4 Temmuz 2019 Perşembe

1 sene önce Kanada'ya yerleşmış bir Türk vatandaşının gözünden Ekonomik durum karşılaştırması


Çok değil 1 sene önce türkiye'den ayrıldım. 41 yaşındayım ve bu yaştan sonra
ülkemden ayrılacağım hiç aklıma gelmezdi.
belli bir düzenim vardı türkiye'de. giren çıkan bir şey yoktu, freelance çalışıyor, vergimi veriyor, aydaorta halin üstünde bir gelirle birikim de yaparak 4 kişilik aile olarak gayet iyi geçiniyorduk. ama sonra 2018 yılı başlarında yavaş yavaş tüketmeye alıştığımız ürünlerin önce kalitesinde, sonra miktarında azalmalar başladı. yurtdışına sık gelip giden biri olduğum için, misal almanya'dan getirdiğim x marka bir ürünle, romanyadan getirdiğim aynı x marka ürün arasındaki kalite farkına yıllardır alışmıştık. lakin bu defa kendi ülkemizde aldığımız ürünün kalitesinin romanya-bulgaristan-fakir asya ülkeleri sınıfına düştüğünü gördük.
elbette bu değildi göç nedenimiz. yaşam kalitesinin düşmesi, kızlarımın aldığı eğitimin (özel veya devlet zerre fark etmeksizin) bir şovdan öteye geçmemesi, çocukların kendilerini geliştirebilecekleri tüm mecralarda buram buram ahbap çavuş ilişkileri, dini eğitimin aşama aşama yerleştirilmesi, en kötüsü de gülememek, gülmemek. bunlar ve benzeri pek çok faktör nihayetinde çıktık ülkeden. kanada'dayız.
1 sene oldu geleli dediğim gibi. burada da orta halli bir işim var. ne çok ne az kazanıyorum. kiramı, araba kredisini, internet-elektrik-ısınma-su v.b. ödedikten sonra maaşımın yüzde 35'i elimde kalıyor. yüzde 35'i de takriben 1200 dolar ediyor.
1200 kanada doları. yani türk lirasına vurduğumuzda 5000 lira civarı bir rakam.
ortalama bir markete gidip 3 kilo et, 3 kilo tavuk, 30 kutu bira, makarna, bakliyat, her türlü temizlik v.b.
alzemeleri, kısacası 4 kişilik bir ailenin 10 günlük gıda ve market alışverişini yapınca harcadığım maksimum para 140 dolar (o da tıka basa doldurursam arabayı). ayda 3 kez bu alışverişi yapıyoruz 450 dolar harcıyoruz.
kalan 750 dolarla ne istersen yap. kıyafet al istersen, ister çocuklara oyuncak al, tablet al, ailecek haftada 1 kere dışarıda sushi ye, meksika yemeği ye v.b. istersen kenara koy biriktir. yetiyor kardeşim.
dollarama diye bir yer var, bizim türkiyedeki bir milyoncu gibi dersin dışarıdan bakınca. alakası yok. bizim türkiye'de lüks marka denilen diş macunları, bulaşık deterjanları, oyuncaklar, bardak çanaklar, sanat ve kırtasiye malzemeleri 1 ile 4 dolar arası değişiyor. en pahalı şey 4 dolar. misal dün 4 dolara benim büyük kız derwent marka 6'lı kalem aldı. sensodyne 1 dolar, nestle dondurma (6'lı paket) 2 dolar.
misal indirimler var, deli gibi. kışlık ceketler (ki kanadada göünüz buz keser kışın), parkalar (markası da parka ya da columbia) temmuz ayında (dün aldık) 300 dolardan 70 dolara düştü 3 günlüğüne. 4 tane columbia aldım kış için, 280 dolar toplamı.
misal costco var. diyelim okul için çocuklara her sabah meyve suyu, su, sandviç, atıştırmalık v.b. koyacaksın. gidiyorsun abicim costco'ya. 48li meyve suyu 3 dolar, 1 kg. salam sosis 5 dolar. geçen ay speedo marka bikinilerin tanesini 9 dolara aldık kızlara bu yaz için.
bu daha uzar gider. sıkıntı ne biliyor musun? bunları kanada da üretmiyor ama ithal ederken lüks vergisi, ötv, kdv koymuyor. satarken eyalet vergisi koyuyor ama da tüm ürünler için sabit yüzde 13 misal benim yaşadığım ontarioda.
kanada ile türkiyeyi kıyaslamak haksızlık gibi gelmesin sana. biz bu markaları, bu ürünleri türkiye'de de bu fiyatlara alabiliriz. hem de aynı kalitede. ama her boktan vergi alan deli dumrul devlet bu şekilde davranmaya ve ota boka vergi koymaya devam ettiği sürece bir bok olmaz bizim ekonomimizden.
yahu 5 litre halis zeytinyağını 14 dolara aldım. egeliyim, zeytinyağı üreten bir aileden geliyorum. bilirim zeytinyağının kalitelisinin ne olduğunu. sen türkiye'de 5 litre zeytinyağını kaça alıyorsun? yazık değil mi bizim güzelim ülkeye? lan o zeytinyağı paketleniyor, ambalajlanıyor, onca yol geçiyor, market rafına gelene kadar burada. ben 5 litreye 60 lira veriyorum.

kaynak: https://eksisozluk.com/entry/92119555