24 Ekim 2018 Çarşamba

faiz artışı nedir?




enflasyon vs. sebeplerle ekonominin dengesi bozulduğunda devletlerin ekonomiyi dengeye getirmek için 2 ana yolu vardır

a) para politikası
b) maliye politikası
merkez bankası'nın da faiz oranlarını artırması da daraltıcı bir para politikasıdır. faiz artırımı yapan merkez bankası aslında şunu amaçlar: "bana borç verin, ben de yüksek faizle size geri ödeme yapacağım". insanlar ve bankalar da getirisi yüksek olduğu için devlete borç verirler. böylece insanların, yani piyasanın elindeki türk lirası azaldığı için türk lirası değerlenir.
şayet amerikan merkez bankası fed, faiz artırırsa doların piyasadaki bulunurluğu azalacağı için değeri türk lirası karşısında yükselecektir. geçmişe baktığımızda fed'in faiz artırımından sonra türkiye cumhuriyeti merkez bankası da çoğu zaman aynı yolu seçerek faiz oranını artırarak dengeyi sağlamaya çalışmıştır. oysaki bu yaklaşımın çok da doğru olmadığını biliyoruz.

faiz artırımıyla

- şirketler borç faizlerini ödemek için yatırımlarını kısar.
- insanlar yatırımcı pozisyonundansa, harcamayıp biriktirme yolunu seçerler.
- halihazırda borcu olanlar daha büyük bir borcun altına girerler.
- enflasyon artışına sebep olabilir.
- iş kurmak isteyenler parasının tutup, tasarruf yoluna girerler. bankaya vadeli hesapta paralarını koyduklarında daha yüksek, risksiz, emeksiz getiri sağlayacaklarını düşünürler. yani "faiz nasılsa garanti" diyerek faizli mevduat hesaplarına yüklenirler. bu da sanayi ve ekonominin yavaşlamasına sebebiyet verir. dolaylı yoldan enflasyonu da yükseltir.
- bankadan kredi alanlar zor duruma düşerler.

mesela türk merkez bankasını ele alalım

türkiye cumhuriyeti merkez bankası'nın faiz artırımı türk ekonomisini zora sokar. borçları artan, faizle ödemek zorunda kalacaktır. aynı şekilde bu, dünyadaki tüm merkez bankaları için geçerlidir.
devletler faiz artırarak ülkeden para çıkışını engellemeye çalışır. mesela fed'in faiz artırımıyla para abd piyasalarına akacağından; brezilya, türkiye, güney afrika gibi gelişmekte olan piyasalar zor durumda kalır.

2 nci  yazı:

Faiz artırımlarının altında yatan en büyük sebeplerden birisi ödemeler dengesinde açık veren ülkelerin dışarından sıcak para girişini sağlayıp iç piyasayı rahatlanmak olarak görülürken bunun yanında bir başka büyük etkisi ise Türk Lirasının değerlenmesi anlamına gelir. Türk Lirası değerlendikçe kur yükselişinden kaynaklı maliyet enflasyonunun önüne geçilmiş olur. Sadece maliyet enflasyonu değil talep enflasyonunu da engellemiş olması beklenir. Faiz artırımlarının olumlu etkileri varken olumsuz etkileri de oldukça yüksek olduğu düşülmektedir. Yatırımları düşürmesi en büyük olumsuzluk olarak görülürken enflasyonu düşürmesi olumlu etkisi olarak olarak görülebilir. Faiz artırıldığı zaman tüketimler azalırken tasarruflarda artış beklenir, kaynağın artmasıyla yatırımlar için kaynak bulmak oldukça kolaylaşır, tüketimlerde düşüş ile birlikte enflasyonda gerileme görülürken olumsuz sıralaması ise faizlerin artmasıyla yatırım maliyeti artmış olur, maliyet arttığı için yatırımları engeller, istihdam düşerken büyümede aynı şekilde düşmesi beklenir.Birbirine zincirleme çok fazla etkisinin olmasından kaynaklı en önemli konularından kısaca bahsetmekte fayda var.

Enflasyon

Enflasyonun yükselişini durdurma etkisi beklenir. Enflasyonu, faizlerin artması ile birlikte piyasada talep azalır, harcama eğilimi düşmeye başlar.Bunun nedeni bankaların TCMB tarafından para talep ettiği zaman yüksek faiz uygulamasına sebep olurken bankada daha fazla para toplamak için daha yüksek faiz uygulayarak müşterilerinin para yatırmasını sağlamasından kaynaklı piyasada risksiz faize para yatırılıp harcama eğiliminden vazgeçilmesini sağlayıp, enflasyonda talebin önü kesilmiş olur. Bu etkiyle birlikte TL’nin değeri artar ki az olan TL değerlenip yurt dışından gelen paranın risksiz faiz için TL tarafında kalmak daha avantajlı hale gelmiş olacaktır.

İşsizlik

Faiz artırımında istihdam piyasasına etkisi ise olumsuz olarak yansıma ihtimali yüksek olarak görülebilir. Çünkü faizlerin artması demek yatırımların durması anlamına gelebileceği için risksiz yatırım varken risk alıp iş yeri açmak yatırımcı için zor gelebilir, hazır yüksek faizden yararlanmak daha avantajlı gelmesinden kaynaklı işsizliği artırabilecek etken olarak görülebilir. Faizlerin düşmesi ise tam tersi yönde etki yaparak piyasadan hazır faizden kazanamayan yatırımcıyı doğrudan yatırım yapmaya teşvik edeceği için işsizliği azaltan etken olarak görülebilir.

Büyüme

Faiz artırımı yatırımları düşürmesinden kaynaklı büyüme açısından olumsuz olarak görülür. Sıkı para politikası uygulanması anlamına gelen faiz artırımı düşük maliyetli para bulup yatırım yapacak olan yatırımcıyı yüksek maliyetlerden dolayı vazgeçmesini sağlar. Bu etkide yatırımların önünde engel olmasından kaynaklı faiz artırımının büyüme açısından olumsuz olarak görülmesini sağlayabilir.