31 Ekim 2019 Perşembe

ekşiden: 11 Yıldır Cinsel Terapi ile İlgilenen Birinden: Evlilikte Seksin Bitmesinin Nedenleri


Evliliklerde ya da uzun süreli ilişkilerde cinsel hayat, eskiden olduğu kadar renkli olmayabiliyor. İşte bunun bazı nedenleri.

cinsellik, penisin vajinaya girişinin çok üstünde ve ötesinde bir alandır. görüntüde iki beden birbiriyle sevişir ama derinde zihinler, geçmişler, tabular, sosyal kabuller karşılaşır birbiriyle. bu nedenle cinsel sorunlarda genelleme yaparak neden şudur demek pek gerçekçi değil.
11 yıldır cinsel terapi ile ilgileniyorum. burada bahsedeceğim dinamikler, cinsel sorunlara dair sık işittiğim mevzularla ilgili olacak ama evlilikte seksin bitmesinin bunların dışında birçok farklı nedeninin olabileceği okurken akılda tutulmalı.
cinsel tabular, her iki cinsiyetin zihninde de çok güçlü ve derinden etkili bir nehir gibi akar. bu tabuların ilişkiler üzerine, evlilik üzerine çok çeşitli ve önemli etkileri olur. örneğin kadınların cinsel arzusu azdır, kadınlar cinsellik talep etmez şeklindeki tabu. bunun etkisi ile kadın talep etmemesi gerektiğini düşünüyor ve cinselliği başlatma erkeğe kalıyor. bunun uzun vadede sonucu bir asimetri oluyor. birinden süreğen olarak bir şey talep etmek ya da birinin süreğen olarak sizden bir şey talep etmesi o şeye dair bir isteksizlikle sonuçlanır. bu asimetri zaman içinde cinsel etkileşimi olumsuz etkiler. bu nedenle eşlerin cinselliği karşılıklı talep etmesi ve asimetri gelişmemesi önemli. 
(bu tabunun erkeklerce benimsenmesi de sıktır. kadının cinselliği başlatması durumunda, erkeğin tabuları yüzünden hafifmeşrep olarak algılandığı haller de nadir değildir bu arada)
aklıma gelen ikinci sık neden psikodinamik etmenlere bağlı cinsel isteksizlik. yıllar önce fatih akın'ın bir filminde bir sahne izlemiştim, adamlar bir masada oturmuş sohbet ederken seks konusu açılıyor ve birisi evlilikte seks lafı açılınca şöyle diyor: "insan karısını, çocuklarının anasını ..... mi?" bu cümle, bu sorunun iyi bir özeti aslında. çocukken karşı cins ebeveyne karşı duyulan ödipal arzu sonucu gelişen içsel çatışma, rakip olarak baş edilemeyen hemcins ebeveyn ile özdeşim kurarak çözümlenir. bu çatışmanın izleri ruhsal yapıda önemli bir yer tutar. çocuklarının annesi/babası olarak tanımladığı bir eş, anne/baba imgesi ile özdeşleştirilmiş bir yan barındırır. insana dair en güçlü tabulardan birisi olan ensest tabusu anne ya da baba olarak algılanan bir eşle sevişmeye mâni olur.
çocuk sonrası dönemde eşler, özellikle anneler; bebeğin yoğun ruhsal, duygusal ve zihinsel yatırım ihtiyacı olan o ilk dönemde ebeveynlik konusunda yoğun bir odaklanma yaşarlar. bu evrimsel ve biyolojik zemini çok güçlü bir yaşantıdır. ancak bu içsel yatırımın zaman içinde dengelenmesi ve anne/baba dışındaki rollere tekrar angaje olunması hem ebeveynin kendi ruhsal süreçleri için hem de çocuğun ayrılma bireyleşmesi açısından önemlidir.
bu süreçte yaşanan sıkıntılar ya da ilişkideki roller arasındaki asimetri, ödipal arzular ve ensest tabusu üzerinden cinsel isteksizliğe ve evlilikte seksin bitmesine neden olabilir.
günlük yaşama ve ilişkinin duygusal boyutuna dair yükler de cinselliği olumsuz etkiler. ama bunların hiçbiri evliliğe özgü değildir aslında. uzun süreli ilişkilerde bu tip handikaplar yaşanması çok şaşırtıcı değil. ancak bunların uzun süreli ilişkilerde seksi bitireceği düşüncesi yanlış. eğer cinselliği önemsiyor ve bununla ilgili bir tefekkür içine giriyorsanız bu sorunlar kronik hale gelmeden ya çiftin gayreti ile ya da profesyonel destekle çözülebiliyor.
peki çözülmezse?
elbette herkesin evlilikten beklentisi farklı ama cinselliğin çiftin yakınlığı için en önemli faktör olduğunu unutmamak gerekir. seks olmadan evlilik sürdürmek duygusal alana ve hayatın rutinine de mutlaka olumsuz etkiler yapacaktır.
hastalarıma hep söylerim, iyi bir ilişki masa gibidir ve dört bacağı vardır: sevgi, saygı, güven ve cinsellik. tek bacağı olmayan masanın taşıyacağı her yük onu devrilmeye iter. dört bacağı da sağlam olan masa ise edip cansever'in masası gibidir; anahtarları, çiçekleri, sütü, yumurtayı, pencereden gelen ışığı, bisiklet sesini, çıkrık sesini, ekmeğin havanın yumuşaklığını, eşlerin aklında olup bitenleri ve hayatta yapmak istediklerini taşıyacak kadar güçlüdür.

Rusya'da 1982'den Beri Yayın Yapan ve Sırrı Çözülemeyen Gizemli Radyo İstasyonu: UVB-76

kaynağı belirsiz olan, düşük radyo frekansları aracılığıyla yayın yapan Numbers Station adlı bazı radyo istasyonları var dünyada. Rusya'da bulunan UVB-76 da bunlardan biri. Bu kanaldan belli aralıklarla anlamsızmış gibi görünen ancak belli bir sırası olduğu anlaşılan mesajlar yayınlanıyor. Hatta UVB-76'nın yayınında zaman zaman çok kısa süreli insan sesleri duyulduğu da söyleniyor. Sözlük yazarı ''archetype'' da bu istasyon hakkındaki fikirlerini yazmış.






iddiaya göre geçenlerde su baskınına uğrayan tesis.

bu zamana kadar bir kaç defa yayını kesip sesli mesaj yayımlamış olsalar bile bu sayı daha fazla olabilir, çünkü istasyon dinlemesi sürekli olarak yapılmamıştır. bazı durumlarda buzzer'ın değiştirildiğine rastlanmıştır. kimi kaynaklar istasyonun resmi amacının iyonosfer araştırması olduğunu belirtmektedir. ama istasyonun gerçek amacı hiçbir zaman beyan edilmemiştir.





istasyonda görevli insanların bulunup bulunmadığı kesin değildir. arka plan gürültüsü nedeniyle buzzer'ın açık bir mikrofonla birlikte bir odada olduğu düşünülmektedir. yayımlanan sesli mesajlar incelendiğinde bunların genellikle istasyon çağrı kodu ile başlayıp, sayı dizileri ve heceleme alfabesiyle verilen bir kelimelik mesajlar ile bittiği görülmektedir. hecelenen harflerin buzz tonu gibi yaklaşık 1 saniye, her harften sonra duraksamanın da yaklaşık 1.5 saniye olmasından, sesli mesajların yapay olarak üretildiği anlaşılmaktadır.

yine iddiaya göre nadir durumlarda aynı frekanstan insanların konuştuğu duyulmuştur. bu başka bir yayının frekansa karışmasından dolayı ortaya çıkmış olabilir. bunun ve arka plan gürültüsünde konuşan bazı insanların duyulmasının istasyonda görevli insanlar olduğu tezini güçlendirdiği düşünülebilir.





istasyonun yayınının sesli mesajlar, (yanlışlıkla veya kasten) mikrofona veya frekansa karışmalar şeklinde kesilmesi ne yazık ki dead man's switch tezini tehdit etmektedir. ancak sesli mesajların yapay olarak üretilmesi ve numbers station formatında olması şüphe ve merakı tekrar yükseltmektedir. kısaca varsayımlar birbiriyle çelişmekte ve ortaya kesin bir inanışın çıkmasına engel olmaktadır.

eğer bu yayın bir dead man's switch ise neden sesli mesaj yayımlamaktadır? eğer bir tür gizli numbers station ise neden nerdeyse yayının tamamı buzzer'dan oluşmaktadır? veya, bu istasyon masum bir araştırma fesilitesi ise neden yapay sesli mesajlar yayımlamıştır? işin içinden çıkmak şimdilik mümkün değildir.





peki ya istasyona yönelik artan ilginin farkında olan bir grup haylaz insanın, yayına karışıp sesli mesajlar ve konuşmaları yayımladığını varsayarsak? bu şekilde düşünürsek masum bir araştırma fesilitesinin serbestçe istismar edildiği sonucuna varırız. ayrıca bu düşünce komplo teorilerinden daha rasyonel görünmekte ve istasyondan duyulduğu iddia edilen "alakasız" bazı diyalogların yayına farkında olmadan karışan "masum" diğer yayınlar olduğu düşüncesini güçlendirmektedir. bu durumun teknik olanağı şahsımca tahmin edilememekle beraber, istasyonun gizemli halinin daha ilgi çekici olduğu da, ayrıca belirtilmelidir.

Türkiye youtube fenomenlerinin aylık gelirleri

YouTube fenomenleri bir ayda ne kadar kazanıyor? YouTube istatistiklerini dünyayla paylaşan SocialBlade, tüm dünyanın olduğu gibi Türkiye'nin de en çok kazanan YouTube fenomenlerinin ayda ne kadar kazandığını tahmini rakamlarla açıkladı. İşte fenomenlerin yalanladığı ama SocialBlade’in paylaştığı YouTuber kazançları..


2019  başı  itibarı  ile 


Oyuncak Avı TV

Abone sayısı: 5.1 milyon

Tahmini aylık kazanç aralığı: 57 - 921 bin dolar

Enes Batur

Abone sayısı: 8.8 milyon

Tahmini aylık kazanç aralığı: 25 - 404 bin dolar

Orkun Işıtmak

Abone sayısı: 5.7 milyon

Tahmini aylık kazanç aralığı: 7 - 116 bin dolar

Fatih Selim Tube 

Abone sayısı: 519 bin 

Tahmini aylık kazanç aralığı: 22 - 354 bin dolar

Prenses Elif 

Abone sayısı: 2.6 milyon 

Tahmini aylık kazanç aralığı: 21 - 350 bin dolar

Oyuncu Yusuf 

Abone sayısı: 735 bin 

Tahmini aylık kazanç aralığı: 17 - 273 bin dolar


Prens Yankı 

Abone sayısı: 878 bin 

Tahmini aylık kazanç aralığı: 10 - 158 bin dolarRüya'nın Çiftliği 

Abone sayısı: 774 bin 

Tahmini aylık kazanç aralığı: 7 - 120 bin dolar

Ruhi Çenet 

Abone sayısı: 3.3 milyon 

Tahmini aylık kazanç aralığı: 2 - 130 bin dolar


İddaa'dan kazanmak için kesinliği kanıtlanmış % 100 çalışan 3 yöntem

iddaa'da kazanmak için önerilen yöntemlerdir.

dikkat her üç sistemde %100 çalışmaktadır. her üç sistem de kazancına kazanç katar.

sistem 1: takımları, oranları felan takip etmeye gerek yok. iddaa bayii açıyorsun. gelsin paralar.

sistem 2: kuponu yaptın. heyecan, adrenalin tavan yapmış. burada dur. kuponu yatırmak için gidiyorsun ama yatırmadan geri geliyorsun. yatıracağın miktar cebinde kaldı.

sistem 3: asla nesine bilyoner misli gibi uygulamaları indirme, paran cebinde gönlün rahat..

29 Ekim 2019 Salı

Bir Seks Makinesi Olarak Bilinen Ölümü Dahi Enteresan Bir Rus Efsanesi: Grigori Rasputin

1872 yılında doğan bir rus keşiş Rasputin. Çocuk yaşlarda doğaüstü yetenekleri olduğuna ve hastalıkları iyileştirdiğine inanılır. Sonrasında Rusya'da hem din hem de devlet işlerinde etkili olmaya başlar. Bir de seks maceraları ile ünlüdür. Kendisinden nefret eden bir grubun suikastına kurban gitmiş ancak ölümü bile sıradan olmamış.





bi rus efsanesi... rasputin’in inanılmaz bi ikna gücü vardır, konuştuğu insanları adeta hipnotize eder, hatta istese rusya ordusunu bi anda kendi ordusu haline getirebilir (bilemiorm tam olarak), küçükken en vahşi atları bile sadece konuşarak sakinleştirdiği öne sürülür.

rasputin uzun yıllar rus hanedanını ve sarayı etkisi altına almış, hanedan üzerindeki etkisiyle devleti denetlemiştir.



çariçe aleksandra, ailede ırsi olan (bkz: hemofili) hastalığını ancak onun tedavi edebileceğine inanır, kadınlara olan düşkünlüğüyle ünlenen rasputin tüm dünyada bi “seks makinası” yaftası yemiştir adeta.

cyrano


rusya'nın birinci dünya savaşı'na girmesiyle çarın saraydan ayrılarak cepheye gitmesiyle çariçe aleksandra'yla olan ilişkileri daha da samimi bir hal alır.

rasputin'i tanrı'nın bir elçisi olarak gören çariçe ile mektuplaşmaya başlarlar. bu mektuplarda görülür ki rasputin çariçeyi de ayartmıştır.
Çar Nikolay ve Çarice Alexandra


bu dedikoduları duyan saray ahalisi bundan rahatsız olur ve rasputin'e gizliden nefret duyarlar. bu nefret, onu öldürmek için planlar kurmalarını sağlar. rasputin çariçe'ye yazdığı bir mektupta bir kehanette bulunur.
"eğer beni öldürürlerse, sizin aileniz de en geç 2 sene içinde öldürülecektir."



daha sonra çarın bir akrabası tarafından zehirli bir şarap ile öldürülmek istenir fakat rasputin zehir falan dinlemez. bunu gören eleman, 2 el ateş eder ama kurşunlar da rasputin'e etki etmez. daha sonra saraydan kaçan rasputin, nehirde boğulmuş olarak bulunur. rasputin'in kehanettinden sonra çariçe, ölümü beklemeye* başlar. gerçekten de romanov ailesi kurşuna dizilirek öldürülürler. ayrıca bu adam okuma yazma da bilmezmiş. ölüm tarihi 1916 olarak bilinmektedir.

II. Dünya Savaşı'nda Almanya Teslim Olmak Üzereyken Yapılan yüzyılın en büyük Katliamlarından biri : Dresden Bombardımanı

https://seyler.eksisozluk.com/ii-dunya-savasinda-almanya-teslim-olmak-uzereyken-yapilan-katliam-dresden-bombardimani

Almanya'nın Dresden şehri, 13 Şubat ile 15 Şubat 1945 arasında Amerikan Hava Kuvvetleri ve Kraliyet Hava Kuvvetleri tarafından bombalandı. Bu bombalama, II. Dünya Savaşı'nın en tartışmalı olaylarından biri olarak tarihte yerini aldı.

3-14 şubat 1945 tarihinde ingilizlerin öncülüğünde yapılmış korkunç bir intikamdır.


almanya teslim olmak üzereyken yapılmıştır. kimi tarihçilere göre 150 bin kimilerine göre 200 bin sivil ölmüştür. japonya'ya atılan atom bombalarından daha fazla sivil öldürdüğü halde maalesef tarihte hiroşima ya da nagazaki kadar yer tutmaz. bombardıman, şimdi tarihte "büyük barış adamı" olarak anılan winston churchill'in sorumluluğunda gerçekleşmiştir. yangın bombaları iki gün boyunca şehrin tepesine rastgele boşaltılmıştır. nazilerin yaptığı soykırımın ezikliği ile almanya bu olayı hiç bir zaman gündeme getirememiştir.

insanlık suçuna karşı insanlık suçu işlenmiştir.

bombardimandan önce dresden'in resimlerini, kamera ile cekimlerini gören bir insan evladi gözyaslarini zor tutar. paris ne ki, prag ne ki...


bu vahsetin yegane sebebi, almanlar'i yildirmakti sözde, ittifak devletlerinin kendilerini hakli cikarma malzemesi, hirosima ve nagazaki'de oldugu gibi "bunu yapmasaydik savas uzayacakti" argümanidir; ancak hangi insan binlerce kadinin cocugun üstüne tonlarca bomba yagdirir ki, hele hele yenilecegi kesinlesmis bir ülkeye... tabii ki her savasta oldugu gibi yeni gelistirdikler silahlari ve bombalari denediler, gayet sevindiler ise yaradigini görünce.


bir cok bokta oldugu gibi bu bokta da winston churchill cikar tasin altindan; ancak her zamanki uyanik tavirlariyla bu isi örtbas etmislerdir ingilizler.

günümüzde almanya'da bu bombardimani hatirlayip yas tutma isi ne yazik ki neonazilere birakilmistir; diger partiler yarim asirdir utanclarindan birsey diyememis, en ufak imada bulunana "eh, siz de baslatmasaydiniz savasi, öldürmeseydiniz milyonlarca insani" denilmistir... ortalik it kopuga kalmistir, umariz degisir bu...




bu harekatin emrini donemin ingiltere basbakani winston churchill vermistir. kendisi insanlik tarihinin yuz karasi olarak nitelendirilebilecek daha pek cok olayina burnunu sokmustur.

hatta ve hatta birinci dunya savasi sirasinda osmanli imparatorlugu'na (henuz savasa girmeden) parasini pesin pesin odedigi iki buyuk savas gemisini teslim etmeyen donemin bahriye nazirida gene bu palyancodur

(bkz: bunu yapan insan olamaz)

avrupa'da geçtigimiz yüzyil içerisinde bombardiman sonucu yapilmi$ en büyük katliam olmakla beraber,sebebinin basit bir intikam planindan ziyade,müttefiklerin nihai amacinin dogudan büyük bir hizla gelen kizil ordu'nun gözünü korkutmak oldugu da kimilerince öne sürülmektedir.


ingiliz uçaklari bombardiman esnasinda $ehirde bulunan shell'e ait petrol rezervlerini vurmami$,ancak yollarda kaçan alman kadin ve çocuklarini 1800 derecelik bir fahrenheitta * pi$irmekten kaçinmami$lardir.ayrica hava taarruzu esnasinda,önceden almanlarca esir alinmi$ 20bin kadar müttefik askeri de bade olmu$tur..

Atatürk'ün Ünlü "Türk, Öğün, Çalış, Güven" Deyişindeki "Öğün" Ne Anlama Geliyor?

gazi mustafa kemal atatürk'ün "türk, öğün, çalış, güven" sözündeki öğün kelimesinin aslında ne kadar yanlış anlaşıldığı ile alakalı aydınlanmamı paylaşmak istiyorum.
türk, "öğün", "çalış", "güven"... sözündeki "öğün" aslında neymiş?
atatürk'ün türk milletine söylediği söz, hep yanlış anlaşılmış "türk, öğün, çalış, güven"dir.
ne yazıktır ki, "öğün" sözcüğü, "övün" sözcüğü olarak zihinlerde yer etmiş, pek çok kişi de yanlış bir şekilde "ğ" harfi zamanla "v" harfine dönüştürerek büyük bir türkçe hatası yapmaya devam etmektedir.
öğün sözcüğü, "og" kökünden türetilmiş, öztürkçe olan ve "aklını kullan" anlamına gelen bir sözcükmüş.

sonuç olarak

atatürk, "türk, aklını kullan, çalış, güven" demiştir.
“öğ” = “akıl / us” olduğuna göre, benzer biçimde, “öğ-retmek” = “akıl-landırmak” ve “öğ-retim” = “akıl-landırma işlemi” oluyor. yine, “öğ-renme” = “akıl edinme” oluyor.

Güneş'in Saniyede 5.5 Milyar Kg Kütle Kaybetmesi

evet, yanlış okumadınız; yapılan hesaplamalara göre güneş, saniyede 5 buçuk milyar kilo kütle kaybediyor.
o zaman şu soruyu sormak gerekiyor: "sen milyon, sen milyar, sen kütleyi ne yaptın?"
hemen açıklayalım: kaybedilen kütlenin 1.5 milyar kilogramı güneş patlamaları ve rüzgarlarıyla uzaya saçılıyor. geriye kalan 4 milyar kilogram kütle ise einstein'ın e=mc^2 denklemine göre enerjiye dönüşerek uzaya ısı ve radyasyon şeklinde yayılıyor. yani güneş'in merkezinde gerçekleşen füzyon reaksiyonları sonucunda her saniye 4 milyar kilogram güneş kütlesi enerjiye dönüşüyor. işte güneş'imizin parlamasını ve güneş sistemi'ni ısıtmasını sağlayan tüm bu enerjinin kaynağı, her saniye enerjiye dönüşen 4 milyar kg hidrojendir.

bu şekilde devam ederse çok yakında güneşi'miz bitip tükenecek gibi gözükerek sizi korkutmasın; saniyede 5.5 milyar kg bizim için çok büyük bir rakam gibi gözükse de bu kütle güneş için denizdeki bir kum tanesi kadar az. güneş, 5 milyar yıl sonra yakıtını bitirerek ömrünü tamamladığında, şu anki kütlesinin sadece % 0.034 'ünü kaybetmiş olacak, yani %1'den bile çok daha düşük bir değer. dolayısıyla 5 milyar yıl daha sıkıntı yok arkadaşlar, kafanız rahat olsun.

Hayvanlar Eti Çiğ Yerken İnsanlar Neden Pişirerek Yer?

eğer ilkel çağlarımızdaki gibi beslenseydik bugün hala sadece karnımızı doyurmak için avlanıyor olurduk. pişirilmemiş yiyecekleri saklamak gibi bir sorunumuz vardı. besinler çürümemiş, yenmesi mümkün hallerinde bile besin değerleri kayba uğruyordu. bu da enerji kaybı demek. oysa pişirilmiş yiyeceklerin, ısıtıldığında dahi %100'ü metabolizma tarafından kullanılıyor ve enerjiye dönüşüyor, ilkel yemeklerinde sadece %30-40'ı.
yiyecekleri pişirmek, metabolizmaya gerekli olan enerji ihtiyacını en verimli şekilde karşılayabilmek demek. ayrıca birçok besin pişirildiğinde daha kolay çiğnenip sindiriliyor, içeriğindeki lifler ortaya çıkıyor, besin değeri artıyor ve bildiğimiz gibi lezzet olarak da tercih edilir oluyor. bu da her bakımdan tasarruf demek. evrimse tasarruflu olanı tercih eder.
hal böyle olunca çenemiz küçüldü, diş sayımız azaldı ki hala azalıyor, 20'lik diş denen belayla uğraşma nedenimiz o dişlerin çenede yer bulamıyor olmasıdır. büyük çenenin küçülmesi demek, beynin büyüyebilmesi için yer açılması demek. atp'den tasarruf etmek demek demek. biyolog bir arkadaşımın dediği gibi, su yakmıyor bu...
burnumuz da bu nedenle küçüldü çünkü koku duyusuna ilkel dönemlerimizdeki kadar ihtiyacımız kalmadı. yiyeceklerin öldürücü/çürümüş olup olmadıklarını anlamak için yararlandığımız en önemli mekanizmaydı koku. hamilelerin bugün kokuya aşırı duyarlı olmaları ve kusmalarının nedeni de budur, doğa anne ve bebeği korumak için bu hassasiyeti artırarak daha da dikkatli olmasını sağlamıştır.
bütün bu nedenleri ayrıntılarıyla açıklamak mümkün, bilimciler uzun uzun anlatmış. sonuç olarak yiyecekleri pişirmemiz çok yönlü olarak değişip gelişmemizi sağlamıştır. basit bir ayrıntı değildir veya sadece lezzeti artırmak gibi bir nedene dayanmaz.

28 Ekim 2019 Pazartesi

Iq testi CEVAP

CEVAP: Çiftçi önce keçiyi karşıya geçirir. Ardından lahanayı alır ve karşı kıyıya bırakırken keçiyi geri alır ve yeniden diğer kıyıya taşır.

Tarih Boyunca Avrupa'daki Her Hengameyi Kendi Lehine Çeviren ABD'nin Süper Güç Olma Hikayesi

1700'lere gidiyoruz

13 koloni ingiltere'den bağımsızlığını ilan etmek istiyor. ingiltere buna geçit vermek istemiyor. o dönemin ingiliz ordusu dünyanın en güçlü ordularından biri ve dünyanın birçok ülkesinde savaş tecrübesi kazanmış profesyonel askerlerden oluşuyor. dönemin abd'sinin henüz düzenli bir ordusu yok, para birimi tuvalet kağıdından değersiz ve askerlere üniforma alacak parası dahi yok. savaşın başlarında ingilizler üstünlük sağlıyor ama daha sonra gerek ingiltere'deki iç karışıklıklar, gerek ingiltere ile avrupa ülkeleri arasındaki krizlerden dolayı ingiltere buraya tam gücünü veremiyor, aradaki okyanusu da düşününce asker takviyeleri ve mühimmatlar aksıyor ve ingiltere savaşı kaybediyor. böylece abd dünya gücü olma konusunda durumu 1-0'a getiriyor.
1763'te Kuzey Amerika'da bulunan koloniler
şu anda abd'nin başında aykut kocaman olsa takımı defansa çeker ama o zamanlar aykut yok. abd'nin eline bir başka fırsat geçiyor. 13 koloninin batısında bugünkü midwest (ortabatı) bölgesi ispanyollar'a ait ama ispanyollar burayı savaşla fransa'ya kaptırıyor. fransa daha doğrusu napolyon burada aynı yıllar önce ingilizlerin yaptığı gibi bir koloni kurmak istiyor. bu sırada napolyon ile avrupa ülkeleri arasında savaş çıkıyor ve haiti'deki fransız kolonisinde köleler silahlanıp isyan başlatıyor. haiti'de isyandan ve salgın hastalıktan dolayı on binlerce fransız askeri telef oluyor. abd hemen bu fırsattan yararlanmak için fransa'ya gidip "kuzey amerika'daki topraklarınızı bize satın" diyor. napolyon en başta kabul etmiyor ama sonra bunca sorunla ve düşmanla uğraşırken amerika'ya yollayacak yeterince askeri olmadığını görüyor bu toprakları koruyamayacağını anlıyor. bu durumda bu toprakları abd'ye satmazsa ispanya veya ingiltere savaşarak alacak ve fransa ezeli rakipleri önünde dezavantaj yakalayacak. bu durumda napolyon bu toprakları dönümü 23 cent karşılığı yani bedavaya abd'ye satıyor.
Amerika tarafından Fransa'dan alınan Louisiana toprakları

böylece abd tek kurşun atmadan topraklarını 2'ye katlıyor ve durumu 2-0'a getiriyor. 

böylece avrupa'da yaşanan 2 kriz ve avrupalı güçlerin abd'yi hafife alması sonucu abd 2 kez atağa kalkmış oluyor. 1810'larda avrupa yine karışık ve yine kendi aralarında savaşıyor ve abd yine bunu fırsat bilerek eskiden avrupalılarla müttefik olan kızılderililere saldırıp bugünkü oklahoma'dan kanada'ya kadar olan bölümü ele geçiriyor. hakeme baktım, gol çizgiyi geçti diyor. durum şimdi 3-0.

1819'da abd ile ingiltere oregon bölgesi yüzünden savaşın eşiğine geliyor. 

oregon'u denizden ingiltere, karadan abd keşfetmiş ve ikisi de bölgeye hakim olmak istiyor. ingiltere savaş gemilerini oregon kıyılarına çekiyor ve saldırıya başlamak için askerler emir bekliyor. aslında bu bir blöf çünkü ingiltere'nin ekonomisi çökmüş durumda ve yeni bir savaşa girecek parası yok. abd bu blöfü yemiyor ve kendi blöfünü yaparak savunma pozisyonu alıyor. en sonunda tüm avrupa'yı saran ekonomik kriz yüzünden ingiltere abd'ye açmak istediği savaşı açamıyor ve oregon'u kaybediyor. teselli ödülü olarak vancouver ingiltere'ye kalıyor ama atı alan üsküdar'ı geçmiş oluyor.


bundan birkaç yıl sonra abd'yi hafife alan taraf bu kez ispanya oluyor. 

abd bu kez gözünü florida'ya dikmiş. ispanya o sırada avrupa'daki sorunlarla ve iç karışıklıklarla uğraşıyor ve amerika gizlice vatandaşlarını florida'ya gönderip silahlandırıyor. ispanya'nın okyanus ötesinde bir savaş yapmaya ne bütçesi ne de yorgun ordusu el vermiyor ve ispanya bölgeyi savaşmadan terk ediyor. böylece abd güneş kremini ve plaj havlusunu alıp miami'ye uzanıyor.
abd ispanya'dan florida'yı almakla yetinmiyor, ispanya'nın zayıflığını fırsat bilerek o sırada ispanyolların hakim olduğu teksas bölgesine de sulanmaya başlıyor. hikaye yine aynı. ispanya avrupa'da krizle ve savaşlarla uğraşıyor ve okyanus ötesindeki teksas'a yeterince asker yollayamıyor. ispanyol kolonisi meksika kendi çabalarıyla bir ordu kuruyor ama abd meksika'nın başkentine kadar hiç zorlanmadan iniyor. sonra teksas abd'ye katılıyor.
ABD'nin genişlemesi

avrupa'da ne zaman kriz olsa abd güç ve toprak kazanıyor. 

en başta abd'yi hafife aldığı için pek kastırmayan avrupalılar daha sonra durumun ciddiyetini anlıyor ama okyanusun ötesine binlerce asker çıkartmak hem masraflı, hem riskli hem de her ülke kendi meseleleriyle uğraştığı için kimse uğraşmıyor. mesela abd hawaii'yi tek kurşun atmadan alıyor.
ingiltere ile rusya savaşın eşiğine geliyor ve ingilizler o zamanlar rusya'nın toprağı olan alaska'yı ele geçirmek için hazırlıklara başlıyor. bunu gören rusya burayı savaşta kaybedeceğini düşünerek bari bedavaya gitmesin diye abd'ye satıyor. bugün alaska'dan çıkan petrol, doğal kaynaklar ve balık düşünüldüğünde abd burayı neredeyse bedavaya almış oluyor.
kısaca avrupalılar ne zaman birbirini yese abd fırsatı gole çevirmiş. genelde insanların aklına birinci ve ikinci dünya savaşları geliyor ama abd bunu 1700'lerden beri çok iyi bir şekilde yapıyor. özellikle ülkenin ilk 10 başkanı diplomasi konusunda çok güçlü ve kartlarını çok iyi oynamış. gerisi de çorap söküğü gibi gelmiş.

İlluminati nedir, amacı nedir, kinler kurmuştur, kimler üyedir, hangi ünlüler üyedir


İlluminati nedir?

İlluminati "aydınlanmışlar" anlamına gelen Latince kökenli bir sözcüktür.

İlluminati nedir? Oldukça merak edilen bu sorunun cevabı yıllar boyu birçok kişi tarafından merak edilmiş ve araştırılmıştır. Sonuçlara göre illuminati batıl inançlara, ön yargılara, dinin sosyal hayat üzerindeki etkilerine karşı gelen bir örgüttür. Ancak sonradan amacından saptığı düşünülür. Amacından sapan illuminatinin yeni hedefi araştırmacılara göre dünyadaki düzeni değiştirmek, dinsel inançları, devletleri yıkmak, kendi hakimiyetlerini oluşturmak olarak iddia edilmektedir.
İlluminati'nin tarihçesi



İlluminati 6 kişinin katılımı ile 1776 yılının Mayıs ayında Bavyera'da kurulmuştur. Temel amaçları arasında insanların özgür düşünmesinin engellenmesini ortadan kaldırmak, bu düşünceleri dinsel düşüncelerden uzaklaştırmak ve Newton'cu pozitif bilimi geliştirmek vardır.


Kurucularından Adam Weishaupt örgütün adının "mükemmelleştiriciler" olmasını istemesine rağmen şimdiki adı ile faaliyetlerine başlayan illuminati örgütü, zaman zaman 'Baveryan İlluminati' olarak da anılmış ve savundukları düşüncelere de 'İlluminizm' denilmiştir. Kurulan bu örgütün üyeleri gizlilik yemini ederek ve üst kademelerde bulunan kişilerin sözlerine itaat edeceklerini söyleyerek gruba dahil olmuşlardır. Özünde Masonluğu örnek alan, bu şekilde ilerleyen İlluminati, örgütlenmesini de ona göre yapmıştır.


İlluminati örgütü zaman zaman sorunlar yaşamıştır. Bunlardan biri 1777 yılında Bavyera yöneticisi Karl Theodor'un aydınlanmacıların taraftarı olması ve bütün gizli örgütlere yasaklama getirmesi sonucu İlluminati'ye de yasaklama getirmesidir. 1785 yılında hükümetin yayınladığı bildiri sonucu grup dağılmış ve zamanında grubun kurulmasına öncülük edenler kaçmıştır. Bunun sonucu olarak da örgüte ait yazışmalar, belgeler yayınlanmıştır.


1874 senesinde tamamen yasaklanması sonucu yok olmaya başlayan örgüt Alman bir filozof olan Hegel'in örgüte katılması ile canlanmıştır. Bu olay örgütün kaderini değiştirmiş ve "İlluminati ne demektir?" sorusunun cevabına yeni bir soluk getirmiştir. Hegel'in katılmasıyla bu sorunun cevabı ve illuminatinin gidişatı 'Yeni Dünya' kavramını benimsemek, bunun üzerinde tezler sunmak haline gelmiştir.

lluminati örgütünün günümüzde de olduğu ve uzun vadeli planlar yaparak amaçlarını gerçekleştirmek istedikleri iddia edilmektedir. Tarihteki ABD başkanlarının, günümüzde de güçlü ve önemli isimlerin örgütün üyesi olduğu düşünülmektedir. Bu üyeler sanatçılar, siyasetçiler ve bankacılardan oluşuyor olabilir. Ayrıca, özellikle çocuklara hitap eden çizgi filmlerde büyük etkisi olduğu düşünülen Hollywood sektörünün de örgüt kontolünde işlerini yürüttüğü düşünülmektedir.

İlluminati'nin faaliyetleri ve komplo teorileri



Araştırmacı ve yazarlara göre tarihte olan önemli olayların arkasında veya oluşum sürecinde İlluminati'nin etkisi büyüktür. Düşünürler, bu olaylar arasında Waterloo Savaşı, Fransız İhtilali, John F. Kennedy suikastı gibi olayların olduğunu iddia etmektedir. Ancak bu düşünceler kanıtlanamamaktadır, bu da İlluminati'nin yapılanması ile ilgilidir.


İluminati ile ilgili iddialardan biri, geçen yüzyıllarda önemli bir güç haline gelen ABD'nin örgütün planlarının hazırlanması ve uygulanma sürecinde olduğunun iddia edilmesidir. Örneğin 1 Amerikan Doları üzerinde bulunan örgütün simgesi veya geçmişte örgüte üye olduğu düşünülen ve örgüte dahil olanlar tarafından yönetildiklerine inanılan ABD başkanlarıdır.

Bir başka iddia ise, üyelerin şeytana tapmasıdır. Bu iddianın doğruluğu ne kadar tartışmaya açık olsa da dinden uzaklaşmak için yapılan çalışmalar olduğu düşünülmektedir. Özellikle gençlere odaklanılan bu noktada, şarkılar, oyunlar, filmler aracılığı ile bilinç altına yerleştirilmek istendiği düşünülmektedir. Buna göre daha önce de belirttiğimiz Hollywood film sektörü de buna odaklı çalışmalar yapmaktadır.


Örgüt, iddia edilen çalışmaların hepsini içeriyorsa oldukça fazla maddi imkana ihtiyaç duymaktadır. Peki bunu nasıl sağlamaktadır? Düşünürlere göre İluminati, bünyesinde bulunan zengin insanlar yardımı ile çalışmalarını sürdürmektedir.
İlluminati'nin popüler kültüre yansımaları ve üyesi olan ünlüler



İlluminati örgütü ile ilişkilendirilen semboller müzik ve film sektöründe fazlaca yer almaktadır. Özellikle Stanley Kubrick'in Eyes Wide Shut adlı filmi, bugüne kadar yapılmış en kapsamlı İlluminati deşifresi olarak kabul edilir. Filmde sadece örgütün ritüellerine ve semiyolojisine hakim insanların anlayabileceği pek çok göndermenin olduğu bilinmektedir.

Müzik dünyasında ise Lady Gaga, Rihanna, Jay Z, Kanye West, Beyonce ve Katy Perry gibi şarkıcılar kliplerinde İlluminati sembollerini kullanmışlardır. Bu semboller genellikle piramit, tek göz, üçgen ve güneştir.
İlluminati'nin sır perdesinin ardındaki gerçekler



İlluminati örgütü dünyada yönetici kategorisinde bulunan insanlarla bir şekilde bağlantılı olduğu için hayatımızı bir şekilde kontrol ediyor desek çok da yanılmış olmayız aslında.


Örgüt içinde bulunan üyelerin bilgileri tamamen gizlidir ve kimse tarafından öğrenilememektedir. Her üyenin kod adı bulunmaktadır ve bu şekilde birbirleri ile iletişim halinde kalmaktadırlar. Örneğin, örgütün kurucularından olan Adam Weishaupt’un kod adının ‘Spartacus’ olduğu bilinmektedir.


Peki İlluminati nasıl yürütülmektedir? Çalışmalarını nasıl yapmaktadırlar? Örgüt, her sene toplanmakta ve temel amaçları olan konuları masaya yatırıp tartışmaktadırlar. Peki devamlılığını nasıl sağlıyorlar? Öncelikle oldukça güçlü olmaya özen gösteriyorlar, bu sayede dünyanın geleceğine yön verebiliyorlar. Bunu da ekonomik krizler, terör saldırıları ile sağlamaktadırlar. Esas ilkeleri 'kaostan kaynaklanan düzen' olduğu için kurulu düzenleri bozarak, tek devlet, tek din esasına dayanarak dünya düzenini tekrar kurmayı amaçlamaktadırlar.


Tarihe bakılığında İlluminati örgütü ile ilgili ilginç noktalar göze çarpmaktadır. Örgütün üst kademesinde bulunan üyelerin her sene toplanıp, amaçları doğrultusunda konuştukları ve karar aldıkları ortamda 'Yuvarlak Masa' adını verdikleri bir konsey oluşturdukları söylenmektedir. İlluminati içinde bulunan üst kademe üyelerinin oluşturduğu alt kadrolar ülkelere yayılmış devlet adamlarından oluşmaktadır ve 1. Dünya Savaşı zamanında bunun etkileri oldukça hissedilmektedir. Savaş sırasında karşıt ülkelerin temsilcileri Yuvarlak Masa'da toplanarak savaşın gidişatını ve sonucunu tartışmışlardır. Savaşın başlama sebebinden, Osmanlı Devleti'nin yıkılışından, savaşın sonuna kadar herşeye hakim olan İlluminati, savaşın sebep olduğu düzensizlikten beslenerek temel amaçlarından olan "tek düzen, tek dünya" mantığını tamamlamış olacaklardı.


İlluminati örgütünün oldukça fazla maddi kaynağa ihtiyaç duyduğunu ve bunu zengin üyelerinden karşılıyor olabileceğinden bahsetmiştik. Örgüt içinde bulunan liderlerin toplam servetinin yüzden fazla bağımsız devletin gayri safi milli hasılasından daha fazla olduğu düşünülmektedir. Araştırmalara göre şu anda ABD'nin bir diğer stratejisi ise enerji kaynaklarına yoğunlaşmak ve onları ele geçirmek yönündedir. Hatta ABD’den Christoper Fettews, Parameter dergisindeki makalesinde şöyle demiştir: Orta Asya ve Hazar Denizi'ni merkez bölge olarak niteleyip, bu bölgenin önemli enerji kaynaklarına sahip olunmuştur. Söz konusu rezervlerin kontrolü için ABD, Rusya, Çin, İran ve Türkiye büyük satranç oyununda rol almaktadırlar. 11 Eylül olayı da bu satranç oyununun hamlelerinden biriydi sadece. Fakat bu olayların suçlusu olarak görülen ABD yönetimi bu planın sadece aracılığını üstlenmiştir. İlluminati'yi asıl yönetenler, üst kademe dediğimiz seçkin üyelerdir. Yazar ve araştırmacıların düşüncelerine göre ise ABD çok uzun süredir bu örgütün etkisi altındadır.


Masonların etkisinde olan, Dünyanın en büyük siyonist örgütü olarak kabul edilen İlluminati'nin bünyesinde ABD’nin tanınmış zengini David Rockefeller olduğu iddia edilmektedir. 91 yaşında olan Rockfeller dünyanın en büyük şirketlerinden olan; Chase Manhattan Bank, Citibank ve Standard Oil, Mobil gibi dünya petrol pazarını elinde tutan dev şirketlerin en büyük hissedarıdır. Şirketlerinin cirosu dünyadaki pek çok devletin yıllık gelirlerinden daha fazla olduğu söylenmektedir. Bu sayede illuminati'ye de yardımda bulunduğu düşünülebilir.

İlluminati Ünlüleri

Akım yayılmaya devam ettikçe birçok ünlüler bu gruba üye oldukları düşünülmektedir. Bu örgüt hakkında en çok merak edilen konu bu olmaktadır. Hangi ünlülerin üye olduğu veya hangi ünlülerin bu topluluğa katıldığı birçok kişi tarafından merak uyandırmaktadır. Ve bu merak konusunda ise bir çok ünlü isim deşifre olduğu bilinmektedir. Bu ünlülerden bazıları Türk bazıları ise yabancı ünlülerdir bu ünlüler; Laddy gaga, Tarkan, Sertap Erener, jay-Z, Beyonce, Rihanna, Britney Spears, Justin Timberlake, Madonna, Christiana Aguilera, Paris Hilton, Justin Bieber, Selena Gomez, Demi Lovato, Maroon 5, Nicki Minaj ve Eminem bu ünlüler arasındadır. Bu kanıya varanların kanıtları oldukça güçlüdür. Sayılan bu ünlü kişilerin kliplerini incelediğinizde birçok İlluminati sembolik olduğunu fark edeceksiniz.
Sizlerde bu ünlüleri izleyerek kliplerinin daha dikkatli izlerseniz sizlerde bu simgelerin gözle görünür şekilde hayata geçirildiğini fark edeceksiniz. Eski zamanlarda bu simgeler gizli saklı yerlerde konulurdu ama şimdilerde yanı günümüzde bakıldığında her şey ortada yanı tüm simgeler ortalıkta yanı göz önünde bulunmaktadır. Bu simgeler insan beynini yıkamak ve sizlerin ilgisini çekerek daha fazla izlenmesini sağlamaktadırlar.

kaynak:  medya

Nusret'in Sosyal Medya Uzmanına Ödediği Maaş Ortaya Çıktı

nusretin sosyal medya uzmanının maaşı
Ülkemizde ve dünyada adını duyuran Nusret'in sosyal medya hesabını yöneten uzmanın aldığı maaş ortaya çıktı.
Bir marka kurduğunuzda sizi diğer markalardan ayıracak en önemli şey reklam ve tanınırlık kazanmak için yaptığınız yatırımdır. Bu yöntemi dengeli ve doğru bir şekilde uygulayabilenler kısa süre içerisinde büyük başarılar elde eder. İşte yalnızca ülkemizde değil, dünyada da kendine isim yapmış Nusret Gökçe’nin başarısı da bundan kaynaklanıyor.
Nusret, günümüzün fırsatlarını en iyi değerlendiren isimlerden birisi. Kendi kurduğu ve kendisinin ismini taşıyan markasını sosyal medya aracılığıyla dünyaya tanıtmayı başardı. Peki bunu yalnızca kendisi mi yaptı? Cevabımız hayır. İşte daha önce de bir yazımızda bahsettiğimiz ‘yatırım’ kavramı burada devreye giriyor.
Özellikle Instagram yoluyla ismini duyurmayı başarmış olan Nusret, şu ana kadar platform üzerinden 1.799 gönderi paylaşmış durumda. Ancak gönderilerinin çoğunu sürekli beraber dolaştığı sosyal medya uzmanıyla birlikte atıyor. Nusret’in pozları, videoları ve yaptığı diğer her şey sosyal medya uzmanının elinden çıkıyor. Bu sayede Nusret, Instagram üzerinden 23,6 milyon takipçi sayısına ulaşmış durumda. Bu sayı da onu Türkiye’nin en çok takip edilen hesabı haline getiriyor.


Peki sürekli Nusret’in yanında dolaşan bu sosyal medya uzmanı ne kadar para kazanıyor? Hürriyet’in yaptığı habere göre Nusret’in sosyal medya hesabını yönetmesi için tuttuğu sosyal medya uzmanının aldığı maaş 20 bin TL. Hatta Nusret, tuttuğu sosyal medya uzmanından son derece memnun olduğunu ve bu yüzden gelecek yıl maaşına zam yaparak 30 bin TL ödeyeceğini de söylüyormuş.

https://www.webtekno.com/nusret-instagram-sosyal-medya-maasi-h78604.html

Netflix’in Binlerce Filme Kolayca Ulaşabileceğiniz Gizli Kodları

Bu içeriğimiz, film seçerken filmin süresinden daha çok vakit harcayanlara gelsin. Son yılların popüler içerik üreticisi ve yayıncısı Netflix’in gizli kodlarıyla istediğiniz tür başlığı altındaki içeriklere ulaşmak mümkün.
Netflix, izleyiciyi kendine bağlayan popüler dizileri, milyon dolarlık film projeleriyle sinema salonlarının sonunu getirmeye ant içmiş gibi gözüküyor. Çünkü insanlar 3 sinema bileti parasına, her ay binlerce içeriğe erişebiliyorlar. 
Eğer bir film izlemek istiyor ve filmi seçerken film süresinden daha çok vakit harcıyorsanız, bu liste tam size göre. Çünkü bu vakti kaybetmenin temel nedeni, genelde hangi tarz film izlemeye karar verememek oluyor.

Vereceğimiz kodları kullanmak için tür URL’sinin sonuna aşağıdaki gibi istediğiniz kodu yazabilirsiniz:

https://www.netflix.com/browse/genre/6485
Hatta şuradan ulaşacağınız kapsamlı listede, tür yerine belirli yönetmen veya oyuncuların içerikleri için verilen kodları da bulabilirsiniz. 
  • Aksiyon, Macera: 1365
  • Aksiyon, Komedi: 43040
  • Aksiyon, Bilim Kurgu, Fantastik: 1568
  • Aksiyon, Gerilim: 43048
  • Yetişkin Animasyon: 11881
  • Macera: 7442
  • Afrika Filmleri: 3761
  • Uzaylı Bilim Kurgusu: 3327
  • Hayvan Masalları: 5507
  • Anime: 7424
  • Anime Aksiyon: 2653
  • Anime Komedi: 9302
  • Anime Dram: 452
  • Fantastik Anime: 11146
  • Korku Anim: 10695
  • Bilim Kurgu Anime: 2729
  • Anime Series: 6721
  • Asyalı Aksiyon Filmleri: 77232
  • Avustralya Filmleri: 5230
  • Çift Film (Korku): 8195
  • Baseball Filmleri: 12339
  • Basketbol Filmleri: 12762
  • Belçike Filmleri: 262
  • Biyografik Belgeseller: 3652
  • Biyografik Drama Filmleri: 3179
  • Boks Filmleri: 12443
  • İngiliz Filmleri: 10757
  • İngiliz TV Şovları: 52117
  • Yapmacık Filmler: 1252
  • Çocuk ve Aile Filmleri: 783
  • Çin Filmleri: 3960
  • Klasik Korku ve Macera: 46576
  • Klasik Komedi: 31694
  • Klasik Dram: 29809
  • Klasik Yabancı Filmler: 32473
  • Klasik Filmler: 31574
  • Klasik Müzikaller: 32392
  • Klasik Romantik Filmler: 31273
  • Klasik Bilim Kurgu ve Fantastik Filmler: 47147
  • Klasik Gerilim: 46588
  • Klasik TV Şovları: 46553
  • Klasik Savaş Filmleri: 48744
  • Klasik Western: 47465
  • Komedi Fimleri: 6548
  • Çizgi Roman ve Süper Kahraman Filmleri: 10118
  • Country ve Western Filmleri: 1105
  • Mahkeme Dramaları: 2748
  • Yaratıcı Filmler: 6895
  • Suç Aksiyon ve Macera: 9584
  • Suç Belgeselleri: 9875
  • Suç Dram Filmleri: 6889
  • Suç Gerlim: 10499
  • Suç TV Şovları: 26146
  • Kült Komediler: 9434
  • Kült Korku Filmleri: 10944
  • Kült Flmler: 7627
  • Kült Bilim Kurgu ve Fantastik Filmler: 4734
  • Kült TV Şovları: 74652
  • Kara Komediler: 869
  • Derin Deniz Korku Filmleri: 45028
  • Disney: 67673
  • Disney Müzkalleri: 59433
  • Belgesel Filmleri: 6839
  • Dram Filmleri: 5763
  • Kitaptan Uyarlama Dram Filmleri: 4961
  • Gerçek Hayattan Uyarlama Dram Filmleri: 3653
  • Doğu Avrupa Filmleri: 5254
  • Çocuklar İçin Eğitim: 10659
  • Epik, Kahramanlık Filmleri: 52858
  • Deneysel Filmler: 11079
  • İnanç ve Maneviyat Filmleri: 52804
  • Aile İçerikleri: 51056
  • Fantastik Filmler: 9744
  • Film Noir: 7687
  • Yemek ve Gezi Programları: 72436
  • Futbol Filmleri: 12803
  • Fransız Filmleri: 58807
  • Gangster Filmleri: 31851
  • Eşcinsel Dramaları: 500
  • Alman Filmler: 58886
  • Yunan Filmleri: 61115
  • Tarih Belgeselleri: 5349
  • Korku Komedi: 89585
  • Korku Filmleri: 8711
  • Bağımsız Aksiyon ve Komedi: 11804
  • Bağımsız Komedi: 4195
  • Bağımsız Dram: 384
  • Bağımsız Filmler: 7077
  • Bağımsız Gerilim: 3269
  • Hint Filmleri: 0463
  • İrlanda Filmleri: 58750
  • İtalyan Filmleri: 8221
  • Japon Filmleri: 10398
  • Kore Filmler: 5685
  • Kore TV Şovları: 67879
  • Dövüş Sanatları Filmleri: 8985
  • Orta Doğu Filmleri: 5875
  • Askeri Aksiyon ve Macera: 2125
  • Askeri Belgesel: 4006
  • Askeri Dram: 11
  • Mini Diziler: 4814
  • Sahte Belgeseller: 26
  • Canavar Filmleri: 947
  • Çocuk Kitaplarından Uyarlama Filmler: 10056
  • Mizk ve Konser Belgeselleri: 90361
  • Müzik Filmleri: 1701
  • Müzikaller: 13335
  • Gizem Filmleri: 9994
  • Yeni Zelanda Filmler: 63782
  • Politik Komediler: 2700
  • Politik Belgeseller: 7018
  • Politik Dram Filmleri: 6616
  • Politik Gerilim: 10504
  • Psikolojik Gerilim: 5505
  • Reality Şovları: 9833
  • Dini Belgeseller: 10005
  • Romantik Komedi: 5475
  • Romantik Dram: 1255
  • Romantik Yabancı: 7153
  • Romantik Bağımsız Filmler: 9916
  • Romantic Filmler: 8883
  • Rus Filmleri: 11567
  • Bilim Kurgu ve Fantastik: 1492
  • Bilim Kurgu ve Macera: 6926
  • Bilim Kurgu ve Dram: 3916
  • Bilim Kurgu ve Korku: 1694
  • Bilim Kurgu ve Gerilim: 11014
  • Bilim ve Doğa Belgeselleri: 2595
  • Bilim ve Doğa TV Şovları: 52780
  • Sessiz Filmler: 53310
  • Seri Katil Filmleri: 8646
  • Sosyo Kültürel Belgeseller: 3675
  • Sostal Sorunlar Dramaları: 3947
  • İspanyol Filmleri: 58741
  • Ruhi Belgeseller: 2760
  • Ajan, Aksiyon Macera: 10702
  • Ajan, Gerilim: 9147
  • Stand-up Komedi: 11559
  • Doğaüstü Korku Filmleri: 42023
  • Doğaüstü Gerilim Filmleri: 11140
  • Gençlik Komedileri: 3519
  • Gençlik Dram. 9299
  • -Gerilim Filmleri: 8933
  • Gezi ve Macera Belgeselleri: 10673
  • Vampir, Korku Filmleri: 75804
  • Werewolf Horror Movies: 75930
  • Zombi Korku Filmleri: 75405

Denizde Yüzerken Bir Anda Şimşek Çakmaya Başlarsa Ne Yapmalıyız?

denizde sakin sakin yüzüyorsunuz, uzaklara açıldınız, iyice karadan uzaklaştınız ve olan oldu: hava birden bozdu ve şimşekler çakmaya başladı. işte o anda artık hayati tehlikeniz var demektir çünkü denizdeyken yakınınıza bir yere 300 milyon voltluk ortalama büyüklükte bir yıldırım düşerse kızarmış pirzolaya dönüşme riskiniz oldukça yüksektir. bu yüzden yağmurlu ve kara bulutların olduğu havalarda denize girmek çok risklidir. 

ama işte tam açıklarda yüzerken ani bir yağmura ve şimşeklere yakaladınız, o zaman yapmanız gereken şey mümkün olduğunca suyun yüzeyinde kalmamak olmalıdır. çünkü denize yıldırım düştüğünde gerilim suyun yüzeyinden ilerler. bu yüzden denize yıldırım düştüğünde balıklar zarar görmez. evet, işte böyle bir durumda yapmanız gereken şey derinden derinden yüzerek kıyıya doğru ilerlemek olmalıdır. 

ve başladınız derine dalarak kıyıya doğru ilerlemeye... dışarıda yıldırımlar ve patlıyor, siz karaya vardınız ama öyle kütük gibi çıkmaya kalkarsanız; zaten ıslaksınız, ilk düşecek yıldırım direkt olarak beyninizde patlayabilir. bu sebeple, denizden çömelerek çıkmalısınız ve derhal saklanabileceğiniz üstü kapalı bir alan bulmalısınız. ama çevrenize baktınız; alabildiğine plaj, başınızı sokabilecek hiç bir yer yok. böyle bir durumda da yere düz şekilde yatmak yerine çömelerek vücudunuzu top şekline getirerek durmalı ve fırtınanın dinmesini beklemelisiniz. o şekilde durarak beklemek yerde düz şekilde yatmaya göre daha az risklidir. 

27 Ekim 2019 Pazar

Yolcu Uçakları Neden Uzaya Çıkamaz?

https://seyler.eksisozluk.com/yolcu-ucaklari-neden-uzaya-cikamaz

uçak motorları genellikle turbo-fan ve türbinli gaz motorlarıdır. ön tarafta bulunan fanlar toplanan hava akımıyla, hava basıncını yükselten hava kompresörlerini döndürür ve elektrik üretir; yanma odasında havayla birleşen yakıt ile de enerji kazanılır. bu yanma işlemi uçağın yerçekimine karşı yeterince tepki verebilmesi için kilit noktalardan biridir. bu, newton’un üçüncü yasasını karşılar.
uçak motorları kanatlara kaldırma kuvvetini veren aracılardır. buradan sonra işe bernoulli yasası dahil olur. bernoulli yasası, hava ve deniz araçlarının tasarımında kullanılır. kısaca bernoulli yasası; enerjinin korunumu ilkesinin sıvılara uygulanmasından elde edilen prensiptir. kararlı durumda bulunan bir sıvının enerjisi, genel olarak, yerçekiminden doğan potansiyel enerji ve kendi üzerinde bulunan sıvının aşağı itmesinden doğan potansiyel enerjiden meydana gelmektedir. eğer sıvı hareket halindeyse, potansiyel enerjiye ilaveten hızından doğan kinetik enerji de mevcuttur. bernoulli ilkesine göre, akım çizgilerine sahip turbulent ve viskoz olmayan bir akımda bu enerjilerin toplamı değişmez. buna göre eğer bir sıvının hızı çoğalıyorsa, orada basıncı düşer, birim zamanda geçen kütlesi eşit olur. 


yani bu ne demek ve uçaklarda nasıl uygulanır? bir uçak kanadı, üstünden geçen akımın daha hızlı, altından geçen akımın daha yavaş olacak şekilde düzenlenir. uçak kanatlarının üst kısmının bombeli alt kısmının ise düz olmasının sebebi budur. bu suretle üst tarafta alçak basınç, alt tarafta ise yüksek basınç oluşur ve sonuç olarak yukarı doğru bir kaldırma kuvveti ortaya çıkar. uçağın uçma prensibi motorlar ve kanatlar arasındaki bu yasalara dayanır.
peki bir uçak neden uzaya çıkamaz? bunun temel nedeni oksijendir. bunun ardından, yolcu uçakları bakımından konuşmak gerekirse, kabin basıncı ve radyasyon gelir. yolcu uçakları genellikle azami 15 kilometre yükseklikte uçacak şekilde tasarlanmıştır. yeryüzünden yükseldikçe atmosfer katman katman incelir. atmosfer inceldikçe hava da incelir ve oksijen miktarı düşer. yanma işleminin gerçekleşmesi için oksijen temel bir elementtir. oksijen yoksa veya az ise bu durumda yanma işlemi gerçekleşmez veya çok düşük seviyede kalır. oksijenin olmaması yakıtın yanmasını engeller ve motorlar durur. motorlar durursa newton yasası ve bernoulli yasası çalışmaz. bu yasalar çalışmazsa uçak irtifa kaybetmeye başlar veya düşer. ancak motorlar dursa dahi kütük gibi düşmez, doğru açıyla sürtünme enerjisinden faydalanarak bir miktar daha süzülerek yol alabilir. nihayetinde uçakların uzaya çıkamamasının ana sebebi yakıt yakmak için oksijene bağımlı olmalarıdır. bunun ardından yüksek irtifaya dayanıklı olmayan kabin basınçları ve yüksek radyasyon gibi ikincil ve üçüncül nedenler gelir. sırf daha dayanıklı bir kabin oluşturmak için bile daha güçlü ve büyük motorlar gerekeceğinden, uçakların uzaya çıkabilecek şekilde tasarlamak başlı başına maliyettir.


uzaya çıkmayı başarabilen araçlar roket motorları kullanırlar. uzaya gerçekten çıkmayı başaran, yani 160 kilometrelik sınırı geçebilen kanatlı araçlar mekiklerdir. nasa, uzun zaman önce uzay yolculuğunda mekik kullanımına son verdi. ki zaten bu araçlar resmi olarak space craft değil “space shuttle” yani uzay mekiği olarak adlandırılıyordu. aslında mekikler sadece kanatlı planörlerdi. peki uçaklar uçamazken bu araçlar oksijen olmayan ortamda nasıl uçuyordu?
roket motorlarının, jet motorlarına göre tasarımından kaynaklı büyük bir avantajı vardır. kendi oksijenlerini yanlarında taşırlar. yani bir roket motorunda yakıt hücresine ek olarak bir de oksijen hücresi bulunur ve bu yüzden atmosfere bağımlı değillerdir. bu sayede uzaya çıkabilmektedirler. ama kullanışlı değillerdir çünkü taşıyabilecekleri yük miktarı kendi ağırlıklarının %2-3’ü kadardır.
nasa’nın 2001 yılında uçurduğu, 30 kilometre yüksekliğe ulaşan prototip bir uzay uçağı olan helios buna istisnadır. çünkü adı her ne kadar uzay uçağı olsa da enerjisini güneş panellerinden ve yakıt hücrelerinden alır. 

Helios prototipi
helios’un uçtuğu irtifada hava 100 kat daha incedir ve bugüne kadar bu irtifaya en yakın uçan sivil uçak yaklaşık 20 kilometre irtifada, sesten iki buçuk kat hızlı yol alan ve artık kullanılmayan concorde’dur. öyle ki bir concorde seyahatinde stratosfer katmanında uçulduğu için yukarı bakıldığında gökyüzü siyah, aşağı bakıldığında mavi görülüyordu. 1977’de 37 kilometreye çıkmayı başarmış mig uçağı ise en yüksekten uçan askeri uçaktır. ancak uzay sınırı yeryüzünden 160 kilometre yüksekte olduğu için hiçbiri uzaya çıkamamıştır. bunu tek başaran araçlar yörüngeye oturmak için bir roketle kalkış yapmaya bağımlı olan, uçak sınıfında olmayan, ancak planör sayılabilen nasa mekikleridir. soyuz gibi araçlar başlı başına uzay araçları olup, mekikler gibi iniş yapamamaktadır.