1 Eylül 2019 Pazar

ikinci dünya savaşında kaç insan öldü

İkinci Dünya Savaşı tarihin en kanlı savaşı olmuştur ve 75 milyona(o zaman ki dünya nüfusunun kırkta birine yakın) yakın insan hayatını kaybetmiştir. Ancak bu savaşta en çok kayıp veren ülkeler bizlere tarih kitaplarında baş aktör olarak sunulan ülkelerden farklıdır. “Buda mı savaşmış?” diyeceğiniz pek çok ülke baş aktör olarak düşünülen ülkelerden kat kat daha fazla kayıp vermişlerdir. Hatta listemde olmasını beklediğiniz ülkeleri göremeyeceksiniz diye düşünüyorum. Bunun sebebi aslında onların savaşta sanıldığı kadar aktif olmadığının ve zaferin verdiği gururu başka ülkelerden çaldıklarının göstergesidir. Evet doğru ABD ve İngiliz İmparatorluğundan bahsediyorum.
İşte o bahtsız ülkeler;
1- Sovyetler Birliği (27.000.000)
27 milyon insanın 9 milyonu askerken 18 milyonu sivildi. Stalin 1946 yılında ülkenin kaybını 7 milyon olarak açıkladıysa da aslında bu rakamın sonradan daha fazla olduğu ortaya çıktı. Çünkü hem ölü sayıları kestirilemiyor hemde yiğitliğimize halel gelmesin diyerekten rakamlar küçültülüyordu.
stalin-sovyetler-birligi
Sovyetler Birliği’nin savaşa girerken nüfusu 168 milyondan fazlaydı. Bu nüfusun yaşadığı topraklar savaş sonrasında genişlediği için 1941 yılında, sonradan elde ettiği topraklarla düşündüğümüz zaman 180 milyondan fazla insanın yaşadığı bir bölgeden bahsediyoruz. Bu nüfusu göz önüne alınca yaklaşık olarak nüfusun yedide birinin hayatını kaybettiğini anlıyoruz. Bu rakam size biraz fazla geldiyse “İkinci Dünya Savaşında Türkler” isimli yazımda da belirttiğim gibi Sovyetler Birliği’nin sadece Mihver koalisyonla değil aynı zamanda kendi içinde de bir iç savaş durumu yaşadığını hatırlatmak isterim. Yani bu kadar insanın hepsi Naziler ve onlara katılan diğer gönüllü Avrupalılar tarafından öldürülmedi. Pek çok zamanda pek çok farklı sebepten ötürü kendi insanlarıyla da karşı karşıya geldiler. Ama her şeye rağmen partizanların da desteği ile bütün Doğu Avrupayı özgürleştirdikleri gibi Nazileri de yıktılar. Daha sonra da Japonya’ya taarruz ederek Japonların pes etmesini sağladılar. “Japonların pes etmesini ABD’nin atom bombaları sağlamamış mıydı?” diye soruyorsanız “İkinci Dünya Savaşını ABD Bitirmedi” adlı yazımı okumanızı ve Japonların asıl pes etme sebebine bakmanızı tavsiye ederim.
2- Çin Halk Cumhuriyeti (20.000.000)
20 milyon kaybın sadece 4 milyonu askerdi ve geri kalan 16 milyon ise sivildi. 1937 yılında Japonlar Çin’e saldırdığında ülkenin nüfusu 500 milyondan oldukça fazlaydı ve bu rakam o dönem ki toplam dünya nüfusunun dörtte birinden fazlaydı(1800’de 300-400 milyonluk Çin’in nüfusu 1 milyarlık dünya nüfusunun üçte birinden fazlaydı, günümüzde ise etnik Çinli nüfusu dünyanın beşte biri kadar). Japonlar işgal ettikleri bütün ülkeler de soykırım politikası uyguluyorlardı. Her halde soykırım uygulamanın en zor olduğu ülke Çin olsa gerek. Bir Japon generalin bu konu ile ilgili “Biz bu ülkeyi nasıl yeneceğiz, mermimizden daha fazla Çinli var” dediğinden bahsederler, tabi bu bir espri mi yoksa gerçek mi bilmiyorum.
Çin zaten oldukça kanlı olan bir iç savaş içindeydi. Ancak Japonların işgali ile beraber milliyetçiler ve komünistler birbirleriyle savaşmaya ara vererek Japonlara karşı birleştiler. Daha sonra Japonların çekilmesiyle tekrar kaldıkları yerden savaşmaya devam ettiler. Savaş sırasında milliyetçiler uyanıklık yapıp komünistlerin daha fazla kayıp vermesi için çoğu zaman pasif davrandılar ve bu Japonların işini kolaylaştırıyordu. Tabi daha sonra milliyetçiler yaptıklarına pişman oldu. Çünkü komünistler savaştıkça halkın gözünde büyüyor ve insan topluyorlardı. En sonunda savaş bittiğinde komünistler milliyetçilerden daha güçsüz olmaları gerekirken daha güçlenmiş olarak çıktılar ve 1949 yılında komünistler ülkenin tamamında kontrolü sağlamış oldular(Tayvan adası hariç).
3. Almanya (7.500.000)
6 milyonu asker olmak üzre 7,5 milyon insan yitiren Almanya 1,5 milyona yakında sivil kaybetti. Bu siviller genellikle İngiliz ve Amerikan hava saldırıları sonucu öldüler. Askerlerin ise büyük kısmı Fransa, İngiltere veya ABD ile savaşırken değil, doğu cephesinde komünizmle savaşırken ölmüştü.
hitler
Almanların görece az insan yitirmesinin sebebi ise kendileriyle savaşan pek çok destekçinin var olmasıydı. Doğu cephesinde Anti-Slav ülkelerle birlikte komünist hareketlerle savaşıyorlardı. alman ordusuna en büyük destek ise Avrupa genelinde topladıkları aşırı sağcı gönüllülerden geliyordu. Romanya, Macaristan, Finlandiya, İspanya, Hırvatistan ve Slovakya gibi ülkeler Nazilere destek amaçlı tümenler gönderirken Almanlar bunun dışında ki ülkelerden savaş boyunca Anti-Komünist gönüllülerden oluşan ordular kurdular. Bu aşırı sağcı gönüllüler ordusunu Anti-Komünizm, Yahudi karşıtlığı, fakirlik, korku ve güce hayranlık gibi unsurlar kalabalık hale getirmişti. Bunda Nazilerin başarılı propagandaları çok etkili olmuştu. Öyle ki SS birliklerinde Almanlardan çok Alman olmayan gönüllüler vardı ve bu birlikler müttefikler açısından en korkulan askerlerdi. Zaten eğer her şeyi Almanya kendi yapmaya kalksaydı savaş daha erken biteceği gibi Almanlar çok daha fazla kayıp verirlerdi.


Günümüz Almanya sınırlarında savaş öncesinde nüfus 69 milyon kadardı. Ama Almanlar Polonya’ya girip savaşı başlatmadan önce Avusturya ve Çekoslovakya’ya da sahiptiler. Böylece Nazi toprakları savaş öncesinde 92 milyon ediyordu. Polonya, Avusturya, Çekoslovakya gibi ülkeler büyük bir Alman nüfusu barındırıyorlardı ve bu yüzden ırksal temizlik yapılması daha kolaydı. Bu yüzden önce Avusturya sonra Çekoslovakya tercih edildi. En sonunda da Polonya’ya girilmesiyle batılılar, Hitler’in toprağa doymayacağını anladılar ve sonunda savaş ilan ettiler.
4. Polonya (6.000.000)
Polonya’nın kısa bir sahil şeridi vardı ve bu sahil onlara kuruluş aşamasında iken denize sınırları olsun diye verilmişti. Ancak bu şerit Alman topraklarını bölüyordu. Almanlar hem Doğu Prusya ile kara bağlantısını sağlamak hemde kalabalık bir Alman nüfusun olduğu Polonya’yı ele geçirerek, Almanları tek çatıda toplama adımını tamamlamak üzre oluyordu. Almanlar bu yüzden Polonya’ya saldırarak yeni dünya savaşını başlattılar.
polonya-2-dunya-savasi
Sovyetler Birliği ise Polonya’nın doğusuna saldırdı. Hem Almanlara daha az toprak kalsın istiyor, ayrıca Polonya’nın geçmişte yaptığı bir ihanetin intikamını hissettiriyorlardı. Polonya’ya Bolşevik devrimden sonra Lenin’in onayı ile bağımsızlık kendilerine hediye oldu. Ancak Polonya Rusya da ki iç savaşı fırsat bilerek daha fazla toprak kazanmanın peşine düştü. Böyle bir hainlik Bolşevikler de hayal kırıklığına sebep olduğu gibi iki Slav ülkenin birbirine öfkesini arttırmıştı.
Nüfusuna oranla en çok insanın öldüğü ülke Polonya’dır. Polonya da 3 milyona yakını Yahudi olmak üzere 6 milyon insan öldü ve bunun çok azı askerdi. Avrupa da en çok Yahudi Polonya da yaşıyordu. Bu yüzden en meşhur toplama kamplarının yeri burası idi. Almanya da Hepi topu 160 bin Yahudi katledilirken Polonya da ki ölümlere bakınca aslında Yahudileri öldürme fikrinin Nazilerde savaş sırasında oluştuğunu anlıyoruz. Savaş öncesinde Yahudileri sürgün ederek Almanya’yı temizlemeye çalışan Naziler savaş başlayınca öldürme yoluna gidiyorlardı. Çünkü; artık topraklar genişliyordu ve kontrolün kolaylaşması için etnik temizliği hızlandırmak gerekliydi.
5. Endonezya (4.000.000)
Endonezya ile ilgili bilgi elde etmek gerçekten çok zor bu yüzden savaşta nasıl bir direniş gösterdiklerini bilemiyoruz. Ancak Japonlar 1942’de işgal ettikleri bu ülkede 3 yıl boyunca 4 milyon sivil katletmişler. Görünen o ki pek ciddi bir direnişte görmemişler. Japonlar her işgal ettikleri ülke gibi burada da büyük soykırımlara imza atmışlar.
endonezya-2dunyasavasi
Japonlar bölgeden çekilirken çok sayıda silah bırakıyorlar ve böylece Endonezya halkına Hollanda ile mücadele edebilmesi için bir fırsat veriyorlar. Bir nevi Japonlar Endonezya için “bana yar olmadı beyazlara da olmasın” diyorlar. Ancak Hollanda’ya karşı verilen bağımsızlık mücadelesinde 4 yılda 100 bin kişi öldü. Buda 3 yılda 4 milyon kişiyi öldüren Japonların soykırım konusunda Hollandalılara göre oldukça yetenekli olduklarını gösteriyor.
6. Japonya (2.680.000)
Japonlar 3 milyona yakın insan yitirdiler. Bunun 2,1 milyonu askerlerdendi. Geri kalan siviller ise ABD bombardımanından dolayı ölüyorlardı. Japonların yaşadığı ana karalarda nüfus 80 milyona varıyordu. Bunların içinde oldukça yüksek sayıda Koreli köleler vardı. Dikkatinizi çekmişse Japonya’nın da tıpkı Almanya gibi sivillerden ziyade askerini yitirdiğini fark etmiş olmalısınız. Bu ülkeler oldukça kalabalık ordular halinde başka ülkeleri işgal ettiği için savaşın büyük kısmını kendi toprakları dışında yürüttüler bu yüzden sivil kayıpları görece daha az oldu.
japonya-sdunyasavasi
ABD ve İngilizlerin, Japonlar ve yerel müttefikleri karşısında ki kayıpları ikisininde 100 bin civarında asker olmuştu. Özellikle İngilizlerin en büyük ordusunun bulunduğu Singapur’da ki kuvvetlerinin Japonlara teslim oluşu büyük bir utanç kaynağı olmuştur.
Japonlar en çok kaybı ise 1945 yılında verdiler. o yıl Japon adaları artık ABD uçaklarının menziline girmişti ve çok rahat bomba yağmuruna tutulabilir oldular. Bu bombardımanlar halkın savaşı daha yakından hissetmesine neden oluyordu. Ayrıca o yıl Mançurya da ki 700 bin kişilik Japon ordusu 1,5 milyonluk kızıl ordunun taarruzuna uğrayıp tamamen yok oldu. Ayrıca bu taarruz Japonların yakın topraklarını sırayla kaybetmesine neden olduğu için Japonlar teslim olup ellerinde ki mevcut adaları kurtarma yoluna gittiler. Bu taarruz sırasında ABD atom bombaları attığı için teslimiyet atom bombasının marifeti haline geldi ve övgüler kızıl orduya gitmesi gerekirken ABD’ye gitmiş oldu.
7. Hindistan (1.600.000)
O dönemde Japonya uzak doğu da pek çok Avrupa kolonisini kendi kolonisi haline getiriyordu. İngiliz İmparatorluğunun incisi olan bu bölgede Hindistan Bağımsızlık Hareketi Japonları bir kurtarıcı olarak görmüştü. Bu düşünce sadece onların değil bütün Asya kolonilerinde dile getirilen bir düşünceydi.
hindistan-2dunya-savasi
Özellikle Japonların Burma da yer edinmeye başlaması Hindistan Bağımsız Hareketi için umutları iyice arttırdı ve böylece Hindistan da kitlesel eylemler ve silahlı direniş patlaması hızlandıkça hızlandı. Ancak İngiltere için Hindistan gibi bir ülkeden vazgeçilemeyeceği için İngilizler son derece sert bir şekilde bütün kalkışmaları bastırıyordu. Başbakan Winston Churchill İngiliz İmparatorluğunun bölünmesine izin vermeyeceğim diyordu ama daha sonra Churchill’den iktidarı devralan sosyalistlerin lideri Clement Attlee birçok sömürgeye bağımsızlık verecekti.
O dönem 380 milyona yakın insanın yaşadığı günümüz Hindistan topraklarında ezici çoğunluğu sivil olmak üzre 1,6 milyon insan yaşamını yitirdi. Hintlilerin daha sonra Japonlar tarafından kurtarılma ümidi tükense de İngiliz siyasetinde yaşanan değişim onların bağımsız olmasını sağlayacaktı zaten.
8. Yugoslavya (1.027.000)
Yugoslavya da tam bir iç savaş durumu hakimdi. Sadece Almanlarla değil onlarla ittifak içinde olan pek çok tarafla mücadele söz konusuydu. Yugoslavya savaşın başlarında tarafsız kalmaya çalışsa da başarılı olamadı ve kızıl ordunun gelişine kadar amansız bir savaşın içine girdi.
yugoslavya-2dunyasavasi
Nazilerin sıkı müttefiki olan Çetnikler, Ustaşalar ve Boşnaklar karşısında komünist partizanlar bulunuyordu. Bu partizanlar ancak Sovyet yardımının ulaşmasıyla kazanabilecek idiler. Alman işgali sonrası Macarlara, Bulgarlara ve İtalyanlara biraz pay bırakıldı. Kalan bölgelerin batısında yani Hırvat ve Boşnak bölgelerde kukla bir Ustaşa rejimi kuruldu. Ustaşalar Çingenelere Yahudilere ve Sırplara yönelik büyük bir soykırım gerçekleştirdiler. Doğuda yani Sırp bölgelerinde ise yine kukla bir Çetnik rejimi kuruldu. Buralarda komünist gerillalar ve Çetnikler mücadele halindeydiler. En sonunda kızıl ordunun gelişiyle beraber bütün topraklar tek tek kurtarıldı ve ilk seçimin ardından Tito liderliğinde revizyonist bir komünist ülke ortaya çıktı.
9. Hindiçin (1.000.000)
Japonya günümüzde Vietnam, Laos ve Kamboçya’nın yer aldığı bu koloniyi Fransızlardan almıştı. Yerel halklar ise henüz Japonları tanımadıkları için onların gelişini memnuniyetle karşıladılar. Tıpkı diğer Japon işgal bölgelerinde olduğu gibi buralarda da çok iyi karşılandılar. Tabi sonradan diğerlerinde de olduğu gibi Japonların daha da beter olduğunu anlayacaklardı.
hindicin-haritasi
25 milyonluk bölgede 1 milyon sivil katledildi. Japon İmparatorluğu her yerde olduğu gibi burada da soykırım hobisini icra ediyordu. Fakat ilginçtir ki tıpkı diğer kolonilerinde yaptıkları gibi çekilirken silahlarını bölge halklarına dağıtacaklardı. Böylelikle insanların bu seferde Avrupalılarla savaşması sağlanacaktı. Yani Avrupa’dan intikam almak veya savaşın başka kişilerce devam ettirilmesi arzulanıyordu.
Japonların bu politikaları işe yaramıştı. Endonezya’nın Hollanda’dan bağımsız olması gibi Hindiçin de Fransa’dan kurtulacak ama bu direniş daha sonra meşhur Vietnam savaşına yol açacaktı. Vietnam savaşında hem Vietnam hem Laos hemde Kamboçya ikinci dünya savaşına kıyasla çok daha fazla kan kaybedecek ve savaşta ki toplam bombaların daha fazlasını görecekti ama yinede komünizm burada kazanacaktı.
10. Romanya (833.000)
Romanya’nın Nazilerin yanında yer almak için önemli sebepleri vardı. Bu sebepler Anti-Komünizm veya Anti-Slav olmanın dışında savaşı Nazilerin kazanacağı düşüncesinin oluşturduğu bir korkuda vardı. Özellikle Avrupa da pek çok ülke Naziler tarafından büyük şiddete maruz kalmamak için gönüllü kölelik pozisyonuna geçebiliyordu.
Romanya özellikle Rusya’nın işgalinde Nazi ordularına çok fazla destek kuvvet gönderiyordu. Zaten savaş öncesinde Sovyetler Birliği ile derin gerilimler yaşamıştı. Bu yüzden komünizmin devre dışı kalmasını önemsiyorlardı. Kızıl ordunun Romanya’yı kurtarmasıyla beraber artık Sovyetler Birliğine yakın bir ülke kurulacaktı.
11. Macaristan (580.000)
Tıpkı Romanya da olduğu gibi Macarlarda da Anti-Komünizm ve Anti-Slavlık düşüncesi yer edinmişti ama Yahudi ve Çingene karşıtlığı sadece Nazilerin baskısı yüzünden vardı. Bu ülkeler zaten Nazilerden korkarak hareket ettikleri için onlara yaranmak adına her tavsiyeyi emir olarak tatbik ediyorlardı.
macaristan-2dunyasavasi
Bu yüzden 200 bin Yahudi ve Çingene infaz edildi. O dönem 10 milyona yakın insan yaşayan bu ülke de sivil ölüm oranı yine savaşa göre azdı. Çünkü ülke birçok askerini komünizmle mücadele için Rusya’ya göndermişti. 300 bin asker hem taarruzda hemde ülke işgal edildiğinde öldü. Macar sivil kaybı ise 80 bin kadardı. Görüldüğü gibi mihver devletler yine sivilden çok asker kaybetmişti.
12. Fransa (567.600)
Fransızlar, Nazilere karşı şaşkınlık içerecek şekilde 6 haftada yenildiler ve Paris düştü. Bundan sonra Fransa da yeni bir hükumet kuruldu ve Almanya’nın kuklası haline geldi. Ne zaman ki ABD, İngiltere ve Kanada Normandiya çıkarmasından sonra Paris’i ele geçirdi, işte o zaman Fransa tekrar Almanya ile savaşmaya başladı ama zaten savaş bitmek üzereydi.
fransa-2dunyasavasi
Fransa da işgal sırasında insanlar çalıştırılmak için Almanya’ya götürülüyor ve pek çoğu geri gelmiyordu. Fransa da işgal yıllarında işgali tanımayanlar ise çalışmayı reddedip ormanlara kaçan partizanlar olmuştu. Bu komünist gerillalar Nazilerle ve kukla askerlerle savaşmaya çalışıyorlardı. Ancak çıkarma gerçekleşene kadar pek hasar verememişlerdi.
13. İtalya (454.500)
İtalya savaş boyunca 300 bin asker kaybetti. Özellikle Nazi bünyesinde Rusya’ya gönderdiği askerler içinde çok sayıda soğuktan ölenler oluyordu. Bunun dışında Doğu ve Kuzey Afrika da da müttefik kuvvetler ve yerel destekçileriyle savaşarak mücadelenin Afrika’da da azda olsa var olmasını sağlamışlardı. Ancak İtalya’nın savaşta hasar verme yönünden pekte faal olmadığını söylemek gerek.
İtalya’nın askeri kaybı sivil kaybından 2 kat fazla. Bu klasik mihver devleti özelliklerinden bir diğeri. Asıl ilginç olansa Macaristan ve Romanya gibi kendisinden daha fazla kayıp veren mihver güçler olmasına rağmen İtalya’nın adının tarih kitaplarında daha çok zikredilmesi. Bu sanırsam İtalya’nın savaş sırasında değil savaş öncesinde de gönüllü mihver olmasından kaynaklanan bir durum.