukça zor zamanlar yaşarsınız.

Bilinçli bir tüketici olarak boyunuzu aşmayan alışverişler yapmak ve ihtiyaç – istek ayrımını iyi yapmak gerekiyor. Oldukça cazip bir fırsatmış gibi görünen ödüller için böyle bir borca girmenize gerek yok. Bu tutkunuzun önüne geçmeniz ve kişisel finans planı yaparak ihtiyaçlarınıza göre harcama yapmalısınız.

8Hesabı Düzenli Kontrol Etmemek

Hesabı Düzenli Kontrol Etmemek
Kaç kredi kartı kullanıcı hesabını düzenli olarak kontrol edip, uygulanan faizler ve işlem ücretleri hakkında bilgi sahibidir? Bu sayının oldukça düşük olduğu biliniyor. Kredi kartı ekstresi elinize geçtiği zaman harcamalarınıza bakıp, gerekli – gereksiz ayrımını yapmanız gerekiyor. Ayrıca yaptığınız taksitli alışverişler sonrasında uygulanan faiz oranlarını da takip etmelisiniz. Bu şekilde hem bütçenizi ayarlamalı hem de giderlerinizi takip etmelisiniz. Hesabınızda gerçekleşen işlemleri takip etmeli, kesinlen işlem ücretlerini ve faizleri mutlaka incelemelisiniz.

9Zengin Görünmek için Kart Kullanmak

Zengin Görünmek için Kart Kullanmak
Bu düşünce size oldukça saçma gelebilir. Ama birçok insan bu yüzden kredi kartı kullanıyor. Ödemesini fazlasıyla aşan yüksek limitli kart taşarak, kendini zengin gösterme çabası içinde olan insanlar var. Bu elbette tamamen kendi zararına olan bir durum ve kandırdıkları tek kişi kendileri oluyor. Bu hatanın sıklıkla yapıldığı da bir diğer gerçek.

Kredi kartlarında zenginlik statüsü limitle ölçülmez. Kartlarda statü sembolü, platinium, titanium ve gold olarak belirlenmiştir. Belli özelliklere göre verilmektedir ve diğer kartlara göre daha farklı kullanım ücretlerine sahiplerdir. Bu nedenle yüksek limitli bir kartınızın olması, zenginliğinizi gösteren bir sembol değildir.

10Aktif Olan Kartı Kullanmamak

Aktif Olan Kartı Kullanmamak
Aktif bir kredi kartınız olabilir ve bu kartı kullanmak istemiyor olabilirsiniz. Eğer böyle bir kredi kartına sahipseniz, kapatmanız en doğrusudur. Aktif olan kartlar da kredi notunuzu kötü etkileyebilir. Çünkü kullanılmayan kredi kartları, bir süre sonra inaktif görülür. Böyle görünmesi de, bankalar ve şirketler tarafından olumsuz bir durumun varlığının düşülmesine neden olurlar. Bu düşüncelere yol açmamak için adınıza tanımlanan kredi kartını kullanmıyorsanız, bu nedenle kapattırmanız en doğru yol olacaktır.

30 Ekim 2018 Salı

Finans konuları ile ilgilenenlerin bilmesi gereken 12 önemli başlık



Ekonomi, günlük hayatımızın her alanını etkiler. Satın aldığımız diş fırçalarından yatırım yaptığımız hisse senetlerine kadar. İşte bu nedenle, bilinçli bir vatandaş olmak için en azından temel ekonomik kavramları bilmek gerekir. Bunları bilmek size dünyada işlerin nasıl döndüğü hakkında bir fikir verir ve sağlıklı kararlar almanızı sağlar.

Biliyoruz ki birçok insanın formal bir ekonomi eğitimi almaya ne isteği ne de fırsatı var, bu yüzden ekonomi ile ilgili en temel 12 kavramı sizler için bir araya getirdik. Bu yazımızı bir nevi ekonomiye giriş dersinin bir özeti olarak da görebilirsiniz.


1) Mikroekonomi ve Makroekonomi

Makroekonomi, ekonomiyi bir bütün olarak ele alır. Makroekonomide toplam rakamlar ve tüm ülkeden gelen data odak noktasıdır. Bu yüzden makroekonomi geniş bir perspektif sunar.Mikroekonomi ise ufak çaplı ekonomik birimleri araştırır. Bireyleri inceleyerek onların karar verme süreçlerine yakından bakar. Her ne kadar bu iki disiplin çok farklı alanlara odaklansa da birbirleriyle iç içedirler.

2) Fırsat Maliyeti

İnsanlar sürekli değiş tokuş halindedir. Eldeki kaynağın sınırlı olması nedeniyle bazı konularda seçim yapmaları gerekir. Bu yüzden istedikleri her şeyi alamazlar; bazı şeyleri diğerlerine tercih etmeleri gerekir. Fırsat maliyeti ise kısaca bu süreçte vazgeçilmiş diğer en iyi alternatiflerin değerini niteler.

3) Arz ve Talep

Bir malın veya hizmetin fiyatı onun arz-talep dengesi ile belirlenir. Birçok durumda, diğer her şey aynı kalmak şartıyla talepte olan artış, fiyatta da artışa neden olur. Aynı şekilde arzda olan artış ise fiyatların düşmesine yol açar. Uzun vadede ise piyasanın arz ve talebin eşitlendiği bir denge kurması beklenir.

4) Mukayeseli Üstünlük

Eğer piyasadaki bir aktör bir malı veya hizmeti rakiplerinden daha az fırsat maaliyeti ile sağlayabiliyorsa bu aktörün mukayeseli üstünlüğü var demektir. Mukayeseli üstünlük sözkonusu olduğunda bir malı veya hizmeti diğerlerinden daha etkili şekilde üreten tüm piyasa aktörleri ortaklık ve birbirleriyle ticaret ile bu üstünlüklerinden herkesin yararlanmasını sağlayabilirler.

5) Azalan Marjinal Fayda

Birçok durumda insanların belirli bir ürünü veya hizmeti almaktan duydukları mutluluk, o ürünün arzı arttıkça azalır. Bir noktadan sonra bir ürünün marjinal faydası negatif değerlere dahi düşebilir, örneğin tamamen olumsuz olabilir. Marjinal fayda şirketlerin ürünleri için fiyat belirlemede sık kullandıkları bir konsepttir.

6) Ekonomik Büyüme ve GSYİH


Ekonomik büyüme insanların yaşam standartlarını sürekli yükseltme arzularını tatmin etmek için, gelirin yeniden dağılımı için ve yeni teknolojiler keşfetmek için gereklidir. Ekonomik büyüme, belirli bir süre zarfı içerisinde bir ekonomide üretilen tüm ürünlerin ve hizmetlerin toplamı olan gayri safi yurtiçi hasıla (kısaca GSYİH) ile belirlenir.

7) Dışsallıklar

Dışsallıklar, ilgili olmayan üçüncü bir partinin ekonomik aktivitelerinin pozitif veya negatif sonuçlarıdır. Üretim veya harcama olarak iki uçta artıp azalabilirler. Dışsallıklar birçok durumda yalnızca sıkı regülasyonlar yoluyla dışsallıkları içselleştirme ile çözülebilecek piyasa çöküşleri doğrururlar.

8) Faiz Oranları

Bir banka birine kredi verdiği zaman karşılığında faizli ödeme bekler. Böylece paranın geri ödenmemesi riskini ve fırsat maliyetlerini telafi etmeyi amaçlar. Faiz oranları bir kişinin veya bir kurumun kredi almak için ne kadar faiz ödemesi gerektiğini belirten değerdir. Bu yüzden faiz oranları para ticaretinde önemli rol oynar.

9) Mali Politikalar

Bir hükümetin ülke ekonomisini etkileyip kontrol altında tutmasının bir yolu harcamaları ve vergi oranlarını düzenlemektir. Mali politikalar denen kavram içerisinde bir hükümet ya harcamayı artırıp vergileri azaltarak ekonomiyi canlandırır ya da harcamaları azaltıp vergileri artırarak ekonomiyi yavaşlatır. Mali politikalar ekonomik dalgalanmaları (patlamaları ve sönmeleri) düzeltmek için kullanılabilir.

10) Enflasyon ve Deflasyon

Birçok ekonomi orta seviyede bir enflasyonu sürekli yaşar. Kısaca enflasyon şu demektir; fiyatlar artarken insanların satın alma gücü azalır. Deflasyon ise daha az görülen bir durumdur ve fiyatlar ucuzlarken satın alma gücünün artması olarak ifade edilir.

11) Para Politikaları

Merkez bankaları veya para kurulları, paranın arzını düzenleyerek ekonomiyi etkileyebilirler. Bunu da devlet tahvillerinin alım-satımını yaparak veya faiz oranlarını ayarlayarak yaparlar. Genişlemeci bir para politikası ekonomik aktiviteyi ve büyümeyi sağlarken daraltıcı bir para politikası ise tam tersini yapar.

12) Konjonktör Dalgalanmaları

Ekonomiler, ekonomik aktivitenin bir azalıp bir arttığı periyodları düzenli olarak yaşarlar. Konjonktür dalgaları ekonomik patlama ile başlar, gerileme ile devam eder. Gerilemenin dip noktası görüldükten sonra ekonomi, tepe noktasına doğru tekrar genişlemeye başlar ve böylece yeni bir konjonktür dalgası da başlamış olur.

Nasıl başarılı yatırımcı olunur?



Sabırlı olun
Başarıya ulaşmak sabır gerektirir. Başarılı olan 
insanlarının çoğuna baktığımızda sabır edip, istikrarla ilerlediklerini görmekteyiz. Sabır bir yatırımcıda bulunması gereken en önemli özelliklerin başında yer alır. Hatta “sabırlı olmak” ünlü yatırımcı Warren Buffett’ın yatırımcılara verdiği en büyük tavsiyelerdendir. Buna istinaden finans piyasalarında hırsınıza yenilmeden, duygusallıktan kaçınarak sabırlı bir şekilde yatırımlarınızı şekillendirmelisiniz.

Hırstan kaçının 
Dünyanın en büyük finans piyasası Forex’te işlem yapıyorsanız sabırlı olmalı ve hırstan kaçınmalısınız. Hırs bir yatırımcının en büyük düşmanıdır. Hırstan kaçınarak hareket ederseniz başarılı yatırımcılardan biri de siz olabilirsiniz.
Yatırım stratejisi oluşturun  
Forex piyasasında başarılı olmak istiyorsanız bilinçli yatırım yapmalısınız. Bilinçli yatırımcı; duygularıyla değil doğru yatırım stratejisi ile ilerler. Dolayısıyla doğru bir işlem stratejisi oluşturarak hareket ederseniz başarı olma oranınız maksimuma çıkabilir.
Değişimlere hazırlıklı olun
Piyasalarda her an her şey değişebilir. Hızlı değişimler ve elbette ki bir takım aksaklıklar yaşayabilirsiniz. Bu sebeple hata yapmaktan korkmamalı ama hatalarınızdan ders çıkarmayı öğrenmelisiniz. Başarılı bir yatırımcı yaptığı hatayı tekrarlayan değil, yaptığı hatadan ders çıkarandır.
Riski doğru yönetin
Stratejinizi doğru geliştirir ve riskinizi de doğru yönetirseniz Forex piyasasında başarılı olan yatırımcılar arasında yer alabilirsiniz. Doğru yatırım strateji geliştirmek için de iyi bir eğitim almalısınız. Aldığınız eğitim sonrasında belirlemiş olduğunuz strateji doğrultusunda ilerleyerek işlemlerinizi yapabilirsiniz. Yatırım gerçekleştirmeden önce yatırım uzmanlarından destek alabilirsiniz ama mutlaka kendi oluşturduğunuz strateji ile hareket etmelisiniz. Çünkü yatırım yaparken tüm sorumluluk size aittir. Uzmanların görüşlerini okumalı, gündemi takip etmelisiniz. Fakat yatırım yaparken kendi yatırım stratejinizle ilerlemeli ve  piyasayı yakından izlemelisiniz. Bu doğrultuda hareket edersiniz yatırımlarınızı doğru şekillendirebilirsiniz.
Duygusallıktan kaçının
Başarılı bir yatırımcı olmak istiyorsanız işlem yaparken duygularınızla hareket etmemelisiniz. Duygularınıza yenik düştüğünüz zamanlarda bilinçli kararlar vermeniz zorlaşabilir. Bunu baz alarak işlemlerinizi gerçekleştirirken duygusallıktan kaçınmalısınız.

29 Ekim 2018 Pazartesi

İşten Çıkma/Çıkarılma Durumunda Haklarınızı Biliyor Musunuz?


Çalışanların birçoğu işten çıkarıldığında veya çıktığında hangi haklara sahip olduğunu bilmiyor. Bu durum da mağduriyete neden oluyor. Haklarını bilmeyen çalışanlar, işverenden ne talep edebileceklerini veya dava açmak için ne kadar süreleri olduğunu bilmediklerinden var olan haklarından da mahrum kalabiliyor.

Kıdem tazminatı alınabilir mi, işe iade davasını kim, ne zamana kadar açabilir, işten çıkarken ibraname imzalanmalı mı imzalanmamalı mı, çalışan ücretlerinin ödenmemesi durumunda ne gibi haklar doğar gibi konular bu süreçte önemli ve çalışanların takip etmesi gereken başlıklar.

Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Doç. Dr. Erdem Özdemir ve İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Uzmanı ve Bilirkişisi Av. Cüneyt Alihan Danar, işten çıkma ve çıkarılma konusunda her çalışanın sorması gereken temel sorulara cevap veriyor.

- Kıdem tazminatıyla ilgili nasıl sorunlar yaşanıyor?

Kıdem tazminatıyla ilgili ilk soru, bu tazminatı hak edip etmeme konusu. İşverenin ahlak ve iyi niyet kuralları dışında bir nedenle çalışanı işten çıkarması durumunda kıdem tazminatı ödemesi gerekiyor, 1 yıllık kıdem süresinin doldurulması koşuluyla tabii ki. Bunun dışında çalışanın istifa etmesi kıdem tazminatı almasına engel. Ancak bunun da istisnaları var. Emeklilik, evlilik ve askerlik kıdem tazminatına hak kazandıran nedenler olarak söz konusu olabiliyor.

- Emeklilik konusunda 15 yıl ve 3.600 gün koşulunu doldurarak işten ayrılanların yeniden çalışması mümkün mü?

İşçinin emeklilik konusunda yaş hariç diğer kriterleri yerine getirmesi halinde kendi isteği ile işten ayrılması imkânı tanındı. Buna göre, sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayan işçi, yaş koşulu sebebiyle emeklilik hakkını kazanamamış olsa da, anılan bent gerekçe gösterilmek suretiyle işyerinden ayrılabilecek ve kıdem tazminatına hak kazanabilecek.

- Ücretlerin ödenmemesi durumunda çalışanın hakları neler?

İş sözleşmesinin işçi tarafından haklı nedenle feshedilmesi de kıdem tazminatına hak kazandıran bir neden. Bu konuda en çok işçilik haklarının ödenmemesi ve çalışma koşullarının esaslı şekilde değiştirilmesi sorunları ile karşılaşılıyor. Öncelikle, ücretlerin ödenmemesi, işçi bakımından haklı bir fesih sebebi. Yüksek Mahkemeye göre, işçinin ücretinin kanun veya sözleşme hükümlerine göre ödenmemesi işçiye bu imkânı veriyor ve ücretin hiç ya da bir kısmının ödenmemiş olması bu konuda önem taşımıyor. Yargıtaya göre, ücretin ödenmediğinden söz edebilmek için işçinin yasa ya da sözleşme ile belirlenen ücret ödenme döneminin gelmiş olması ve işçinin bu ücrete hak kazanmış olması gerekiyor.

- Sigorta primleri yatırılmamış ya da gerçek ücreti üzerinden gösterilmemişse, çalışan kıdem tazminatı hakkı kazanabilir mi?

Sigorta primlerinin hiç yatırılmaması, eksik yatırılması veya düşük ücretten yatırılması hallerinde de işçinin haklı fesih olanağına sahip olduğu kabul ediliyor.

- Kıdem tazminatının ödenmediğini, geç ya da taksitler halinde ödendiği durumda çalışanın hakları neler?

Kıdem tazminatının ödenmemesi durumunda, ödenmeyen tutarın işverenden fesih tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsili mümkün. Kıdem tazminatının taksitlerle ödenmesini çalışanın kabul etme zorunluluğu yok. Ancak, böyle bir durumunda son taksit ödeninceye kadar çalışan bu duruma itiraz ederse geç ödenen tazminatının faizini işverenden talep etmesi mümkün.



- Çalışanların işten ayrıldıktan sonra başka bir işyerinde, rakip işyerinde çalışması mümkün mü?

Çalışanın böyle bir yükümlülük altına sokulması ancak yazılı bir sözleşme ile mümkün. Biz buna rekabet yasağı sözleşmesi ya da iş sözleşmesinin içinde ise, rekabet yasağı kaydı diyoruz. İşçiye rekabet yasağı getirebilmek için işçinin bildiği şeyler önem taşıyor. Yoksa işçinin çalışma hakkını kısıtlar biçimde işverenlerin diledikleri gibi sözleşme imzalatmaları hukuken geçerli değil. Rekabet yasağı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin zararına sebep olacak nitelikteyse geçerli. Rekabet yasağı en fazla iki yıl ile sınırlandırıldı. Rekabet yasağının, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içermemesi de gerekiyor.

- İşverenlerin işten ayrılırken çalışana anlaşma önerdiğini görüyoruz. Bunun hukuki altyapısı var mı?

İş güvencesi kurumunun iş hukukuna girişi ile birlikte işverenler bu konuda açılacak davaları önlemek için çözüm arayışına girdi. İşçi ile anlaşarak bu davaların önüne geçilmek istendi ve ikale kavramı canlandırılarak uygulamaya sokuldu. İkale sözleşmenin karşılıklı anlaşma ile sona erdirilmesi anlamına geliyor. Burada işçinin veya işverenin tek taraflı olarak sözleşmeyi feshi söz konusu değil. Sözleşme “karşılıklı anlaşma ile” sona erdiriliyor.

Yargı kararlarında makul yarar ölçütünün belirleyici bir nitelik kazandığını, bir hukuki işlem “ikale” olarak vasıflandırıldığında, bunun geçerliliğinin makul yararın varlığına bağlandığını görüyoruz. Örneğin 05.05.2008 tarihli kararda aynen; “…irade fesadı denetimi dışında tarafların bozma sözleşmesi yapması konusunda makul yararının olup olmadığının da irdelenmesi gerekir” denildi. Bu noktada ise, makul yararın kapsamını saptamak sorunun kilit noktası. Yargı kararlarında iki aşamalı bir inceleme gerçekleştiriliyor:

İlk olarak hukuki işlem, tüm geri planıyla, sadece kullanılan ifadelere bağlı kalınmaksızın denetleniyor ve gerçekte ikale iradesinin hangi taraftan geldiği ve bunun ortaya çıkış süreci ve şartları ortaya konuluyor. Burada işçinin mi yoksa işverenin mi böyle bir anlaşma yapmak isteği inceleniyor. İkinci olarak ise, makul yarar denetimi, ilk inceleme sürecinde ortaya çıkan tabloya göre şekilleniyor. Eğer işten ayrılma iradesi işçiden gelmiş ise, makul yararın içi daha dar olmakta, buna karşılık işten çıkarma iradesi işverenden gelmiş ise, kapsam genişlemekte. Ancak işçiden gelen (veya gelmiş gibi görünen) ikale taleplerine Yüksek Mahkeme duyarlı biçimde yaklaşıyor.

- Ücret alacaklar ne kadar öncesinin ücretini alabilir?

İş Kanunu’nun 32. maddesine göre ücret alacaklarında zamanaşımı 5 yıl. Yani, ücretin ödenmediği tarihten itibaren 5 yıl içinde dava açabilirler. İşten çıkartıldıkları tarih itibariyle dava açarlarsa, davanın başladığı tarihten geriye doğru 5 yıl içinde ödenmeyen ücretleri talep edebilirler. Aynı husus fazla çalışma alacakları için de geçerli. Çalışanlar genelde işten ayrıldıktan sonra fazla çalışma alacağı davası açıyor ve tüm çalışma sürelerinde fazla çalışma ücretleri ödenmemişse bile, sadece dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süredeki fazla çalışmalara hak kazanabiliyor. Bu yüzden, ücretleri ya da fazla çalışma alacakları ödenmeyen çalışanlar, işten ayrılmayı beklemeden dava ya da icra yoluyla bu alacaklarını 5 yıl geçmeden talep etmeli. Diğer taraftan, çalışırken yapacakları talep sebebiyle işsiz kalmaktan kokuyorlar ancak, İş Kanunu’nun 18. maddesine göre, işverene çalışırken dahi dava açmaları işten çıkarma sebebi değil, bu sebeple işsiz kalırlarsa açacakları işe iade davasını kesin olarak kazanırlar.



- SGK’ya hizmet süresi veya ücreti eksik bildirilmişse

İşçiler, bu sebeplerden birine dayanarak iş sözleşmelerini isterlerse kendileri haklı sebeple feshedebilirler ve işverene ihbar süresi de vermek zorunda değiller. Yani işverene noterden gönderecekleri fesih bildirimiyle bu sebeple işten ayrıldıklarını bildirmeleri yeterli. Uygulamada genelde bu gibi durumlarda işveren işçiye en az 2 hafta daha çalışmak zorundasın şeklinde baskı uyguluyor ama bu doğru değil. Ancak bilmeliler ki, bu durumda sadece kıdem tazminatına hak kazanabilirler, ihbar tazminatı talep edemezler. Buna ilişkin açılacak davanın adı hizmet tespit davası olup, işten ayrıldıkları yılın sonundan başlamak üzere 5 yıl içinde bu davayı açıp tüm çalışma sürelerinin SGK’ya tespitini isteyebilirler.

- Nakilde çalışan değişikliği kabul etmek zorunda mı?

Eğer çalışanın görevinde ya da çalıştığı adreste bir değişiklik yapılmak istenirse, bu değişiklik çalışanın mali durumunda ya da çalışma şartlarında çalışanın aleyhine değişiklikler içeriyorsa, çalışan bunu kabul etmek zorunda değil. Mesela yeni görev yeri evine çok uzaktaysa ve işveren çalışana ulaşım aracı sağlamıyorsa ya da çalışanın unvanı düşürülmek isteniyorsa veya yeni görevi iş sağlığı ve güvenliği açısından daha tehlikeli ise, bu durumda çalışanın iki tercihi var: Birincisi, bu değişikliği kabul etmediğini söyleyerek iş sözleşmesini haklı nedenle derhal kendisi fesheder ancak bu durumda sadece kıdem tazminatına hak kazanır. İkincisi: Çalışan, bu görevi kabul etmediğini işverene bildirmeli ve eski işinde çalışmaya devam etmelidir. İşverenin eski işinde çalıştırmaması, işveren tarafından yapılan bir fesih anlamına gelir. İşveren bu şekilde iş sözleşmesini feshettiğinde çalışan hem kıdem ve ihbar tazminatını alır hem de işe iade davası açma hakkı kazanır.

- Günde 2 saat iş arama izni var

İş Kanunu’nun 27. maddesine göre bildirimli fesihlerde, her gün işçinin 2 saat iş arama izni hakkı vardır. Burada 2 husus var: Birincisi, çalışan isterse, günde 2 saat iş arama izinlerini toplayıp bunu bildirim süresinden düşebilir. Mesela 8 hafta yani 56 günlük bildirim süresinde işçi 56 gün daha çalışmak zorundayken, günlük 2 saatleri topladığında yaklaşık 15 gün eder ve işçi isterse her gün 2 saat izin kullanmak yerine 56 günden 15 günü toplu olarak düşer ve 41 gün çalışarak 56 günlük ücret alarak iş sözleşmesi sona erebilir. İkinci konu, günlük 2 saatlik iş arama izninin sadece işveren feshinde değil, işçinin istifasında işverene verdiği bildirim süresinde de geçerli olduğudur. İşçi istifa ettiğinde işverene tıpkı işveren feshinde olduğu gibi bildirim süresi tanımalıdır ve bu durumda da günde 2 saat iş arama hakkı vardır. İşçinin başka yerde iş bulması sonuca etkili değildir.

Kaynak: Hürriyet IK - Zeynep Mengi

28 Ekim 2018 Pazar

yatırım yapıp orta ve uzun vadede kazanç sağlayabileceğiniz 10 yatırım aracı



Tasarruf yaptınız, biraz para biriktirdiniz. Şimdi sıra geldi, parayı değerlendirmeye. Paranızı değerlendirebileceğiniz 10 önemli yatırım aracını sizler için araştırdık.

27 Ekim 2018 Cumartesi

ABD’nin Karşılıksız Para Basması Nasıl Mümkün Olabiliyor?

Herhangi bir ülkenin Merkez Bankasının para basabilmesi için hazinede, bastığı para karşılığı kadar altına sahip olması gerekir. Ülkelerin istedikleri kadar serbestçe ve sınırsızca para basamıyor oluşunun temel sebebi budur.

Şu anda olduğu gibi Amerika Birleşik Devletleri (ABD) de 1971 yılına kadar sahip olduğu altın karşılığında para basıyordu. Fakat aynı tarihte bu uygulamadan tamamen vazgeçti.


Ülke yıllardır karşılıksız para bastı ve basmaya da devam ediyor. Peki, bu nasıl mümkün olabiliyor?
Altına dayalı bir dolar, dış ticaret açığı hızla büyüyen ABD için önemli bir sorunduRichard Nixon (AP/Charles Tasnadi)

70’li yıllarda henüz dolar altına endeksliyken dönemin ABD Başkanı Richard Nixon bir sorunu çözmeye çalışıyordu: ABD’nin sahip olduğu altının büyük ve önemli bir kısmı ülke dışına çıkıyordu. Peki, altın neden ABD’yi terk ediyordu?

Altının ABD’yi terk etmesinin nedeni, problemin temeline dönülerek bulundu. Ülkenin dış ticaret açığı hızla büyüyordu. Yani, ülke ulus olarak ürettiğinden fazlasını tüketiyordu. O dönem ABD, çok fazla Avrupa ve Japon malı aldığı için onlara sattığı ürünlerle onlardan aldığı ürünler arasındaki fark altınla tahsil ediliyordu. Zira o dönemde ülkenin parası dolar, hâlâ altına dayalı bir paraydı.
1971’de dolar, gerçek bir para olmaktan değişim aracı olarak kullanılan bir para birimine dönüştürüldü


Başkan Richard Nixon bu problemi çözmek için 1971 senesinde doları bir varlık olmaktan çıkararakbir yükümlülük, bir borç senedi haline dönüştürdü.

Bu tarihten sonra altın karşılığı olmasa dahi ülkenin sınırsızca para basması mümkün oldu. Lakin her şey parayı bir varlık olmaktan çıkartmak ve sınırsızca basabilmek kadar kolay ve tozpembe değil. Günümüzde ABD’nin dış ticaret açığı son derece yüksek ve dünyaya ödemekle yükümlü olduğu borç senetlerinin miktarı da oldukça fazladır.

ABD’nin karşılıksız para basmasını, tıpkı karşılıksız çek yazmaya benzetebilirsiniz. Üzerinde yazılı miktardaki bir paranın bankada bulunmadığı karşılıksız bir çek yazdığımızda, ABD’nin karşılıksız para basmasından farklı olarak bizim karşı karşıya kalacağımız durum tutuklanıp hapse atılmamız olurdu. Çılgınca geliyor olabilir ama tek fark bu.
Karşılıksız basılan dolar sadece geçici bir çözüm oldu, günümüzde eleştiriler sürüyor



ABD’nin istediği kadar para basmış olması, 1971’deki problemi ancak geçici olarak çözebildi. 1971’de yaşanan bu değişim sonrasında çok daha fazla problem ortaya çıktı.

Son yıllarda ABD kendi içerisinde doların tekrar altına dayalı bir para olup olmaması gerektiğini tartışıyor. Bir taraf altın standardına dönülmesi gerektiğini bir diğer taraf da bu fikrin doğru olmadığını savunuyor.

Başkanlık seçimlerinden hemen önce New York Times’da ABD’nin altın standardına dönüş fikrine karşı çıkan bir makale yayımlanmış, bu makaleye en sert tepki, iş dünyasının önemli isimlerinden Forbes’un icra kurulu başkanı Steve Forbes’dan gelmişti. Forbes, Times’da yayımlanan makalenin berbat mitlerle dolu olduğu ve cehalet içerdiği yorumunda bulunmuştu.

Başkanlık seçimlerinde büyük umut vadeden Cumhuriyetçi Partiden aday Ted Cruz da altına dayalı bir para fikrini savunuyordu. Aslında sayıları hızla artan Cumhuriyetçilerin büyük kısmı bu fikri savunuyor ki onlardan biri de şu anda Başkanlık koltuğunda oturan Donald Trump.

Sonuç olarak, 1971 senesinde dolarda yaşanan değişim o dönemde bir çözüm olsa da günümüzde hem ABD hem de diğer dünya ülkeleri için önemli bir sorun olmaya başladı. ABD karşılıksız para basıp her şeyi satın almaya devam ediyor ama bunun bedelini ödemeye de yaklaşıyor. Ülke içerisindeki tartışmanın sebebi de bu.

fed'in 1 trilyon doları piyasadan çekip yakması ne anlama geliyor



para neydi?*


para borctu. para, paranin icadindan once de borctu. lidyalilar madeni parayi bulmadan once de insanlar al sana inek ver bana ayakkabi demiyordu. koyde herkes birbirine borcunu standart bir materyal uzerinden takip ediyordu. altin, gumus yoksa bugday ya da tuz hatta bira uzerinden. sana inek verdiysem deftere 20 kilo bugday borcu var diye yaziyordum, sonra senden kole kiz alinca borcunu siliyordum.

ne zamanki uzaklara asker gonderilmeye baslandi, o zaman uzerinde damgali madeni para icat edildi. ki askerler uzaktaki koyde alis veris yapabilsin. peki uzaktaki koylu bu yeni paralari neden kabul etsindi? cunku devlet bu para uzerinden vergi istiyordu.

simdiki sistem de asagi yukari ayni. paranin degeri devletin siddet tekeline dayanir. verginizi verebilmek icin devletin bastigi parayi kazanmaniz gerekir. 

paranin yaratilmasi da yine eskisi gibi borc uzerinden. merkez bankasi para basar ve borc verir. artik cogu fiziksel olarak basilmiyor tabi, elektronik. bankalara borc verir. ya da gider piyasadan devlet tahvili alir. bu da devlete borc vermek demek. merkez bankasi da devlet oldugu icin aslinda sol cebinde para yaratip sag cebine koymak demek. devlet bu tahvillerin faizini merkez bankasina oder. merkez bankasi da masraflarini dustukten sonra karini devlete iade eder.

2008'den sonra amerikan merkez bankasi piyasada degeri dusen borc senetlerini yeni bastigi paralarla almaya basladi. yillarca almaya devam etti. ekonomi battigi icin kimse bu senetleri almak istemiyordu, herkes satmak istiyordu, merkez bankasi da piyasa olmesin diye devreye girmisti. fed piyasadaki para miktarini artirmak, paranin maliyetini dusurmek istedi ki ekonominin carklari hizli donsun. simdi ekonomi duzeldi, hatta carklar cok hizli donmeye basladi. senetlerin alicisi var, merkez bankasi da elindeki senetleri satiyor. satip karsiliginda bastigi dolarlari geri aliyor. elektronik olarak. bu dolarlari ne yapacak? dursun mu sizce? nerede dursun? 

elektronik dolarlar nerede durur?

john'un a bankasinda 100 dolari var, hesap dokumunde gorunuyor. a bankasi john adina dolarlari tutuyor. baskalari icin de tutuyor. a bankasinda diyelim ki toplam 1 milyon dolar var. a bankasi bu paralari nerede tutuyor? a bankasi 1 degil 2 milyon dolari oldugunu iddia edebilir mi? dunyadaki dolarlarin hesabini kim tutuyor? 

a bankasinin ve butun amerikan bankalarinin amerikan merkez bankasinda hesabi var. turkiye'deki bankalarin da amerikan bankalarinda hesabi var. o yuzden hic bir banka benim aslinda 100 trilyon dolarim var diyemez, hepsinin ucu amerikan merkez bankasindaki hesaplara dayanir. 2 turk bankasi arasindaki dolar transferinin amerika uzerinden gitmesi de ayni mantik.

peki amerikan merkez bankasinin dolarlari nerede, onun hesabini kim tutuyor? kendisi. yani kendisinin kac dolari oldugu tamamen kendi kararina bagli. yarin cikip 500 trilyar dolarim var diyebilir, kimse de aksini iddia edemez.

bu yuzden sattigi tahvillerin karsiliginda aldigi dolarlari tutmasi ya da yoketmesinin pratikte hic bir farki yoktur. dolar dedigin zaten amerikan merkez bankasinin uydurdugu bir seydir.

peki bu sistem yalan dolan degil mi o zaman? altin olsa daha iyi degil mi karsilik olarak?
degil. bu mekanizma ozellikle boyle esnek ki merkez bankalari ekonominin buyumesine kuculmesine gore toplam para miktarini ayarlayabilsin. gecmisteki sistemlerdeki fiziksel karsiliklarin boyle esneklikleri olmamasi buyuk sorunlara yol aciyordu iki yonde de. mesela amerika kesfedilince ordan cikarilip avrupaya getirilen altin enflasyona sebep oldu.

bu sistemde fed'in para yakmasi rutin bir islemdir.

veri

Para biriktirip tasarruf yapabilmek için dikkat edilmesi gerekenler



para biriktirme

1- Bozuk paraları bir kumbarada biriktirmeye başlayın. Dünyanın en eski para biriktirme yollarından biri olan bozuk para kumbarası aracılığıyla günlük 1-2 TL bile toplamanız acil durumlarda sizin yardımınıza koşacaktır.


- Elinize çoğu zaman aylık ne kadar para geldiğini bilirsiniz ancak ay boyunca nelere para harcadığınızı kolay kolay fark etmezsiniz. İster aylık geliriniz 200 TL olsun, ister 10 bin lira olsun hiç fark etmez. Hemen her ay bir A4 kağıdı alarak aylık harcadığınız paraları bu kağıda not alın. Ay sonunda birçok harcamanın aslında gereksiz olduğunu bizzat fark edeceksiniz.


3- Cep telefon masraflarına özen gösterin. Türkiye’de halihazırda 3 ana şebeke firması bulunuyor. Turkcell, Vodafone ve Türk Telekom sık sık yeni kampanyalar oluşturuyor. Bu kampanyaları arada bir mutlaka araştırın ve telefon faturanızda böylelikle tasarruf yapın. Emin olun daima daha iyi bir kampanya vardır!


4- Özel diş doktorlarına gitmek yerine hemen hemen her şehirde bulunan Sağlık Bakanlığı’na bağlı diş hastanelerini veya polikliniklerini kullanın. Bu hastaneler için önyargılarınızdan kurtulun. Emin olun daha sağlıklı ve güvenilir yerler. Bu sayede diş sağlığı masraflarınızı yüzde 80’e yakın düşürme fırsatınız var.


5- Kitap okumayı seviyor ve bu nedenle sık sık kitap alıyorsanız, kütüphaneleri kullanmaya başlamanızı öneriyoruz. Kütüphanelerde ücretsiz kitap alabiliyor ve bunları okuduktan sonra kütüphaneye geri bırakıyorsunuz. Bu sayede kitap masraflarınız sıfıra iner.


6- Kredi kartları için sık sık bankalar yeni kampanyalar düzenler. Bu tür kampanyalar aracılığıyla bazı ürünleri veya hizmetleri çok ucuza alabiliyorsunuz. Sık sık bu kampanyalar bankalar tarafından düzenlenir, bankanıza ulaşarak bu kampanyaların SMS aracılğı ile sizlere ulaştırılmasını sağlayabilirsiniz.


7- Otomobil masraflarınızı kısmak için daha az sürüş yapın. Eğer bir otomobiliniz varsa benzin – motorin yada LPG masraflarının Türkiye şartlarında çok yüksek olduğunu belirtelim. Bu nedenle çok ihtiyaç bulunmadığı zamanlarda aracınızı kullanmak yerine yürümeyi tercih etmelisiniz. Özellikle 1 KM civarı mesafelerde mutlaka yürüyün.


8- Birçok kredi kartı için bankalar 6 ayda kredi kartı ücreti tahsil eder. Ortalama olarak 60 ila 90 TL arasında olan bu ücretleri almayan bankalar da var. Kredi kartlarınızdan ücret tahsil eden bankalardan çıkarak bu tür masraf almayan bankalardan kredi kartı almanızı tavsiye ederiz. 4-5 kredi kartınız varsa mesela yıllık 500 – 600 lira boşuna ödemiş oluyorsunuz.


9- Halihazırda memur değil özel bir şirkette çalışıyorsanız eğer şirketinizin birçok firma ile anlaşmalı olduğunu belirtelim. Örneğin bir sağlık merkezi yada kargo şirketi ile anlaşmalı olabilirsiniz. Şirketinizin insan kaynakları bölümüne uğrayıp bu anlaşmalı şirketleri öğrenin ve bu konudaki işlerinizi bu anlaşmalı şirketler aracılığıyla halletmeye çalışın. Para biriktirmek istiyorsanız bu kesinlikle harcamaları önlemek için sık kullanılan bir yöntem.


10- Sigara, alkol ve bahis gibi harcamalarınızı mutlaka kontrol altına alın. Bu tür harcamalar her insan için -gereksiz- düzeydedir. Bu nedenle bu tür harcamalarınız için gerekiyorsa özel destek bile almanızı tavsiye ediyoruz.


11- Pahalı kahveleri seviyor olabilirsiniz, ancak bu tür kahveler ortalama 10 TL civarındadır ve günde 1 pahalı kahve bile aylık bir kira ücretine kadar size ek masraf oluşturabilecektir. Bunun yerine normal kahveleri tercih etmeye çalışın.


12- Dışarıda yemek yemek güzel bir lüks ancak bu lüks tek kişi bile olsanız aylık bin liraya kadar size ek masraf oluşturacaktır. Eğer para biriktirmek istiyorsanız bu tür lüks harcamalarından ödün vermeniz gerekiyor.


13- Gıda alışverişi yapacaksanız eğer mutlaka ama mutlaka açken bu alışverişi yapmayın. Tok karna yapılan gıda alışverişi listeleri daima daha kısadır, bu kanıtlanmış bir durum.


14- Mümkün oldukça kredi çekmeyin. Türkiye’de ortalama yıllık kredi masrafı yüzde 14 civarındadır. Bunun yerine elinizden geldiğince arkadaşlarınızdan, işyerinden borç almaya çalışın. Bu borçları zamanında ödediğiniz sürece insanlar size güvenecektir.



15- İllaki kredi almanız gerekiyorsa en uygun kredi faizlerinin dışında birde sigorta yaptırmayan bankalar yada finans kuruluşları ile çalışmaya özen gösterin. Örneğin bir banka diğer bankalardan daha uygun faiz yansıtıyor olabilir ama bu size hayat sigortası yaptırıyor olabilir, bu tür konulara kesinlikle dikkat edin.


16- Düzenli harcamalarınızı mutlaka kontrol altına alın. Konut kirası, elektrik faturası, su faturası gibi harcamalar aslında en büyük gider kalemleridir. Bu tür harcamalarda yüzde 5’lik bir düşük fırsat ile yıl sonunda size güzel para biriktirme fırsatı sağlayacaktır.


17- Bir araç sahibiyseniz bu aracınızda sıkıntılı bazı parçalar nedeniyle daha fazla yakıt tüketiyor olabilirsiniz. Mutlaka aracınızın kontrollerini düzenli olarak yaptırın.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR: Para Kazandıran 62 İş Fikri!


18- Taksi kullanmaktan mümkün oldukça uzak durun. Taksi kullanmak zorunda kalmadığınız zamanlarda halk otobüslerini yada dolmuşları kullanın.


19- İnternetin gelişiminden faydalanın. Otobüs ve uçak gibi biletleri artık internet aracılığıyla çok daha ucuza temin edebiliyorsunuz. Mutlaka bilet almadan önce internetten ucuz biletleri sorgulatın.


20- 3 oda bir salonlu bir evde 2 kişi yaşıyorsanız eviniz için çok daha yüksek kira ödüyorsunuzdur. Daha küçük evlerde haliyle kira daha düşüktür. Evinizin sizin için büyük olup olmadığını mutlaka inceleyin ve daha düşük kiralı eve taşınma fikrine sıcak bakın. Ev kiraları çok yüksektir ve en önemli masraflar arasında yer alır.


21- Eviniz için sık sık ustalara ihtiyaç duyuyorsanız eğer bu tür el emeği alan ustalara çok para verip vermediğinizi kontrol edin. Örneğin basit bir lavabo tıkanıklığı için tesisat ustaları 100 TL civarı para alır, halbuki basit bir Youtube videosu için bu tıkanıklığı sizde çözebilirsiniz.


22- Kirada olduğunuz yada sahip olduğunuz evin yalıtımının doğru dürüst yapılıp yapılmadığını öğrenin. Eğer kira evde yaşıyorsanız ve yalıtım yeterli değilse daha iyi fikirlere yönelin. Ev sizinse de mutlaka yalıtım yaptırın. İlk etapta vereceğiniz yalıtım masraflarını 3-4 senede amorti edebileceğinizi belirtelim.


23- Giyim gibi masraflarınız için sık sık marka ürünlere yönelmeyin. Türkiye’de giyim konusunda binlerce firma var ve bu firmaların çoğunun aynı atölyeden çıkan ürünleri piyasa sunduğunu belirtelim. Örneğin A firması da B firması da aynı atölyeden bir pantolon üretiyor ve iki firmanın da pantolon masrafı 10 TL. A firması bu pantolona yerleştirdiği marka sonrasında bunu 100 TL’e satarken, B firması kendi markasıyla aynı ürünü 20 TL’e satıyor. Bu nedenle çok marka meraklısı olmayı bırakmalısınız.





24- Giyim konusunda ek para biriktirme yöntemi ise sürekli aynı mağazalardan alışveriş yapmaktır. Birçok giyim mağazası artık kendi kartlarını oluşturmuş durumda. Bu kartlar aracılığıyla indirim kazanabiliyorsunuz.


25- Kuru temizleme firmalarına mümkün oldukça uğramayın. Elbiselerinizi kendiniz de çok daha uyguna temizleyebilirsiniz. Hem çok da büyük bir artısı yok.


26- Birden fazla telefon hattı kullanmamaya özen gösterin.


27- Evinizdeki internet için çok para ödeyip ödemediğinizi kontrol altına alın. Birçok ev interneti kullanıcısı fazla internet kullanımı için daha fazla para öder.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR: Para Kazandıran 62 İş Fikri!


28- Son yıllarda birçok telefon kullanıcısı hiç ihtiyacı olmadığı halde daha yüksek paketler için ödeme yapmaya başladı. Örneğin aylık ortalama 100 dakika telefonda konuşuyorsanız, bin dakika konuşabileceğiniz paket için para ödememelisiniz. Bunu öğrenmek için hemen bağlı bulunduğunuz şirketin müşteri hizmetlerini arayabilirsiniz. Telefon harcamaları bir ailenin en yüksek masrafları arasında yer alıyor. Tüm aile bireylerinde bu işlemi yapmaya özen gösterin.


29- Ek iş yapmaya sıcak bakmalısınız. Birçok ek iş fikrini hayata geçirmek için sermayeye bile ihtiyacınız yok.


30- Ek iş yapabileceğinizi öğrendiğiniz zaman size en uygun ek iş fikirleri için internet sitemizdeki Evde Ek İş ve Evden Çalışmak adlı kategorilere mutlaka göz atın. Emin olun size uygun onlarca evden yapabileceğiniz ek iş fırsatı bulacaksınız. Bunlar aracılığıyla aylık gelirinizi direkt olarak artırabilirsiniz.


31- İnternet üzerinden hem iş yerinde hemde telefondan para kazanabileceğiniz birçok fikir olduğunu belirtelim. Günlük 1-2 saatlik uğraş ile aylık 500 – 600 ek para kazanabilirsiniz. Bu tür yolları da yine internet sitemizin İnternetten Para Kazanmak adlı kategorisinde bulabilirsiniz.


32- Özel bir şirkette çalışıyorsanız pozisyonunuzu yükseltmenin yollarını araştırın. Örneğin birçok firma yabancı dil bilen personele direkt olarak terfi vermektedir. Yada 5-10 ek müşteri bulan personel gibi… Bu yolları mutlaka araştırın.


33- Sık sık aileniz ile eğlence organizasyonlarına katılıyorsanız ve bunlar size aylık masraf oluşturuyorsa bunları gözden geçirerek daha az maliyetli eğlence organizasyonlarına yönelin. Örneğin sık sık 3-4 kişi dışarda yemek yiyorsanız, bunun yerine bir piknik düzenlemeniz bu masrafı yüzde 80 düşürecektir. Hem daha keyifli olacağına emin olabilirsiniz.





34- Sosyal medya hesapları aracılığıyla da daha fazla para kazanabilirsiniz. Instagram, Facebook ve Twitter’da büyütülen hesaplarda ciddi kazanç imkanları var. Bunlar günlük 30 dakika bile vaktinizi almayacaktır.


35- Ücretli televizyon kanallarını mutlaka terk edin. Bu tür masraflardan kurtulmak ay sonunda cebinizde para bıraktıracak. Para biriktirmek istiyorsanız bu tür eğlencelerden maalesef uzaklaşmalısınız.


36- Yıllık 5-10 kişiye hediye aldığınızı bilmek zor değil. Pahalı hediyeler yerine daha anlamlı hediyelere yönelin. Bu tür hediyeler yıl sonunda 2-3 bin liralık masraftan sizi kurtaracaktır.


37- Çocuklarınız varsa mutlaka onlara tasarrufu anlatın ve bu konuda sürekli onları teşvik edin. İhtiyaç olmadığı zaman ışıkları, suyu , elektrik ısıtıcısını kapatmak bile ay sonunda faturalarınızı düşürmeye yeter.


38- Türkiye’de telefon değiştirme sıklığı ortalama olarak 1 yıl 7 ay civarında. Yani muhtemelen sizde her 2 yılda bir telefon değiştiriyorsunuz. Ortalama telefon ücreti 2 bin lira civarında. Bu masraftan kurtulmak ise sadece kararlılığınıza bağlı bir durum.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR: Para Kazandıran 62 İş Fikri!


39- Teknolojiyi seviyor olabilirsiniz ancak küçük bir çekirdek aile için bile en düşük teknoloji masrafı aylık 1-2 bin lirayı aşıyor. Teknolojiden uzak durmanızı tavsiye etmek yerine daha akılcı çözümlere yönelmenizi tavsiye ediyoruz.


40- Sık bilinen ve birçok kişi tarafından uygulanan ALIŞVERİŞ LİSTESİ’ni mutlaka alışverişe çıkmadan önce yapın. Büyük harcamalarınız için değil tüm alışverişleriniz için mutlaka bu listeyi hazırlayın.


41- Arkadaşlarınızla dışarıda eğlenmek yerine birbirinizin evine gitmeye sıcak bakın. Dışarıda ortalama 100 lira harcayacakken, evde 10 lira harcarsınız.


42- Türkiye’de ortalama ayakkabı değiştirme sıklığı 3 ay. Evet evet yanlış duymadınız ortalama olarak Türkiye’de her birey 3 ayda bir yeni ayakkabı alıyor. Bu ayakkabı sıklığına ayak uydurmak yerine ayakkabılarınızı tamir etmekten çekinmeyin. İlk günkü gibi ayakkabılara sahip olacağınızı belirtelim.


43- Dışarıdan yemek sipariş etmek yerine evinize erzak alın ve yemekleri siz yapın. Yemek yapmayı bilmiyorsanız küçük tarifler ile yola başlayın. Yemek yapmak zor değil, 5-10 Youtube videosu ile bile harika yemekler yapabilirsiniz.





44- Enerji tasarrufu olmayan ampuller 2 TL’e satılıyor ama tasarruflu ampuller 20 TL’e satılıyor. Evinizdeki tüm ampulleri değiştirmek ortalama olarak 200 TL civarı masraf çıkarır. Ancak ilk faturanızı aldığınız andan itibaren 1 yılda tüm masrafı geri alırsınız ve ortalama 5 yıl çalışan bu ampuller aracılığıyla 5 yılda bin lira tasarruf etmiş olursunuz.


45- Pastanelerde satılan ürünler sizin için bir gider kalemiyse bu pastane ürünlerini çok daha uygun maliyetler ile evde kolaylıkla yapabileceğinizi belirtelim. Bunları da öğrenmek için birkaç Youtube videosunu izlemek yeterli.


46- Birçok insan bazı farklı aboneliklere bağlıdır ve günlük, haftalık, aylık veya yıllık boşuna masraf öder. Bu tür aidatlarınızı kontrol ettirin ve bunları iptal edin. Çoğuna ihtiyacınız olmadığını biliyoruz.


47- Beyaz eşya ve koltuk gibi masraflarınız için ikinci el ürünlere yönelebilirsiniz. Çok temiz ikinci el ürünler bile sıfır fiyatının yarısından bile ucuza temin edilebiliyor.


48- Giyim masraflarınızı mevsim sonunda yapmaya özen gösterin. Böylelikle 300 liraya satılan bir giysiyi 50 liraya bile satın alabilirsiniz.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR: Para Kazandıran 62 İş Fikri!


49- Evinizdeki eşyaları çöpe atmak yerine ikinci el satmaya çalışın. Bunun için artık telefon uygulamaları bile var.


50- Eviniz özellikle size aitse yada o evde kirada kalmak zorunda kalıyorsanız boş odalarınızı kiralayın. Genellikle öğrenciler sık sık kiralık oda aramaktadır.


51- Yemeklerinizi tam size uygun bir porsiyonda üretmeye çalışın yada satın alın. Ancak yine de yemek fazla kaldıysa bunu kesinlikle çöpe atmayın. Sonra ısıtıp yeniden tüketebilirsiniz. Hem bu doğamız için de çok önemli.


52- Eğer ekim için küçük de olsa bir araziniz varsa burada organik meyve ve sebze üretimi yapabilirsiniz. Hem daha sağlıklı ürünler elde edersiniz hemde bu sayede tasarruf elde edersiniz. Ayrıca fazla üretilen organik meyve ve sebzeleri satarak para da kazanabilirsiniz.



53- Kuaför masraflarınızı azaltmaya çalışın. Her gün kuaföre gitmek yerine bu tür bakımlarınızı evde çok daha rahat bir şekilde yapabilirsiniz. Kuaför masraflarınızı kontrol altına alarak para biriktirmek kesinlikle önerdiğimiz önemli yollardan biri.


54- Faturalarınız için otomatik ödeme talimatı verin. Böylelikle faturalarınız gecikip size ek masraf oluşturmaz. Hem o faturayı enide sonunda ödeyecekseniz neden son güne bırakıyorsunuz?


55- Yolculuğa çıkmayı planlıyorsanız ve yolculuk acıkacağınız kadar uzunsa yanınıza evden getirdiğiniz bir şeyler alın. Yolda alınan yiyecekler normal fiyatların 2-3 katına satılmaktadır.