8 Kasım 2019 Cuma

Bir komplo teorisi olduğu ifade edilen "Chemtrail" "toksik bulutlar" "chemtrails spreyleme" üzerine

Komplo Teorileri daha önce Yalansavar’da etraflıca işlediğimiz bir konu. Kimlerin neden komplo teorileri ürettiğinden, bu teorilerin nasıl yayıldığına kadar bir çok soruya cevap aramıştık. (Yazı dizisini şurada bulabilirsiniz.) Bu yazıda, aslında son derece komik, ve asılsız olduğu bariz bir komplo teorisi olan Chemtrails (toksik bulutlar) teorisinden bahsedeceğiz. Önce bu komplo teorisini açıklayıp kısaca çürüttükten sonra, bu teori nasıl çıkmış ve nasıl hala yayılıyor ona bakacağız.contrails
Yoğunlaşma İzleri
Hepimiz, uçakların gökyüzünde ilerlerken bazen arkalarında, çoğu kez beyaz renkte, bir iz bıraktığını görmüşüzdür. Jet motorlu uçakların arkasında bıraktığı, bazen uzun süre gökyüzünde kalan bu izlere İngilizce’de ‘condensation trail’ (yani ‘yoğunlaşma izi’) ya da kısaca contrail deniyor.caydanlik
Uçaklardan bu izlerin çıkma sebebi, soğuk havalarda ağzınızdan çıkan havanın buhar gibi gözükmesinin sebebi ile benzer: Sıcak ve içinde su molekülleri bulunan (nemli) hava, nefesimizi verdiğimiz zaman soğuk havaya çıkar ve su molekülleri soğuk havanın etkisiyle yoğunlaşır, buharı oluşturur. Tıpkı çaydanlıktan çıkan buhar gibi.
Ağzımızdan ya da çaydanlıktan çıkan sıcak ve nemli hava çabucak dışarıdaki soğuk havaya karışır, görünmez hale gelir. Ancak yolcu uçaklarının ya da savaş jetlerinin uçtuğu 8 bin metre ve üstü irtifada hava basıncı ve sıcaklığı çok düşüktür. Uçağın egzozundan çıkan havadaki su molekülleri anında donarak kristalize olurlar ve yine aynı yerden çıkan diğer parçacıklara yapışarak yoğunlaşma izi dediğimiz bulutları oluştururlar.[1] Eğer uçağın uçtuğu yükseklikte hava az nemli ise bu izler bir kaç dakika sonra kaybolur. Eğer havadaki nem fazla ise, bu izler saatlerce havada kalabilen bir bulut haline dönüşebilir. (İngilizce bilen okurlarımız bu konuyu daha ayrıntılı anlatan bir postere şuradan ulaşabilirler.)
Chemtrailsbocek
Chemtrails teorisyenlerinin iddiası ise şudur: Bu izler uçakların motorlarından çıkmamaktadır. Bazı beldelerde yazları sinek ilacı sıkan kamyonetler gibi, bu yolcu ve savaş uçakları da arkalarından atmosfere ilaç püskürtmektedirler! Havada uzun süre kalan bu izler contrail değil, chemtrail‘dır. Sebep? Bu gazları atmosfere salarak insanların düşüncelerini ve davranışlarını kontrol altına almak, onları hasta yapıp ilaç satmak, beyinlerini uyuşturup isyan etmelerini engellemek, küresel ısınmayı engellemek vs! Peki kim yapıyor bunu? Devletler ve/veya büyük şirketler![2]
Şimdi, bu iddiayı çürütmek aslında çok zor değil. Çünkü bu teoriye inanacak bir kişi, şu saçma önermelerin de hepsinin doğru olduğunu kabul etmek durumundadır:
2. Dünya Savaşı sırasında çekilmiş bir yoğunlaşma izi resmi. (Kaynak: Commons Wikimedia)
2. Dünya Savaşı sırasında çekilmiş bir yoğunlaşma izi resmi. (Kaynak: Commons Wikimedia)
1- Uçakların bıraktığı bu izleri yıllardır dünyanın dört bir tarafında milyonlarca insan gördüğüne göre, eğer ortada böyle bir komplo varsa, ya devletler topluca bu işin içinde, ya da bir çok saf devlet senelerdir gözlerinin önünde her gün olan bu komplodan haberdar değil!
2- Komployu tasarlayanlar, atmosfere püskürtülen bu gazların kendilerine de ulaşacağını bilmiyorlar, ya da aldırmıyorlar.
3- Onyıllardır bu uçakları kullanan binlerce pilot, bu uçakların tasarımını ve bakımını yapan onbinlerce Türk, Amerikalı, İranlı, Arjantinli vs. mühendis, teknisyen, ve bütün dünyada kullanılan tonlarca zehirli gazı üreten bilim insanları, bu gazları satan firmalardaki yöneticiler, bu devletlerin politikacıları, askerleri, bürokratları vs. kendi yakınlarının da bu gazlara maruz kalmasına rağmen çıkıp da bir açıklama yapmıyorlar, ya da engelleyemiyorlar. Mesela bugüne kadar “evet, ben bu gazları etrafa yaydım!” diyen bir pilot ortaya çıkmadı
4- Çok ciddiye almasalar da, ara sıra medyaya çıkıp, yoğunlaşma izinin ne olduğunu açıklayan ve bu komplo teorisinin saçma olduğunu söyleyen bilim insanları ve görevliler, ve bu açıklamaları yayan bizler, kötü niyetli ya da kandırılmışız. Bu liste daha da uzatılabilir. Umuyoruz ki, okurlarımızın arasında bu gülünç teoriye inanan ya da dikkate alan yoktur.
Chemtrails İddiasının Ortaya Çıkışı
Chemtrails teorisi aslında 90’ların sonunda çıkıyor. Çıkış yeri de… (evet, doğru tahmin ettiniz) Amerika! “Aşılar çocuklarımızı hasta yapıyor“, “Astronotlar aya gitmedi“, ya da “UFO’ları bizden saklıyorlar” gibi nice komplo teorisini ülkemize ve dünyaya yaymış bu süpergüç, chemtrails teorisinde de yine başrolde!
1999 yılında William Thomas adlı bir gazeteci, uçaklardan atmosfere sıkılacak bazı gazlarla güneş ışınlarının yansıtılarak küresel ısınmanın engellenebileceği şeklinde bir iddia ortaya atıyor. Bunu duyan aşırı duyarlı bazı Amerikalılar, uçaktan atmosfere gaz sıkma fikri ile, havada giden uçakların arkalarında gördükleri izleri beyinlerinde birleştirerek chemtrails komplo teorisini yaratıyorlar. Art Bell adlı, uçuk bilim kurgu konuları üzerine radyo programı yapan bir diğer Amerikalı da teoriyi programında yayarak Amerika’da popüler hale getiriyor.[3]
Uçakların test uçuşlarında kullanılan su tanklarını, chemtrails ispatı olarak göstermek
Uçakların test uçuşlarında kullanılan su tanklarını, chemtrails delili olarak göstermek…
Olayların sonraki gelişimi sahte komplo teorilerinin tipik yayılma şekline tıpa tıp uyuyor: İnsanlar konuyu ilginç bulup üzerinde fazla düşünmeden birbirlerine gönderiyorlar, teoriyi destekleyen İnternet sayfaları kuruluyor ve sonra bu sayfalara olan ilgiyi arttırmak için teoriyi destekleyen sahte haberler ve fotoğraflar üretiliyor, ve bunlar da hızla yayılıyor. Devlet görevlileri ya da bilim insanları açıklama yapsalar konuyu gizlemeye çalışmakla suçlanıyorlar, yapmasalar bu sefer de teorinin delili olarak onların açıklama yapmaması gösteriliyor!
Komplo Teorilerinin Yayılması
Komplo teorileri öne sürülürken, gerçek olaylar ortaya atılan iddia ile harmanlanır. Böylece gerçek olayın sağladığı inandırıcılık iddianın da daha inanılır olmasını sağlar. Mesela, günümüzde gelişmiş ülkelerde ortalama ömür (ve dolayısıyla yaşlı nüfus) arttığı için bunama veya Alzheimer gibi hastalıklar daha sık görülüyor. Bazı chemtrails teorisyenleri, bu hastalıkların artış sebebi olarak chemtrails komplosunu göstermektedirler. Siz siz olun, sokakta evinin yerini unutmuş bir yaşlı amca gördüğünüzde hemen gökyüzüne bakmayın!
Bir diğer tipik komplo teorisi özelliği ise korku unsurudur. İnsanlar bilmedikleri şeylerden korkarlar. Bulut nedir, hangi koşullarda oluşur, bir jet motoru nasıl çalışır, bunları bilmeyen ya da açıp da İnternetten okumayan kişiler, insan doğası gereği, korkularını destekleyen haberlere kulak kabartırken, teoriyi yanlışlayan görüşleri fazla dikkate almazlar. Cehalet korkuyu, korku da sahte komplo teorilerini besler.
‘Kuşku’ da insanların komplolara inanmalarını kolaylaştırır. Dünyanın hemen her yerinde insanlar devlet kurumlarına, büyük şirketlere ve ana akım medyaya (haklı olarak) kuşku ile yaklaşırlar. Sahte komplo teorileri yayılırken de mutlaka bu kuşkulardan faydalanır, “arkasında şu devlet/şirket var” ya da “medya bundan bahsetmiyor” gibi yorumlar ön plana çıkartılır.
Sahte Komplo Teorilerini Nasıl Anlayabiliriz?
Hawaii adalarındaki isyanı önleyen chemtrail'lar(!)
Hawaii adalarındaki isyanı önleyen chemtrail’lar(!)
Gerekli bilimsel donanıma sahip olmasak da bir çok komplo teorisini mantığımızda tartabiliriz. Örneğin, yoğunlaşma izlerinin dünyanın her tarafında yıllardır görülmesi, ve bir komployu dünyanın her tarafında uygulayabilmenin pratikteki zorluğu, chemtrails teorisini savunmayı ve ona inanmayı zorlaştırıyor.
Örneğin, Amerika’da yayın yapan bir İnternet sitesinde, Türkiye’de de chemtrail’lar olduğunun ispatı olarak, bir kaç sene evvel İstanbul’un Dilovası mevkiinde havaya yayılan beyaz madde gösterilmiş.[4] Halbuki bir Türk’e sorsalardı, Dilovasında üretim yapan firmaların neden olduğu muazzam çevre felaketlerini öğrenir, olayın uçaklarla falan bi alakası olmadığını anlarlardı. Dilovasında yaşayan insanlar zaten yerli malı chemtrail’ın en güzeline sahipler(!)
Diyelim Türkiye’de ikinci bir Gezi Parkı protestosu olmasın diye biber gazı değil de chemtrails kullanıp insanların beynini uyuşturacaklar. Peki Finlandiya gibi oldukça huzurlu ve sakin bir ülkede ne işi olur chemtrails’ın? Ya da Hawaii Adalarında yayılmış yatan bir turiste chemtrail’ın ne etkisi olacak? Eğer amaç insan nüfusunu azaltmaksa, Moğolistan gibi ıssız bir ülkede gaz harcamaya değer mi?
Sonuç
Amerika gibi 10 milyondan fazla mühendis ve bilim insanının buluduğu, bilim altyapısı sağlam bir ülkede 3-5 delinin birilerini kandırması pek ciddiye alınmayabilir. Ancak bilimsel düşüncenin hala yaygın olmadığı, bilim insanlarının kelaynaklar gibi göçme ve tükenme riski olduğu Türkiye gibi ülkelerde durum daha farklıdır. (Türkiye’de temel bilimler eğitiminin kötüleşen durumunu anlatan güzel bir yazıyı şurada bulabilirsiniz.) Normalde bir ortaokul öğrencisinin rahatlıkla çürütebilmesi gereken bu tip komplo teorileri, eğitim sistemi zayıf ülkelerde ciddi miktarda yayılabiliyor.
Chemtrails safsatası henüz Türkiye’de çok yaygın değil, ancak yine de bu deli saçmasına inananlar var.[5] Bu yazıda chemtrails savunucularının bütün “delillerine” değinmedik, zira o deliller de yalan yanlış bilgilerden ibaret. Ancak umarız Yalansavar’ın bu yazısı, bir aşı gibi, chemtrails safsatasının daha fazla yayılmasını engeller.
Yazımızı sonlandırmadan önce tekrar vurgulayalım: Komplolar vardır, ve bunları açığa çıkartmak için ortaya iddialar atılabilir. Ancak bu iddiaların biraz mantıklı ve mesnetli olması lazım. Dünyanın dört bir yanından binlerce insanın oturup bir komplo hazırlamaları ve bunu onyıllarca gizlice uygulamaları pratikte neredeyse imkansızdır.  
Kaynakça:
  1. http://science-edu.larc.nasa.gov/contrail-edu/science.php
  2. http://www.chemtrails911.com/intro_to_chem.htm
  3. http://io9.com/is-that-reflective-cloud-about-to-poison-you-and-change-1638680856
  4. http://www.naturalnews.com/034233_Turkey_chemtrails.html
  5. http://www.gidahareketi.org/Korkunc-Bir-Canavarlik-Daha–Insan-Cok-Oldurelim–1043-haberi.aspx