31 Aralık 2019 Salı

Milli Piyango Çekildi sıralı tam liste: biletini kontrol et

Milli Piyango bilet sorgulama ekranı! MPİ yılbaşı çekiliş sonuçları açıklandı. Milyonlarca vatandaş yılbaşı çekilişinde şansını denemek için biletini aldı. Hayallerini kısa yoldan gerçekleştirmenin yolu olarak görülen Milli Piyango büyük ikramiyeyi kazandıran numaraları açıkladı. 80 milyon liralık ikramiye çıkan bilet ‘1358490’ olarak belirlendi. Büyük ikramiyenin İstanbul, İzmir, Bursa ve Gaziantep’teki talihlilere çıktığı açıklandı. Çekilişte ‘4’ ve ‘8’ amorti rakamları olarak belirlendi. Haberimizden MPİ çekiliş sonuçlarına ve sıralı tam listeye erişebilirsiniz.
MİLLİ PİYANGO ÇEKİLİŞ SONUÇLARI VE SIRALI TAM LİSTE
Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü’nde yapılan yılbaşı özel çekilişinde 500 adet bin liralık, 200 adet 5 bin liralık, 100 adet 400 liralık ikramiye çekilişlerinin ardından, 10 adet 1 milyon liralık ikramiyelerin çekilişi yapıldı. Çekiliş sonunda, 7635511, 4970823, 6437337, 4812895, 3323655, 2375580, 6728347, 4846075, 9383550 ve 3038866 numaralı biletlere 1 milyon lira ikramiye çıktı. Çekilişte ‘4’ ve ‘8’ amorti rakamları olarak belirlendi. Daha sonra 8 milyon ve 80 milyon liralık ikramiyelerin çekilişi yapıldı. ‘9976216’ numaralı bilete 8 milyon liralık ikramiye çıktı. Büyük ikramiye çekilişinde heyecan doruğa çıktı. Çekiliş sonunda 80 milyon liralık ikramiye çıkan bilet ‘1358490’ olarak belirlendi. Büyük ikramiyenin İstanbul, İzmir, Bursa ve Gaziantep’teki talihlilere çıktığı belirlendi.
31-12-2019 Tarihli Kazanan Tüm Biletlerin Listesi
Büyük ikramiye kazanan biletin sevk edildiği il-ilçe: BURSA-MERKEZ, GAZİANTEP-MERKEZ, İSTANBUL-MERKEZ, İZMİR-MERKEZ
80000000 TL ikramiye kazanan numaralar
1358490
8000000 TL ikramiye kazanan numaralar
9976216
1000000 TL ikramiye kazanan numaralar
2375580 3038866 3323655 4812895 4846075 4970823
6437337 6728347 7635511 9383550
100000 TL ikramiye kazanan numaralar

Birçok Yetişkinin Cinsellikle İlgili Hala İnandığı 10 Efsane

kaynak: https://listelist.com/cinsellikle-ilgili-dogru-bilinen-yanlislar/


Cinsellik ne yazık ki ülkemizde hala büyük bir tabu. Çocuklar cinsellik konusunda internetten gördükleri şeyler ya da kulaktan dolma bilgilerle büyüyorlar. Bu yüzden yetişkinlerin birçoğu cinsellik hakkında yanlış bilgilere sahip oluyor ve efsanelere inanıyor. Aslında hayatımızda hem psikolojik hem de fiziksel olarak büyük bir yer kaplayan cinsellik hakkında seksologların ve seks terapistlerinin en çok duyduğu 10 miti, efsaneleşmiş ve kulaktan kulağa yayılmış yanlış bilgiyi sizler için derledik…

1. “Bir ilişkiniz varsa mastürbasyon yapmak eşinizin cinsel anlamda yetersiz olduğunu gösterir”


Belki de en yaygın yanlış bilgilerden biri de mastürbasyon hakkında. Bekar olmak, tek eşli bir ilişkide olmak ya da herhangi başka bir ilişkide olmak fark etmeksizin mastürbasyon sağlıklı, normal ve cinsellik dürtüleri olan herkes için normaldir. Birçok kişi partneri/eşi mastürbasyon yapıyorsa kendisini yetersiz olarak görse de mastürbasyon cinselliğin oldukça normal bir ifade seçeneği.

2. “Vajina ve vulva aynı şeydir”


Vulva ve vajina aynı şey değildir! Dış cinsel organa vulva denir. Vajinayı ise aslında göremeyiz. Vulvanın iç kısmına vajinal kanal ya da vajina denir. Yani vajina vulvanın bir parçasıdır. Ancak birçok kişi kadın anatomisini bir kenara bırakarak kadınların cinsel organını vajina olarak adlandırır. Bu en yaygın yanlış bilgilerden bir tanesidir.

3. “Klitoris sadece ufak bir çıkıntıdır”


Klitoris hakkında çok konuşulan ama çok az şey bilinen konulardan biri. Her ne kadar hassas, küçük bir nokta olarak tanımlansa da aslında klitorisin büyük bir çoğunluğunu görmek mümkün değildir. Glans adı verilen dış kısmı klitorisin yalnızca küçük bir kısmıdır. Bazı kadınlarda 5 santimetreye varan uzunluklarda olabilir. Penisten iki kat daha hassastır.

4. “Seks tıpkı pornolarda olduğu gibidir”


Porno ile seksi öğrenmek her ne kadar saklansa da birçok kişinin başvurduğu bir yol. Özellikle ilk deneyim için tecrübe edinmek ve bir şeyler öğrenmek isteyenler porno izlese de porno asla gerçek seksi yansıtmaz. Pürüzsüz, tüysüz bedenler, kolay orgazm, mükemmel uyum… Seks iletişim kurmak, bedeninizi tanımak, savunmasız olmak ve risk almak demektir. Mükemmel ve pornolarda olduğu gibi erkek merkezli olmak zorunda değildir.

5. “Kadınlar orgazmı erkekler kadar umursamaz”


Genelde kadınların orgazmı erkekler kadar önemsemediği düşünülür ama bu büyük bir yanılgıdır. Ancak ne yazık ki kadınların en yaygın şikayetlerinden biri orgazm olamamaktır. Özellikle erkeklerin zevklerinin kadınların zevklerinden üstün tutulduğu toplumlarda kadınlar da erkekler kadar orgazma ihtiyaç duysalar da çoğunlukla orgazm olamazlar. Kadınların orgazm olması çok daha zordur ancak bu kadınların orgazmı daha az önemsediği anlamına gelmez. Sadece bu düşünce dayatıldığı için böyle düşünülmekte.

6. “Seks yanızca orgazmla bittiğinde güzeldir”


Orgazm cinsel birleşmenin doruk noktası olsa da en güzel noktası demek yanlış olur. Çiftler doruk noktasına ulaşmadıklarında da mükemmel bir seks deneyimi yaşayabilirler. Terapist olan Liz Afton, seksi fiziğin ötesinde, çok sayıda boyutta, eş zamanlı ve benzersiz bir sinerji olarak tanımlıyor.

7. “Porno, genç erkeklerde ereksiyon olamama problemine yol açar”


Porno izlemenin genç erkeklerde bir süre sonra ereksiyon olamama problemine yol açacağına dair inanışlar vardır ancak bu kanıtlanmış bir bilgi değildir. Erektil disfonksiyon, fizyolojik veya psikolojik olabilir. En yaygın görüleni ise psikolojik nedenlere bağlı erektil disfonksiyondur.

8. “Tuhaf şeyler denemek isteyenler anormal ya da sapıktır”


Cinsel hayatına hareket katmak ya da zaten zevki hep doruklarda yaşamak isteyenler farklı şeyler denemek isteyebilir. Elbette her iki taraf da bunu istiyorsa bunun sapıkça ya da tuhaf bir yanı yoktur. Bunlar cinsel bir aktivite veya arzu olarak tanımlanır. Ancak elbette iki tarafında yapılanlardan zevk alması ve istemesi oldukça önemlidir.
Kaynak: 1

Yerli Otomobilin Ön Sipariş Bedeli belli oldu

Geçtiğimiz hafta görücüye çıkan yerli elektrikli otomobil, hem tasarımı hem de teknolojik özellikleriyle büyük beğeni kazanmıştı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) bünyesindeki ön sipariş işleminde ön ödeme miktarının 30-40 bin TL olması bekleniyor.
Beş büyük 'babayiğit' tarafından oluşturan bir konsorsiyum olan Türkiye'nin Otomobili Girişim Grubu (TOGG) tarafından geliştirilen yüzde 100 elektrikli yerli otomobil, manşetleri süslemeye devam ediyor. Üzerindeki perdenin kalkmasıyla birlikte belediyelerden sivil toplum kuruluşlarına, kamu kurumlarından spor kulüplerine kadar pek çok kurum ve kuruluş, araca talip olduklarını açıkladı. Öyle ki, Türkiye’nin Otomobili için talebin şimdiden 120 bini aştığı söyleniyor.
Tasarımı kadar sahip olduğu üstün teknolojik özelliklerle de bir hayli dikkat çeken yerli elektrikli otomobil için ön sipariş süreci başlıyor. Bugün ortaya çıkan bilgilere göre bu süreç, tek elden yönetilecek ve koordinasyonu Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) sağlayacak. Böylece söz konusu çalışma ile Türkiye’de yerli otomobili kaç kişinin almak istediği belli olacak. 
Hesap, fabrika kurulduktan sonra oluşturulacak. TOBB bünyesinde toplanacak ön ödeme paralarının, fabrika için gerekli olan yatırımın bir kısmını karşılaması bekleniyor. Ön ödeme miktarının ise 30-40 bin lira olarak belirleneceği tahmin ediliyor.
yerli otomobil TOGG
Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı (BTSO) ve TOBB Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Burkay, Anadolu’nun dört bir tarafından gelecek alım taleplerinin yerli otomobilin üretim sürecine destek olacağını belirtti. "Bu kampanya, tabandan gelen taleplerle öne alındı. Fabrikaya en büyük destek bu kampanya olacak” diyen Burkay, şu anda neredeyse yıllık üretim rakamı olan 175 bin adet kadar talep olduğunu aktardı.
Yerli elektrikli otomobilin üretileceği fabrika, Bursa’nın Gemlik ilçesinde kurulacak. TOGG tarafından 22 milyar lira yatırımla inşa edilecek olan fabrikaya devlet desteği de sağlanacak. Kurulacak üretim tesisinde 300’ü nitelikli personel olmak üzere toplam 4 bin 323 kişiye iş sağlanacak. Yerli otomobil 5 farklı modele sahip olacak ve yılda 175 bin adet üretilecek.

SON DAKİKA: ZAM GELDİ, BU SEFER ARAÇ MUAYENE ÜCRETLERİ..

 muayene ücretleri, 1 Ocak 2020'den geçerli olmak üzere yeniden değerleme oranında artırıldı. Buna göre, muayene ücretleri 174,64 lira ile 462,56 lira arasında olacak.

YÜZDE 22,58'LİK ARTIŞA GİDİLDİ

Karayolu Taşıma Kanunu ve Karayolu Trafik Kanunu ile bu kapsamdaki yönetmeliklerde düzenlenen belge, ceza ve muayene ücretleri 2020 yılı için yeniden belirlendi. Söz konusu ücretlerde, Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile 2020 yılı için belirlenen yüzde 22,58'lik yeniden değerleme oranında artışa gidildi.

174,64 LİRADAN BAŞLIYOR

Buna göre, yıl başından itibaren KDV dahil muayene ücretleri, otobüs, kamyon, çekici ve tankerlerde 377,60 liradan 462,56 liraya, otomobil, minibüs, kamyonet, özel amaçlı taşıt, arazi taşıtı, römork ve yarı römorklarda 279,66 liradan 342,2 liraya, traktör, motosiklet ve motorlu bisikletlerde 142,78 liradan 174,64 liraya yükseldi.

ekşisözlükten insanın gözlerini yaşartan bir "2020 ekonomik krizi" yazısı

kaynak:
https://eksisozluk.com/entry/99822636

bu teorik olarak bir kriz değil fakat son iki yıldır çok daha tehlikeli bir süreçteyiz;

- 2020'de işsizlik %15'i, genç işsizliği %30'u aşabilir. işsizlik yalnızca son bir yıldır iş arayıp bulamayan nüfustan oluşuyor, türkiye için daha tehlikelisi ise genç nüfusta "ne eğitim alıyor ne çalışıyor" denilen kesimin %30'u daha bu yıldan aşmış olması. bu da sosyal facialar, suç oranlarının artışı ve etnik veya dini radikal düşüncelerin yeşermesi için ortam yaratıyor.

- ücretli çalışan orta sınıfın satın alma gücü her geçen ay daha da düşüyor. et ve süt ürünleri ile yağlar tamamen lüks gıda olarak sınıflandı. tahsildaroğlu ezine peyniri 65 tl / kg, pınar tereyağı 60 tl / kg. sızma zeytinyağlarında alarm var. bunlar hiç normal şeyler değil ve hepsi son iki yılda oldu. fiyat artışları resmi enflasyondan yüksek, zamlar ise resmi enflasyonu anca yakalıyor. yoksullaşıyoruz.

- bir yanda sgk'yı kurtarmak ve ucuz işgücü merkezi olmak için her aileden 3 çocuk isteyen hükümet diğer yanda bebek bezi ve süt fiyatları. kızım için aldığım hipp devam sütü o doğduğunda 40 lira civarındaydı, 1 yılın sonunda 65 liraya almaya başladım. neredeyse tüm mahalle okulları imam-hatip oldu, "1 çocuk = aylık 5b tl eğitim gideri" denklemiyle gelecek planlamaya başladık ve biz sadece orta sınıf ücretli çalışanız.

- yılın son ayındayız ve herkes asgari ücret zammını tartışıyor. fakat herkes bu ülkede neden bu kadar yüksek bir nüfusun asgari ücretle çalıştığını ve ortasınıfın son 5 yılda asgari ücrete nasıl yakınsadığını gözden kaçırıyor. son 5 yılda asgari ücrete gelen zamlar, orta sınıfın ücretlerine gelmiyor ve orta sınıfı için "güncel ücret / asgari ücret" oranı her geçen yıl düşüyor. toplum olarak yoksullaşıyoruz.

- yukarıdaki tüm etkenlere rağmen bir de ülkenin koluna bacağına yapışmış keneler mevcut.

kim bunlar?

- ihale yolsuzluğu ile kamu varlıklarımızı sömüren reisçiler,
- rant yolsuzluğu ile haksız kira kazancı elde edip yine çalışan kesimi sömüren ev sahipleri,
- çalışmayan ve haksız sosyal yardımlarla vergilerimizle geçinen asalaklar,

türkiye cumhuriyeti bugün çalışan ve dürüst vatandaşını cezalandıran bir aygıta dönüştü. sadece birkaç örnek;
- iş değiştirenin ek gelir vergisi ödemesi,
- ötv zamları,
- gelir vergisi dilimlerinin enflasyon oranı kadar artırılmaması,
- değerli konut vergisi (5m tl değerinde bir evi olana vergi var, 4m tl değerinde 100 evi olana vergi yok)

diğer tarafta çalışan vatandaşlarından aldıklarını ise tembel ve suç işleyen vatandaşlarını ödüllendirmek ve oylarını almak için kullandı. nasıl mı yaptı?
- imar affı
- vergi borçlarının silinmesi / yapılandırılması
- yurtdışından getirilen kaçak araçlar için ötv affı
liste uzar gider.

bu ekonomik durum ve hayat koşullarında maalesef biz ücretli, çalışan, işinde gücünde vatandaşlar olarak zorla sağılan bir inek konumundayız; diğer tarafta iktidar bu sütü alıp yandaşlarına dağıtırken, bir yandan da bizi şeytanlaştırmaya devam ediyor.

bu şeytanlaştırmanın sonucu olarak ortalama, sokaktaki bir akp seçmenine sorduğunuzda; doktor, avukat ve mühendis gibi kalifiye emekçileri elit görürken; müteahhitleri ve ihaleyle iş yapan patronlarını kendinden biri olarak görecektir.

günün sonunda gittikçe yoksullaşan ve eğitim seviyesi düşen kalabalık bir kesim var. bu kesim aralarından çıkan bir kaç rantçı / ihaleci zenginle beraber alım gücü her geçen gün düşen seküler ve eğitimli orta sınıfa düşmanlık yapıyorlar; fakat diğer tarafta bu sistemi kuran ve bundan en fazla nemalanan siyasetçi ve işadamlarının en büyük koruyucuları durumundalar.

tersine çevirmesi çok zor bir çöküş yaşıyoruz.

edit: bir kaç ekleme/çıkarma/düzeltme.

SERENAY SARIKAYA YENİ YILI SICAK İNSTAGRAM PAYLAŞIMI İLE KUTLADI




SON DAKİKA: alkollü içki ve sigaraya ZAM ile ilgili iyi HABER

Alkollü içki ve sigarada 6 ayda bir yapılan enflasyon artışı 2020 yılının ilk dönemi için gerçekleştirilmeyecek.
Resmi Gazete'de konuya dair yayımlanan kararda;
"MADDE 1- (l) 6/6/2002 tarihli ve 4760 sayılı özel Tüketim Vergisi Kanununun 12 nci maddesinin (3) numaralı fıkrası hükmü, aynı Kanuna ekli (III) sayılı listenin, (A) cetvelinde yer alan malların asgari maktu vergi tutarları ile (B) cetvelinde yer alan malların asgari maktu ve maktu vergi tutarları hakkında 2020 yılı Ocak-Haziran dönemi için uygulanmaz.
MADDE 2- (1) Bu Karar yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
   
MADDE 3- (1) Bu Karar hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür." ifadeleri yer aldı

30 Aralık 2019 Pazartesi

ekşi sözlükte bugünün en çok okunan yazısı: yerli otomobil hakkında halkın bilmedikleri

kaynak için: https://eksisozluk.com/entry/99720557



hakkında önemli bilgi eksikliği olan projedir.

öncelikle, yapılan prototipi bir kenara bırakalım. bu prototip aslında türkiye için yapılmadı. pininfarina tarafından bundan yıllar önce geliştirilmeye başlandı ve 2018 senesinde ilk olarak çin'e sunuldu. anlaşma sağlanamayınca türkiye adeta katalogdan seçip bir kaç rötuş attırdıktan sonra bunu bir anda "yerli ve milli" yaptı.

yukarıda bahsedilen bilgi eksikliğine gelmeden pininfarina hakkında bir noktaya daha değinelim.

bu şirket seri üretim yapan bir şirket değil. zaten şu andaki piyasa değeri 80 küsür milyon euro olan ufacık bir butikten bahsediyoruz. 2015 senesinde hindistanlı mahindra otomotiv grubu tarafından topu topu 168 milyon euro karşılığı satın alınmış.

yani türkiye zamanında bu şirketi satın alsa, ortam daha milli olurdu.

gelelim konuya...

hindistanlı mahindra'nın sahibi olduğu pininfarina'nın konsept kataloğundan seçilip badana / boya yaptırılan bu araç ile ilgili bilgi eksikliği ne?

bu proje akp'nin kendi kasasından finanse ettiği özel bir proje değil. sözümona seri üretim, destek ağı ve sürekli ar-ge için gereken milyar dolarlar devlet teşviği adı altında sizin ve bizim vergilerimiz ile karşılanacak.

peki bunun bize getirisi ne olacak?

bu aracın türk halkından toplanan vergi karşılığı türk halkına geri verecekleri nelerdir?

gururu filan bir kenara bırakın.

bu araç türk halkına ucuz, vergi yükü iyice azaltılmış bir opsiyon olarak mı sunulacak? mesela hindistanlı üretici tata şirketi, hindistan halkına tanesi 7,000 dolardan otomatik vitesli kompakt araç satıyor. sıfır kilometre, 40,000 törkiş lira.

bizim prototipi satın almaya yanaşmayan çin'de byd yuan ev model elektrikli aracın sıfır kilometre fiyatı 14,250 euro, yani 95,000 tl.

bizimki hakkında yapılan en iyimser tahmin ise 250,000 tl bandından başlıyor. kısacası, bu arabayı finanse eden halk bu arabayı satın alacak güce sahip değil. gerçi ay sonunu zor getiren halk, katalogcu başkana dünyanın en büyük başkanlık saraylarından birini yaptı.

tamam... diyelim ki hedef ucuz araç değil.

hedef ar-ge ve türkiye'nin üretim ekonomisine evrilmesi.

bu noktada büyük çelişki söz konusu...

otomotiv endüstrisinde onaylanmış patent sayısı yaklaşık 180 bin. sırada bekleyen patent başvuru sayısı 400 bin'in üzerinde. bu konuda öne çıkan ülkeler almanya, japonya, güney kore ve abd. türkiye haritada herhangi bir ağırlığa sahip değil.

patent sayımız yok denecek kadar az.

peki biz bu elektrikli aracı nasıl seri üreteceğiz? dışarıdan parça alacağız. parça alımı dışında bir de patentli teknoloji ya da teknik kullanımı için lisans ücreti ödeyeceğiz. aldığımız parçaları getirip türkiye'de birleştireceğiz.

iyi de... bu türkiye'de zaten yapılıyor. türkiye'de araba birleştiren şirketler zaten var.

dünyadaki tüm otomotiv şirketleri zaten dışarıdan parça kullanıyor diyebilirsiniz. haklısınız. ama hiç biri başkasının kataloğundan araç seçip onu üretmeye kalkmıyor. bu otomotiv şirketlerinin hepsi belli bir katma değer üretiyor.

alacağımız parçalardan en önemlisi pil. dünyada yüksek ölçekte elektrikli araç pili üretebilen şirket sayısı çok az. bu son derece yüksek yatırım isteyen, son derece zahmetli bir iş. arabaya gelmedik daha... sadece pilden bahsediyoruz. tesla yıllardır araba değil pil üretme derdinde. alman otomotiv devleri pil yüzünden geriden geliyor. bmw'nin, mercedes'in, tesla'nın yıllardır yapamadığını biz 2 senede yapacağız, öyle mi?

gösterin planı, inanalım.

aslında ana fikir o... nerede bunun planı?

vatandaşın 3.6 milyar dolarını ona buna peşkeş çekmeden önce birileri bize şu işin fizibilite raporunu gösterebilir mi?

çözülmeye çalışılan problem ne?

problem çözülmezse risk ne?

çözüm konusunda hemfikir miyiz?

kim hangi sorumluluğa sahip?

belirlenen hedefler ve o hedeflere ulaşmak için öngörülen planlar ne?

plan hangi değişkenlere hassas? hassaslık analizi yapıldı mı? 3.6 milyar dolar diye başlayıp 10 milyar dolar yakma riskimiz nedir?

başarı neye benziyor? ne olursa başardık diyebileceğiz?

yok.

yok.

yok.

yok.

ne var?

çinlilerin reddettiği katalog güzeli var.

gerisi nerede? zorlu'ya, akp'nin arpalığı olan bmc'ye filan güvenin.

valla ben bırakın 3.6 milyar doları, o konsorsiyuma 3.6 kuruş teslim etmem. hele böyle plansız, programsız bir projeye hiç teslim etmem.

işim romantik kısmı bariz... ama romantiklik yapalım derken milyarlarca doların plansız, programsız bir harcama ile yandaşa aktarılmasına göz yummayın.

bakın, daha işin alt yapısına gelmedik. sırf ar-ge'den, fizibiliteden, seri üretimden bahsediyoruz. bir de bunun alt yapısı var.

ne yapalım yani, yapmayalım mı??

yapalım... yapalım da... hangi sorunu çözmeye çalışıyoruz ilk önce ona karar verip ona göre adam gibi bir proje geliştirelim... fizibilitesini yapalım... halktan 3.6 milyar dolar istemeden önce sonuçları halk ile paylaşalım... ondan sonra yapalım.

ya da yapmayalım...

mesela bir fikir...

vw adı geçti bir ara... vw olur, bmw olur, vs...

faz 1.

diyelim ki... gelin türkiye'ye, yeni nesil elektrikli araçlarınızı burada üretin. istihdam sağlayın. üniversitelerimizden belli sayıda mezun çalıştırma garantisi verin. biz de sizin araçlarınızın türkiye'de üretilen modellerinden ötv almayalım. halkımız bunları satın alsın... türkiye büyük pazar... siz de kazanın, biz de kazanalım. hem halkımız araç sahibi olsun, hem elektrikli araca avantaj sunalım ve çevremiz temizlensin, hem de petrol ihtiyacımız kademeli olarak azalsın.

faz 2.

türkiye büyük ülke, evet, ama gelir dağılımında sıkıntı var. gelin düşük bütçeli tüketiciler için özel bir ortak proje yapalım. projede bizim mühendislerimiz ve tasarımcılarımız sizinle yan yana çalışsın. türkiye'de çok daha avantajlı koşullarda üretilecek bu aracı da afrika, güneydoğu asya, latin amerika gibi düşük gelirli bölgelere özel bir logo ile birlikte satalım.

bu senaryolarda herkes kazanıyor. hem de 3.6 milyarı doları çöpe atmadan kazanıyor.

o parayla ne yapılabilir?

ben yeni nesil bir yazılım üreticisi olarak burada yazılanları destekliyorum. yıllardır hayal edilir... türkiye aslında yazılım alanında bölgesel bir silikon vadisi olabilecek potansiyele sahip. ama inanılmaz eksiğimiz var. teknik öğretiyoruz, ama iş ya da uygulama kültürü öğretmiyoruz. yetişen insanları cilalamak yerine sürekli köreltiyoruz. oysa bu alanda dünyada giderek büyüyen bir açık var. herkes hindistan'a gitmek istemiyor. bizim coğrafyaya talep var. ama arz yok. onun yerine kuyu kazıp katalogdan araba seçiyoruz.

uzun bir yazı oldu ama, ben bu arabanın amacını anlamadım.

eminim konsorsiyum ortakları anlamıştır.

okullar TATİL

Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürü Hakan Cırıt, olumsuz hava koşulları dolayısıyla Seyitgazi ve Mihalıççık'ta ilk ve orta dereceli okullar ile özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinin 31 Aralık Salı tatil edildiğini belirtti.
KENT BEYAZA BÜRÜNDÜ
Eskişehir´de sabah saatlerinde başlayan ve her geçen saat etkisini artıran kar yağışı, kenti tamamen beyaza bürüdü. Yoğun kar yağışı nedeniyle trafikte aksamalar meydana gelirken, karayolları ekipleri, şehirlerarası yollarda tuzlama çalışmalarına başladı. Eskişehir´in yüksek kesimlerinde yer alan merkez Odunpazarı ilçesi Çankaya Mahallesi´nde kar kalınlığı 10 santime kadar yükseldi. Merkez ilçeler olan Odunpazarı ve Tepebaşı Belediyesi Fen İşleri ekipleri, iş makineleriyle kar küreme ve tuzlama çalışmalarına başladı.
DHA-AA

İCARDİ'NİN SEVGİLİSİ WANDA NEFES KESTİ

KAYNAK

SON DAKİKA: İHTİYAÇ KREDİSİ ORANLARI GÜNCELLENDİ KONTROL ETMEDEN KEDİ ALMAYIN, VARSA KREDİNİZ REVİZE EDİN ÇOK ÖNEMLİ

3.3
Toplam Maliyet11.487 TL
Faiz Oranı%0,95 *
Yıllık maliyet oranı %14,57
Aylık Taksit479 TL
3.4
Toplam Maliyet11.604 TL
Faiz Oranı%0,99 *
Yıllık maliyet oranı %15,83
Aylık Taksit481 TL
3.3
Toplam Maliyet11.604 TL
Faiz Oranı%0,99 *
Yıllık maliyet oranı %15,83
Aylık Taksit481 TL
3.4
Toplam Maliyet11.768 TL
Faiz Oranı%1,09 *
Yıllık maliyet oranı %17,49
Aylık Taksit488 TL
3.0
Toplam Maliyet12.049 TL
Faiz Oranı%1,29
Yıllık maliyet oranı %20,24
Aylık Taksit502 TL
3.5
Toplam Maliyet12.185 TL
Faiz Oranı%1,34 *
Yıllık maliyet oranı %21,75
Aylık Taksit506 TL
3.1
Toplam Maliyet12.851 TL
Faiz Oranı%1,73 *
Yıllık maliyet oranı %28,66
Aylık Taksit533 TL