26 Ekim 2019 Cumartesi

Kerhane Tatlısının İsmi Nereden Geliyor?

askerdeyken kerhane tatlısı içeren hatıramı anlatmadan önce bu zavallı tatlıya neden böyle bir isim verilmişin cevabını vereyim.
osmanlı devleti'nin son dönemlerinde sokak başı kerhane bulunurdu. bakmayın şimdi "halifeee isterük!" diyenlere. devlet-i aliyye'de ve özellikle dersaadet'te işler bomboktu.
işte bu kerhaneler halkın yoğun talep gösterdiği mekanlardı ve buraların önünde oluşan kuyrukların haricinde birileri daha vardı kerhane önlerinde:
"seyyar tatlıcılar!"
içeriye gireceklere güç, kuvvet versin deyu bol şerbetli ve gevrek bu tatlılar öyle bir rağbet gördü ki maalesef adı artık kerhane tatlısı diye söylenilegelmeye başlandı.
sütlü nuriye'nin o fingirdek ama kulağa hoş gelen adı, şekerpârenin o anlamı güzel ismi,
dilber dudağının şairâneliği, sandal sefasının iç serinleten söylenişi, şöbiyet'in duyulduğunda "şöbiyet teyze" havası estiren ağır ismi, kalburabastı'nın mahalle kabadayısıvari adının yanında maalesef biraz sonra cenabet olacak yahut az önce cenabet olmuş kirli ellere uzatılan bu tatlıya kerhane tatlısı ismi lâyık görülmüştü.
işte bu tatlı daha sonra kerhane önlerinden bu lekeli ismiyle birlikte tüm memlekete yayıldı. ve köprü altlarından, alt geçit çıkışlarından uzanıp kışlalara kadar girdi.
eğitim çavuşu olarak yaptığım askerliğimde acemi askerleri fırsat buldukça dinlendiriyordum. kışlada bir kamyonet eğitim alanlarını dolaşıp çiğ köfte, ayran ve kerhane tatlısı satıyordu. bir gün daha kamyoneti gördüğümde acemilere bağırarak; "yarım saat ara veriyoruz. kerhane tatlısı alacaklar sıraya girsin kamyonet geliyor." demiştim.
acemi askerlerlerden biri biraz tedirgin bir şekilde yanıma yaklaşıp: " çavuşum. niye kerhane tatlısı diyorsun buna. valla canımız kerhaneye gitmek istiyor." dedi ağzından salyalar akıtarak.
o an gökyüzüne baktım ve dedim ki: " bit artık a........ k.......... şafağı. "