18 Temmuz 2019 Perşembe

1994’ten 2004’e Türkiye’ye Damgasını Vuran Cep Telefonları



Bırakın internete girmeyi, bırakın fotoğraf çekmeyi, SMS’ bile teknoloji saydığımız; alışveriş yapmanın ütopik olduğu cep telefonlarından bahsediyoruz. O kadar lüks ki telefonla konuşmak için zengin olmanızın gerektiği zamanlardan bahsediyoruz. 1994’ten beri, gazetelerdeki reklamlarını kronolojik olarak sıraladık. Reklam reklam o zamanlar hangi özellikleri bizi cezbediyormuş, beraber bakalım. Hem belki içlerinden biri, bir zamanlar bizim kullandığımız cep telefonudur, kim bilir…


02 Mart 1994 Sabah Gazetesi Reklamı: Nokia 2120, Nokia 1011 ve Nokia Pocket


Afiş bize 94 yılında cep telefonlarının temel amacı olan “konuşmayı” vurguluyor.

Reklam metni bize bu araçların yalnızca “konuşmak için” olduğunu vurguluyor. Evet, telefonlar konuşmaktan başka ne işe yarayabilir ki zaten? Bugün alın, hemen konuşun! Arabamıza monte edilebilir, masamızın üzerinde durabilir. Bu cezbedici özelliklere sahip
Nokia 2120 o tarihte 31 milyon TL imiş. Buna ek olarak PTT Hat Ücreti 6 milyon 950 bin TL imiş. Sim kartı için de ayrıca 40 dolar ödememiz gerekiyor.
Nokia 1011 o tarihte 19 milyon TL imiş. PTT Hat Ücreti yine 6 milyon 950 bin TL. Ve sim kartı da yine ayrıca 40 dolar.
Nokia Pocket Cep Telefonu, 35 milyon 900 bin TL imiş. Nedendir bilinmez, PTT Hat Ücreti diğer iki telefona göre biraz daha ucuz olarak 3 milyon 780 bin TL. Sim kartı ücreti ise yine 40 dolar.
31 Mart 1994 Sabah Gazetesi Reklamı: Bosch CarTel SC.

Afiş bize 94 yılında Bosch firmasının da cep telefonu pazarına adıma attığını vurguluyor.

Bosch üründe bir farklılık olarak “küçük boyutu” reklamında öne çıkarıyor. Dünyanın en küçük cep telefonlarından biri olduğunu vurguluyor. Bu yüzden iletişimde özgürlüğünün tanımının “yeni bir boyut” kazandığını söylüyor. Ağırlığı 280 gr ve boyutu 141 x 58 x 35 mm. Ekranda her satıra on iki karakter sığabilecek dört satırlık bir alan var. Ve sıkı durun, bu telefonda yeniden arama özelliği de mevcut!

27 Ekim 1994 Milliyet Gazetesi Reklamı: Alcatel HB100


Afişten Alcatel’in kendini dünyanın bir numaralı telekomünikasyon firması olarak tanıttığını ve bu artısıyla cep telefonu sunduğunu anlıyoruz.

Alcatel, bu telefonun reklamında dünyanın bir numaralı telekomünikasyon kuruluşu olduğunu vurguluyor. Her şey dâhil peşin fiyatının 41 milyon 690 bin TL olduğunu söylüyor. Aynı yılda yayınlanan ve iki üstte yer verdiğimiz Nokia fiyatlarından daha pahalı gibi dursa da, bu fiyata hat ve garanti de dâhilmiş. Böyle bakınca fiyat açısından daha mantıklı duruyor.

18 Nisan 1996 Hürriyet Gazetesi Reklamı: Ericsson GA318


Afişten 1996 yılında Hürriyet’in bu Ericsson marka telefonu promosyon olarak değerlendirdiğini anlıyoruz.


Reklam afişinden tam olarak ne şartlarla verildiğini anlayamıyoruz ancak böyle bakınca Hürriyet Ericsson GA318’i promosyon olarak veriyor. Ne yalan söyleyelim, gözümüze alımlı gelmedi değil…
31 Ekim 1996 Hürriyet Gazetesi Reklamı: Panasonic G500

Cem Yılmaz, bu yıl artık yavaş yavaş Panasonic marka cep telefonunun yüzü olmaya başlıyor.

Ve nostaljik cep telefonu yolculuğumuzda ilk Cem Yılmaz da göründü! Elinde Panasonic G500’ü tutarak bize, bizi de titreteceğini söylüyor. Afişte buna uygun da bir bakış atmış. Tabii buradaki önemli vurgu, telefonun titreşim özelliği olmuş. Gerçekten de bir cep telefonuna eklenmiş en önemli özellik. Sizce de öyle değil mi?

04 Nisan 1997 Milliyet Gazetesi Reklamı: Ericsson GF 788


Ericsson bu yıl cep telefonlarının makul boyutunun küçük boyut olduğunu ve buna özel bir cep telefonu çıkardığını vurguluyor.

Afişte “Dünya daha da küçülecek.” yazıyor. Cep telefonlarının seneler sonraki işlevine bakınca çok haklı bir söylem olmuş. Ancak tabii ki bu reklamdaki küçülme boyut bağlamında… “Küçük boy, büyük performans” söylemiyle bize zıtlıklardan oluşan şirin kelime oyunu yapılmış. Üstelik birbirinden çekici dört farklı rengi de varmış…

24 Temmuz 1997 Milliyet Gazetesi Reklamı: Nokia 8110


Bu yıl henüz ortada ne renkli ekran ne de fotoğraf makinesi içeren bir cep telefonu var. Nokia firması bu afişte bize bunu fantastik bir kurgu malzemesi olarak sunuyor ve ekranına bir aile fotoğrafı yerleştiriyor.

Bu telefon Matrix’teki telefon. Yani bu telefon gerçek gerçek bir efsane. Nokia bunu filmden birkaç sene önce sezmiş olmalı ki afişinde “Herkes onunla konuşmak istiyor.” yazmış. Dönemi bilenler, hatırlayanlar bilir; o dönem gerçekten de çok fazla kişi bu telefonla konuşmak istemiştir. “16 zil sesi seçeneği” özelliği hemen aradan bize göz kırpıyor. Gelecekte direkt müzik dinleyebileceğiz ama olsun…

25 Temmuz 1997 Milliyet Gazetesi Reklamı: Nokia 3110


97 yılında cep telefonu pazarının sadece elit azınlıklar için değil, daha geniş bir kitle için olduğu yavaş yavaş anlaşılıyor. Pazarı büyütmek için ise tabii ki ilk hedef gençler…

Genç, dinamik, ergonomik, ekonomik… Gençlerin cep telefonu. Bu reklamla anlıyoruz ki, cep telefonu algısı artık “iş insanları kullanır” mantığının ötesine geçmeye başlıyor. Günümüze hafiften göz kırpar gibi olmuş. Aşırı lüks olması zaten saçma, çünkü konuşmak sadece varlıklı iş adamlarının ihtiyacı değil. O sıralar bu özelliği kullanan oldu mu bilinmez ama, bir şekilde mail dosya gönderimi ve alımı da özelliklerinin arasında yer alıyor. Nokia, yavaş yavaş pazardaki varlığını ispatlamaya başlıyor.
14 Ekim 1997 Hürriyet Gazetesi Reklamı: Nokia 9000

Cep telefonu küçük mü olmalı yoksa büyük mü olmalı çekişmesinde yeni bir boyut: büyük olmalı!

O yıllarda cep telefonları genellikle boyut konusunda farklılaşmaya gidiyor. Ama bu gelişim büyümeye ya da küçülmeye tutarlı şekilde ilerlemiyor. Bir büyüyorlar, bir küçülüyorlar. İnsanlar büyük olanlarının mı yoksa küçük olanlarının mı moda olduğunu şaşırmış durumda. Ama firmalar riske atmadan deniyor, bir büyük, bir küçük… Nokia 9000, bu reklamda dünyanın en gelişmiş cep telefonu olduğunu vurguluyor. Düşünsenize, faks bile gönderebiliyorsunuz. Harika!

30 Ocak 1998 Radikal Gazetesi Reklamı: Ericsson GH 688


Ve cep telefonları yavaş yavaş yokluğuna tahammül edilemeyen birer ihtiyaç nesnelerine dönüşüyor.

Akıllı telefonlara muhteşem bir gönderme, müthiş bir öngörü: yokluğuna gerçekten 688 saniye bile dayanamıyoruz. Günümüzün akıllı telefon bağımlılığı ile ilgili söylenmiş ilk sözü, belki de 1998 yılında Ericsson GH 688 söylemiştir. Üstelik afişin altında akıllı telefonlara bir gönderme daha var: her zaman, her yerde…

01 Mart 1998 Hürriyet Gazetesi Reklamı: Panasonic G600


Cep telefonlarının Türkiye’deki public figure’ü Cem Yılmaz tekrar karşımızda!

2 sene önce Cem Yılmaz’ı ilk kez Panasonic G500 ile görmüştük. 1998 yılında ise elinde Panasonic G600 var. 2 senede bir telefon değiştirme fikri ilk kimden çıkmış dersiniz? G500’de titreşim özelliği vardı. Şimdi titreşime ek bir de ses kaydı var…

11 Mart 1998 Hürriyet Gazetesi Reklamı: Motorola SlimLite


Amerika’nın bir numaralı cep telefonu markasından haberimiz olmaya başlıyor: Motorola.

Ve markalar kervanımıza bir yenisi daha ekleniyor. Motorola! Diğerleri boyut olarak birbirinden farklılaşıyordu. Ama Motorola bilin bakalım hangi anlamda diğerlerinden ayrışıyor… Evet, boyut olarak. Ama bu sefer inceliğe oynamış. Çok ince ve çok estetik. Amerika’nın bir numaralı cep telefonuymuş…

22 Mayıs 1998 Milliyet Gazetesi Reklamı: Ericsson MC 16


Ericsson çok ilgi gören telefonla birlikte yeni bir şey deniyor.

Ericsson iş insanları için yine iddialı bir cep telefonu ile karşımızda. Gerçekten de iddialı görünüyor. Klavyesi var. Word, Excel, Power Point gibi programları açıyor. Oldukça da şık. Ama bir dakika, bu bir cep telefonu değil. Mini bir laptop. Konuşmak için ayrıca bir Ericsson cep telefonuna ihtiyacınız var. Resmen “akıllı telefon” olmanın ucundan dönmüş, sizce de öyle değil mi?

27 Eylül 1998 Radikal Gazetesi Reklamı: Nokia 8810


Nokia, oldukça şık ve zarif bir modelle karşımızda…

Afişte Nokia 8810 için “İletişim hiç bu kadar güzel olmamıştı.” deniyor. Telefona şöyle bir bakınca gerçekten de hak veriyorsunuz.

24 Ekim 1998 Milliyet Gazetesi Reklamı: Nokia 5110


Gençlere hitap etmeye başlayan Nokia, bu afişte tam da onların ilgisini çekebilecek efsane bir modelini sunuyor.

Bizi yılan oyunu ile tanıştıran bir efsane. Nokia’nın 3310’dan sonra belki de tarihte en çok tercih edilen telefonu. Ön kapakları renk değiştirebiliyor. Zaten afiş de bu özelliği açıkça anlatıyor. Nokia 5110 ile gerçekten binlerce insan iletişim rengini belirlemişti.

16 Mayıs 1999 Hürriyet Gazetesi Reklamı: Ericsson T18s


Yine bir dönemin modası olan kapaklı cep telefonlarına güzel bir örnek…

Bu telefonu diğer tüm telefonlardan ayrıştıran özelliğe bakar mısınız? Biri aradığında cevap vermek için ille de “yes” tuşuna basmamız gerekmiyor! İşte Esicsson, bizi “yes” tuşuna basma zorunluluğundan 1999 yılında kurtardı. Vay be…

20 Haziran 1999 Milliyet Gazetesi Reklamı: Siemens C25


O dönem olabilecek tüm özellikleri içinde barındıran yeni bir model, Siemens’ten geliyor.

Yeni Siemens C25 riske girmemiş. Afişe göre o sıra bir cep telefonunda olması gereken tüm özellikleri bir araya toplamış. Ama özelliklerden biri gerçekten ilgi çekiyor: “Dünya DJ’lerinden size özel zil sesleri”… Çok yenilikçi değil mi?

22 Haziran 1999 Milliyet Gazetesi Reklamı: Ericsson I 888


Bu afişle birlikte cep telefonunda kızılötesi özelliği ile tanışıyoruz.

Baktığımız reklamlar arasında, yıllar sonra bir Serdar Ortaç şarkısına da konu olacak şu yeni özelliği ilk kez görüyoruz: kızılötesi… Telefonun diğer tüm özelliklerini ise afişten okuyabilirsiniz.

27 Kasım 1999 Hürriyet Gazetesi Reklamı: Ericsson SH888


1999’dan klasik bir cep telefonu: bir Ericsson klasiği…

Yine klasik bir Ericsson modeli ile karşı karşıyayız. Güçlü sinyal almaya yarayan anteni ise çok değil, birkaç sene sonra tarihin tozlu raflarında yerini alacak. Bundan bihaber afiş ise kalp işareti ile bizimle güçlü bir duygusal bağ kurmayı hedefliyor, bizi hayata bağlıyor…

09 Şubat 2000 Hürriyet Gazetesi Reklamı: Ericsson Chatboard


Cep telefonlarıyla en fazla kimlerle konuşuyoruz ya da mesajlaşıyoruz? Tabii ki sevgililerimizle!

Artık yavaş yavaş telefonlara eklenebilir aksesuarlarla tanışıyoruz. Sevgilimizle hızlıca yazışabileceğimiz Chatboard, bunun güzel bir örneği. Afişte bir de tatil hediyeli yarışma var ancak sanırım bunun için biraz geç kaldık. Yaklaşık yirmi yıl kadar…

28 Şubat 2000 Hürriyet Gazetesi Reklamı: Sagem RC 810


Bu afişte Sagem markası cep telefonu konusunda stil sahibi olduğunu belirtiyor.

Daha önce moda olduğunu vurgulayan Sagem RC 810, 2000 yılında da çok moda olacağını söylediği afişte üstün özelliklerinden bahsediyor. Fiyatı ise sadece 53 milyon 700 bin TL.

21 Mayıs 2000 Sabah Gazetesi Reklamı: Ericsson R320


Artık yavaş yavaş ilkel de olsa cep telefonuna interneti taşımaya başlıyoruz.

“Neden hâlâ dünkü haberleri okuyorsunuz?” Twitter sloganı gibi duruyor, değil mi? Afişten anlıyoruz ki, artık WAP teknolojisi hayatımıza girmiş. O dönemki ekranlara uydurulmuş anlık sayfaları ekranımızda görüntüleyebiliyoruz.

01 Temmuz 2000 Hürriyet Gazetesi Reklamı: Alcatel One Touch View


Alcatel, herkesi günde 1 milyon liraya cep telefonu sahibi yapıyor.

Üstün özelliklere sahip bir milenyum telefonu. Özelliklerini incelediğimizde “kalem pille çalışabildiğini” görüyoruz. Bu bize boyutuyla ilgili bir fikir verebilir… Afişte ise zamane fenomeni Fadıl var.

11 Aralık 2001 Posta Gazetesi Reklamı: Genel Nokia Garantisi


Artık vazgeçilmezlerimiz olan cep telefonlarımız, garanti altına alınmaya başlıyor.

Tek tip bir modelin reklamı değil bu. Bir bayinin cep telefonu garantisi reklamı. Bu afişte en çok ilgi çeken detay, artık o koca antenlerin gitmeye başlamış olması…

03 Mayıs 2002 Milliyet Gazetesi Reklamı: Sony Ericsson T68


Devrim niteliğindeki “renkli ekranlarla” tanışıyoruz.

Ve abartısız gerçek bir devrim: dünyanın ilk renkli ekranlı cep telefonu! Afişte sonrasında ilgi çeken detay ise, senelerdir Ericsson olarak bildiğimiz markanın artık değişerek Sony Ericsson’a dönmesi. Neyse, neyse… Renkli ekran mı?

22 Mart 2003 Sabah Gazetesi Reklamı: Nokia 7650


Ve artık yeni çıkan tüm cep telefonu modelleri renkli ekrana dönüyor.

Renkli ekran mı? Böyle bir teknoloji cep telefonu devi Nokia’dan kaçar mı? Son derece şık ve teknolojik bir model olan Nokia 7650 ile tanışın.

04 Mayıs 2003 Sabah Gazetesi Reklamı: Samsung S300


Samsung yavaş yavaş bir şeyler deniyor… Günümüz insanına söyleyecek başka bir sözümüz yok.

13 Ağustos 2004 Vatan Gazetesi Reklamı: Sony Ericsson T610


Kadınlara müjde! Senelerdir sadece erkekler için yapılan ve sadece erkeklerin kullanabildiği cep telefonlarına son! Sony Ericsson sizi de düşündü ve artık siz de tıpkı erkekler gibi cep telefonu kullanabileceksiniz. Merak etmeyin, bu cep telefonu karmaşık değil, kullanımı sizin bile anlayabileceğiniz kadar kolay. Kadınlara özel üretilen bu cep telefonu için kadınlar olarak Sony Ericsson’a minnet borçlusunuz, bunu asla unutmayın! :))))
(Afişteki cinsiyetçi yaklaşıma uygun olmaya çalıştık, ironi için kusura bakmayın.)
Tüm gazete reklamların alındığı kaynak: gecmisgazete.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder