31 Aralık 2019 Salı

Birçok Yetişkinin Cinsellikle İlgili Hala İnandığı 10 Efsane

kaynak: https://listelist.com/cinsellikle-ilgili-dogru-bilinen-yanlislar/


Cinsellik ne yazık ki ülkemizde hala büyük bir tabu. Çocuklar cinsellik konusunda internetten gördükleri şeyler ya da kulaktan dolma bilgilerle büyüyorlar. Bu yüzden yetişkinlerin birçoğu cinsellik hakkında yanlış bilgilere sahip oluyor ve efsanelere inanıyor. Aslında hayatımızda hem psikolojik hem de fiziksel olarak büyük bir yer kaplayan cinsellik hakkında seksologların ve seks terapistlerinin en çok duyduğu 10 miti, efsaneleşmiş ve kulaktan kulağa yayılmış yanlış bilgiyi sizler için derledik…

1. “Bir ilişkiniz varsa mastürbasyon yapmak eşinizin cinsel anlamda yetersiz olduğunu gösterir”


Belki de en yaygın yanlış bilgilerden biri de mastürbasyon hakkında. Bekar olmak, tek eşli bir ilişkide olmak ya da herhangi başka bir ilişkide olmak fark etmeksizin mastürbasyon sağlıklı, normal ve cinsellik dürtüleri olan herkes için normaldir. Birçok kişi partneri/eşi mastürbasyon yapıyorsa kendisini yetersiz olarak görse de mastürbasyon cinselliğin oldukça normal bir ifade seçeneği.

2. “Vajina ve vulva aynı şeydir”


Vulva ve vajina aynı şey değildir! Dış cinsel organa vulva denir. Vajinayı ise aslında göremeyiz. Vulvanın iç kısmına vajinal kanal ya da vajina denir. Yani vajina vulvanın bir parçasıdır. Ancak birçok kişi kadın anatomisini bir kenara bırakarak kadınların cinsel organını vajina olarak adlandırır. Bu en yaygın yanlış bilgilerden bir tanesidir.

3. “Klitoris sadece ufak bir çıkıntıdır”


Klitoris hakkında çok konuşulan ama çok az şey bilinen konulardan biri. Her ne kadar hassas, küçük bir nokta olarak tanımlansa da aslında klitorisin büyük bir çoğunluğunu görmek mümkün değildir. Glans adı verilen dış kısmı klitorisin yalnızca küçük bir kısmıdır. Bazı kadınlarda 5 santimetreye varan uzunluklarda olabilir. Penisten iki kat daha hassastır.

4. “Seks tıpkı pornolarda olduğu gibidir”


Porno ile seksi öğrenmek her ne kadar saklansa da birçok kişinin başvurduğu bir yol. Özellikle ilk deneyim için tecrübe edinmek ve bir şeyler öğrenmek isteyenler porno izlese de porno asla gerçek seksi yansıtmaz. Pürüzsüz, tüysüz bedenler, kolay orgazm, mükemmel uyum… Seks iletişim kurmak, bedeninizi tanımak, savunmasız olmak ve risk almak demektir. Mükemmel ve pornolarda olduğu gibi erkek merkezli olmak zorunda değildir.

5. “Kadınlar orgazmı erkekler kadar umursamaz”


Genelde kadınların orgazmı erkekler kadar önemsemediği düşünülür ama bu büyük bir yanılgıdır. Ancak ne yazık ki kadınların en yaygın şikayetlerinden biri orgazm olamamaktır. Özellikle erkeklerin zevklerinin kadınların zevklerinden üstün tutulduğu toplumlarda kadınlar da erkekler kadar orgazma ihtiyaç duysalar da çoğunlukla orgazm olamazlar. Kadınların orgazm olması çok daha zordur ancak bu kadınların orgazmı daha az önemsediği anlamına gelmez. Sadece bu düşünce dayatıldığı için böyle düşünülmekte.

6. “Seks yanızca orgazmla bittiğinde güzeldir”


Orgazm cinsel birleşmenin doruk noktası olsa da en güzel noktası demek yanlış olur. Çiftler doruk noktasına ulaşmadıklarında da mükemmel bir seks deneyimi yaşayabilirler. Terapist olan Liz Afton, seksi fiziğin ötesinde, çok sayıda boyutta, eş zamanlı ve benzersiz bir sinerji olarak tanımlıyor.

7. “Porno, genç erkeklerde ereksiyon olamama problemine yol açar”


Porno izlemenin genç erkeklerde bir süre sonra ereksiyon olamama problemine yol açacağına dair inanışlar vardır ancak bu kanıtlanmış bir bilgi değildir. Erektil disfonksiyon, fizyolojik veya psikolojik olabilir. En yaygın görüleni ise psikolojik nedenlere bağlı erektil disfonksiyondur.

8. “Tuhaf şeyler denemek isteyenler anormal ya da sapıktır”


Cinsel hayatına hareket katmak ya da zaten zevki hep doruklarda yaşamak isteyenler farklı şeyler denemek isteyebilir. Elbette her iki taraf da bunu istiyorsa bunun sapıkça ya da tuhaf bir yanı yoktur. Bunlar cinsel bir aktivite veya arzu olarak tanımlanır. Ancak elbette iki tarafında yapılanlardan zevk alması ve istemesi oldukça önemlidir.
Kaynak: 1

ekşisözlükten insanın gözlerini yaşartan bir "2020 ekonomik krizi" yazısı

kaynak:
https://eksisozluk.com/entry/99822636

bu teorik olarak bir kriz değil fakat son iki yıldır çok daha tehlikeli bir süreçteyiz;

- 2020'de işsizlik %15'i, genç işsizliği %30'u aşabilir. işsizlik yalnızca son bir yıldır iş arayıp bulamayan nüfustan oluşuyor, türkiye için daha tehlikelisi ise genç nüfusta "ne eğitim alıyor ne çalışıyor" denilen kesimin %30'u daha bu yıldan aşmış olması. bu da sosyal facialar, suç oranlarının artışı ve etnik veya dini radikal düşüncelerin yeşermesi için ortam yaratıyor.

- ücretli çalışan orta sınıfın satın alma gücü her geçen ay daha da düşüyor. et ve süt ürünleri ile yağlar tamamen lüks gıda olarak sınıflandı. tahsildaroğlu ezine peyniri 65 tl / kg, pınar tereyağı 60 tl / kg. sızma zeytinyağlarında alarm var. bunlar hiç normal şeyler değil ve hepsi son iki yılda oldu. fiyat artışları resmi enflasyondan yüksek, zamlar ise resmi enflasyonu anca yakalıyor. yoksullaşıyoruz.

- bir yanda sgk'yı kurtarmak ve ucuz işgücü merkezi olmak için her aileden 3 çocuk isteyen hükümet diğer yanda bebek bezi ve süt fiyatları. kızım için aldığım hipp devam sütü o doğduğunda 40 lira civarındaydı, 1 yılın sonunda 65 liraya almaya başladım. neredeyse tüm mahalle okulları imam-hatip oldu, "1 çocuk = aylık 5b tl eğitim gideri" denklemiyle gelecek planlamaya başladık ve biz sadece orta sınıf ücretli çalışanız.

- yılın son ayındayız ve herkes asgari ücret zammını tartışıyor. fakat herkes bu ülkede neden bu kadar yüksek bir nüfusun asgari ücretle çalıştığını ve ortasınıfın son 5 yılda asgari ücrete nasıl yakınsadığını gözden kaçırıyor. son 5 yılda asgari ücrete gelen zamlar, orta sınıfın ücretlerine gelmiyor ve orta sınıfı için "güncel ücret / asgari ücret" oranı her geçen yıl düşüyor. toplum olarak yoksullaşıyoruz.

- yukarıdaki tüm etkenlere rağmen bir de ülkenin koluna bacağına yapışmış keneler mevcut.

kim bunlar?

- ihale yolsuzluğu ile kamu varlıklarımızı sömüren reisçiler,
- rant yolsuzluğu ile haksız kira kazancı elde edip yine çalışan kesimi sömüren ev sahipleri,
- çalışmayan ve haksız sosyal yardımlarla vergilerimizle geçinen asalaklar,

türkiye cumhuriyeti bugün çalışan ve dürüst vatandaşını cezalandıran bir aygıta dönüştü. sadece birkaç örnek;
- iş değiştirenin ek gelir vergisi ödemesi,
- ötv zamları,
- gelir vergisi dilimlerinin enflasyon oranı kadar artırılmaması,
- değerli konut vergisi (5m tl değerinde bir evi olana vergi var, 4m tl değerinde 100 evi olana vergi yok)

diğer tarafta çalışan vatandaşlarından aldıklarını ise tembel ve suç işleyen vatandaşlarını ödüllendirmek ve oylarını almak için kullandı. nasıl mı yaptı?
- imar affı
- vergi borçlarının silinmesi / yapılandırılması
- yurtdışından getirilen kaçak araçlar için ötv affı
liste uzar gider.

bu ekonomik durum ve hayat koşullarında maalesef biz ücretli, çalışan, işinde gücünde vatandaşlar olarak zorla sağılan bir inek konumundayız; diğer tarafta iktidar bu sütü alıp yandaşlarına dağıtırken, bir yandan da bizi şeytanlaştırmaya devam ediyor.

bu şeytanlaştırmanın sonucu olarak ortalama, sokaktaki bir akp seçmenine sorduğunuzda; doktor, avukat ve mühendis gibi kalifiye emekçileri elit görürken; müteahhitleri ve ihaleyle iş yapan patronlarını kendinden biri olarak görecektir.

günün sonunda gittikçe yoksullaşan ve eğitim seviyesi düşen kalabalık bir kesim var. bu kesim aralarından çıkan bir kaç rantçı / ihaleci zenginle beraber alım gücü her geçen gün düşen seküler ve eğitimli orta sınıfa düşmanlık yapıyorlar; fakat diğer tarafta bu sistemi kuran ve bundan en fazla nemalanan siyasetçi ve işadamlarının en büyük koruyucuları durumundalar.

tersine çevirmesi çok zor bir çöküş yaşıyoruz.

edit: bir kaç ekleme/çıkarma/düzeltme.

SERENAY SARIKAYA YENİ YILI SICAK İNSTAGRAM PAYLAŞIMI İLE KUTLADI




SON DAKİKA: alkollü içki ve sigaraya ZAM ile ilgili iyi HABER

Alkollü içki ve sigarada 6 ayda bir yapılan enflasyon artışı 2020 yılının ilk dönemi için gerçekleştirilmeyecek.
Resmi Gazete'de konuya dair yayımlanan kararda;
"MADDE 1- (l) 6/6/2002 tarihli ve 4760 sayılı özel Tüketim Vergisi Kanununun 12 nci maddesinin (3) numaralı fıkrası hükmü, aynı Kanuna ekli (III) sayılı listenin, (A) cetvelinde yer alan malların asgari maktu vergi tutarları ile (B) cetvelinde yer alan malların asgari maktu ve maktu vergi tutarları hakkında 2020 yılı Ocak-Haziran dönemi için uygulanmaz.
MADDE 2- (1) Bu Karar yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
   
MADDE 3- (1) Bu Karar hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür." ifadeleri yer aldı

30 Aralık 2019 Pazartesi

ekşi sözlükte bugünün en çok okunan yazısı: yerli otomobil hakkında halkın bilmedikleri

kaynak için: https://eksisozluk.com/entry/99720557



hakkında önemli bilgi eksikliği olan projedir.

öncelikle, yapılan prototipi bir kenara bırakalım. bu prototip aslında türkiye için yapılmadı. pininfarina tarafından bundan yıllar önce geliştirilmeye başlandı ve 2018 senesinde ilk olarak çin'e sunuldu. anlaşma sağlanamayınca türkiye adeta katalogdan seçip bir kaç rötuş attırdıktan sonra bunu bir anda "yerli ve milli" yaptı.

yukarıda bahsedilen bilgi eksikliğine gelmeden pininfarina hakkında bir noktaya daha değinelim.

bu şirket seri üretim yapan bir şirket değil. zaten şu andaki piyasa değeri 80 küsür milyon euro olan ufacık bir butikten bahsediyoruz. 2015 senesinde hindistanlı mahindra otomotiv grubu tarafından topu topu 168 milyon euro karşılığı satın alınmış.

yani türkiye zamanında bu şirketi satın alsa, ortam daha milli olurdu.

gelelim konuya...

hindistanlı mahindra'nın sahibi olduğu pininfarina'nın konsept kataloğundan seçilip badana / boya yaptırılan bu araç ile ilgili bilgi eksikliği ne?

bu proje akp'nin kendi kasasından finanse ettiği özel bir proje değil. sözümona seri üretim, destek ağı ve sürekli ar-ge için gereken milyar dolarlar devlet teşviği adı altında sizin ve bizim vergilerimiz ile karşılanacak.

peki bunun bize getirisi ne olacak?

bu aracın türk halkından toplanan vergi karşılığı türk halkına geri verecekleri nelerdir?

gururu filan bir kenara bırakın.

bu araç türk halkına ucuz, vergi yükü iyice azaltılmış bir opsiyon olarak mı sunulacak? mesela hindistanlı üretici tata şirketi, hindistan halkına tanesi 7,000 dolardan otomatik vitesli kompakt araç satıyor. sıfır kilometre, 40,000 törkiş lira.

bizim prototipi satın almaya yanaşmayan çin'de byd yuan ev model elektrikli aracın sıfır kilometre fiyatı 14,250 euro, yani 95,000 tl.

bizimki hakkında yapılan en iyimser tahmin ise 250,000 tl bandından başlıyor. kısacası, bu arabayı finanse eden halk bu arabayı satın alacak güce sahip değil. gerçi ay sonunu zor getiren halk, katalogcu başkana dünyanın en büyük başkanlık saraylarından birini yaptı.

tamam... diyelim ki hedef ucuz araç değil.

hedef ar-ge ve türkiye'nin üretim ekonomisine evrilmesi.

bu noktada büyük çelişki söz konusu...

otomotiv endüstrisinde onaylanmış patent sayısı yaklaşık 180 bin. sırada bekleyen patent başvuru sayısı 400 bin'in üzerinde. bu konuda öne çıkan ülkeler almanya, japonya, güney kore ve abd. türkiye haritada herhangi bir ağırlığa sahip değil.

patent sayımız yok denecek kadar az.

peki biz bu elektrikli aracı nasıl seri üreteceğiz? dışarıdan parça alacağız. parça alımı dışında bir de patentli teknoloji ya da teknik kullanımı için lisans ücreti ödeyeceğiz. aldığımız parçaları getirip türkiye'de birleştireceğiz.

iyi de... bu türkiye'de zaten yapılıyor. türkiye'de araba birleştiren şirketler zaten var.

dünyadaki tüm otomotiv şirketleri zaten dışarıdan parça kullanıyor diyebilirsiniz. haklısınız. ama hiç biri başkasının kataloğundan araç seçip onu üretmeye kalkmıyor. bu otomotiv şirketlerinin hepsi belli bir katma değer üretiyor.

alacağımız parçalardan en önemlisi pil. dünyada yüksek ölçekte elektrikli araç pili üretebilen şirket sayısı çok az. bu son derece yüksek yatırım isteyen, son derece zahmetli bir iş. arabaya gelmedik daha... sadece pilden bahsediyoruz. tesla yıllardır araba değil pil üretme derdinde. alman otomotiv devleri pil yüzünden geriden geliyor. bmw'nin, mercedes'in, tesla'nın yıllardır yapamadığını biz 2 senede yapacağız, öyle mi?

gösterin planı, inanalım.

aslında ana fikir o... nerede bunun planı?

vatandaşın 3.6 milyar dolarını ona buna peşkeş çekmeden önce birileri bize şu işin fizibilite raporunu gösterebilir mi?

çözülmeye çalışılan problem ne?

problem çözülmezse risk ne?

çözüm konusunda hemfikir miyiz?

kim hangi sorumluluğa sahip?

belirlenen hedefler ve o hedeflere ulaşmak için öngörülen planlar ne?

plan hangi değişkenlere hassas? hassaslık analizi yapıldı mı? 3.6 milyar dolar diye başlayıp 10 milyar dolar yakma riskimiz nedir?

başarı neye benziyor? ne olursa başardık diyebileceğiz?

yok.

yok.

yok.

yok.

ne var?

çinlilerin reddettiği katalog güzeli var.

gerisi nerede? zorlu'ya, akp'nin arpalığı olan bmc'ye filan güvenin.

valla ben bırakın 3.6 milyar doları, o konsorsiyuma 3.6 kuruş teslim etmem. hele böyle plansız, programsız bir projeye hiç teslim etmem.

işim romantik kısmı bariz... ama romantiklik yapalım derken milyarlarca doların plansız, programsız bir harcama ile yandaşa aktarılmasına göz yummayın.

bakın, daha işin alt yapısına gelmedik. sırf ar-ge'den, fizibiliteden, seri üretimden bahsediyoruz. bir de bunun alt yapısı var.

ne yapalım yani, yapmayalım mı??

yapalım... yapalım da... hangi sorunu çözmeye çalışıyoruz ilk önce ona karar verip ona göre adam gibi bir proje geliştirelim... fizibilitesini yapalım... halktan 3.6 milyar dolar istemeden önce sonuçları halk ile paylaşalım... ondan sonra yapalım.

ya da yapmayalım...

mesela bir fikir...

vw adı geçti bir ara... vw olur, bmw olur, vs...

faz 1.

diyelim ki... gelin türkiye'ye, yeni nesil elektrikli araçlarınızı burada üretin. istihdam sağlayın. üniversitelerimizden belli sayıda mezun çalıştırma garantisi verin. biz de sizin araçlarınızın türkiye'de üretilen modellerinden ötv almayalım. halkımız bunları satın alsın... türkiye büyük pazar... siz de kazanın, biz de kazanalım. hem halkımız araç sahibi olsun, hem elektrikli araca avantaj sunalım ve çevremiz temizlensin, hem de petrol ihtiyacımız kademeli olarak azalsın.

faz 2.

türkiye büyük ülke, evet, ama gelir dağılımında sıkıntı var. gelin düşük bütçeli tüketiciler için özel bir ortak proje yapalım. projede bizim mühendislerimiz ve tasarımcılarımız sizinle yan yana çalışsın. türkiye'de çok daha avantajlı koşullarda üretilecek bu aracı da afrika, güneydoğu asya, latin amerika gibi düşük gelirli bölgelere özel bir logo ile birlikte satalım.

bu senaryolarda herkes kazanıyor. hem de 3.6 milyarı doları çöpe atmadan kazanıyor.

o parayla ne yapılabilir?

ben yeni nesil bir yazılım üreticisi olarak burada yazılanları destekliyorum. yıllardır hayal edilir... türkiye aslında yazılım alanında bölgesel bir silikon vadisi olabilecek potansiyele sahip. ama inanılmaz eksiğimiz var. teknik öğretiyoruz, ama iş ya da uygulama kültürü öğretmiyoruz. yetişen insanları cilalamak yerine sürekli köreltiyoruz. oysa bu alanda dünyada giderek büyüyen bir açık var. herkes hindistan'a gitmek istemiyor. bizim coğrafyaya talep var. ama arz yok. onun yerine kuyu kazıp katalogdan araba seçiyoruz.

uzun bir yazı oldu ama, ben bu arabanın amacını anlamadım.

eminim konsorsiyum ortakları anlamıştır.

Cristiano Ronaldo'nun sevgilisi öylebir paylaşım yaptı ki


kaynak

Şeyma Subaşı amuda kalktı instagram çöktü

kaynak

29 Aralık 2019 Pazar

torku şişe bira 30cl

EKŞİ  SÖZLÜKTE  PATLAYIP YAYILAN ASRIN TROLÜ.

okuyun: 




IMDb’de +7 Puan Sahibi Porno Olmayan Ama İzleyeni Yükselten 9 Cinsel İçerikli Film

Erotizm pornoya kaçmadığı sürece sanat amacını beyazperdeye çok güzel aktaran bir konu. Şimdi sizler için pornoyo kaçmamış, içindeki erotik sahnelerle yıllarca unutulmayan 9 tane film sıraladık.

1- Mavi En Sıcak Renktir IMDb: 7.8

15 yaşındaki bir genç kız cinselliği yeni yeni keşfetmiştir. Ancak ne var ki erkeklerden hoşlanmamaktadır. Bir gün mavi saçları olan güzel bir kadın görür ve aşık olur. Herkes ona bu ilişkinin ahlaksızca olduğunu söylese de, o inadına aşkını yaşamak istemektedir. Eşcinsel ve lezbiyen temalı bir film olan “Mavi En Sıcak Renktir” , Abdellatif Kechiche’nin yönettiği ilk ödüllü film olma özelliğini taşıyor. Zira 2013 Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye ödülünü kazanmayı başardı.

2- Ananı Da! Imdb: 7.7

Julio ve Tenoch adların iki arkadaş, Luisa isimli arkadaşları ile bir seyahate çıkarlar. Yol boyunca eğlenceli dakikalar yaşarlar. Ancak Luisa’nın bir tercih yapması gerekmektedir.

3- Dönüş Yok IMDb: 7.4

Monica Bellucci ve Vincent Cassel’in başrolde oynadığı Dönüş Yok, erotik ve dram türündeki başyapıtlardan biridir. Monica Bellucci’nin Dönüş Yok isimli bu filmdeki sevişme sahneleri ve özellikle de tecavüz sahnesi yıllarca konuşulmuştur.

4- Gözü Tamamen Kapalı IMDb: 7.3

Usta yönetmen Stanley Kubrick’in son filmi olma özelliğini taşıyan Eyes Wide Shut (Gözü Tamamen Kapalı), 1999 yılında yayınladığında tüm dünyada fırtınalar kopardı. Gerek Tom Cruise ve Nicole Kidman’ın abartılı sevişme sahneleri, gerek tarikat ilişkileri yıllarca çok konuşuldu. Kubrick hayranlarının kaçırmaması gereken bir film. Ayrıca Kubrick’in, filmin çekimlerinin tamamlanmasından 4 gün sonra öldüğünü de belirtelim.

5- Utanç IMDb: 7.3

Brandon seks bağımlısı bir adamdır. Sabah uyandığından gece uykuya dalana kadar seks düşünmektedir. Kadınları sadece cinsel bir obje olarak görmektedir. İnterneti sadece porno ve erotik film izlemek için kullanmaktadır. Ve bir süre sonra bu bağımlılığın zararlarını keşfeder ve bundan kurtulmanın yollarını aramaya başlar. Ancak her denemesinde daha da dibe vurur. Zira kadınlara karşı koyacak iradeyi kendisinde bulamamaktadır.

6- Sex and Lucia IMDb: 7.3

Hayatı seks üzerine kurulu olan Lucia, son derece doyumsuz bir kadındır. Yazar olan sevgilisi ile akıl almaz fantezilere imza atan Lucia, kendi bedenini keşfetmekten büyük zevk almaktadır. Ateşli Oda’nın yönetmeni Julio Medem’in tulum çıkarttığı bu film, izleyenleri adeta büyülüyor.

7- Paris’te Son Tango IMDb: 7.2

Ünlü The Godfather filminde “Baba” rolünü canlandıran büyük usta Marlon Brando’nun başrolde oynadığı Paris’te Son Tango, erotik filmleriyle ünlü yönetmen Bernardo Bertolucci tarafından çekildi. 3 tane özel ödülü olan efsane film “Paris’te Son Tango” aşırı çıplaklık içerdiğinden aile ortamında izlenmesi mümkün olmayan bir filmdir.

8- Düşler, Tutkular ve Suçlular IMDb: 7.2

Son derece heyecan dolu bir film olan Düşler, Tutkular ve Suçlar yayınlandığı dönem sinemalarda büyük sansasyon yarattı. Filmin başrollerinde seksi oyuncu Eva Green, Michael Pitt ve Louis Garrel oynarken, yönetmenlik koltuğunda erotik filmlerin usta yönetmeni Bernardo Bertolucci oturuyor.

9- Sekreter IMDb Puanı: 7.1

Başrolde güzel oyuncu Maggie Gyllenhaal’ın oynadığı Sekreter, erotizm ve romantizmi bir arada yaşatıyor. Bir hukuk bir bürosunda sekreter olarak işe başlayan Lee, büronun sahibi olan avukat Edward’dan hoşlanmaya başlar. Edward da Lee’ye karşı boş değildir. Ona karşı cinsel arzular hissetmektedir ve harekete geçmek için fırsat kollamaktadır. Bir gün Lee, yere düşen kağıtları almak için yere doğru eğilir. Onu gören Edward dayanamaz ve yavaşça yanına yaklaşır. Ardından olanlar olur.

BONUS: Temel İçgüdü IMDb: 6.9

Mine Tugay ''güle güle 2019'' paylaşımı ile nefes kesti

https://www.haberler.com/mine-tugay-dan-gule-gule-2019-paylasimi-12763478-haberi/


HADİSE İNSTAGRAMDA ETKİLEŞİMİN SIRRINI ÇÖZDÜ, BU SEFER SINIRLARI ZORLADI

Sosyal medyayı oldukça aktif kullanan ve yaptığı paylaşımlarla adından söz ettiren güzel şarkıcı , son paylaşımıyla bir kez daha takipçilerini büyüledi.

CESUR BACAK DEKOLTESİYLE DİKKAT ÇEKTİ

 hesabında 10,6 milyon takipçisi bulunan Hadise, bacak dekolteli pozunu "La Dolce Vita!" notuyla takipçilerinin beğenisine sundu. Kırmızı ve yeşil renklerini bir arada kullanan Hadise'nin söz konusu paylaşımı binlerce beğeni alırken, verdiği pozla dikkatleri yine üzerinde toplamayı başardı

GÖĞÜS DEKOLTELİ KIRMIZI ELBİSESİ TAKİPÇİLERİNDEN TAM NOT ALMIŞTI

Öte yandan Hadise, geçtiğimiz günlerde Instagram'ın hikayeler kısmından göğüs dekolteli kırmızı elbisesiyle paylaşım yapmıştı. Paylaşımıyla dikkatleri üzerinde toplayan güzel şarkıcı, kulis hazırlığından görüntülerini paylaşmıştı.

En Kolay 20 Para Kazanma Yöntemi

İhtiyaçlar her geçen gün artarken, daha çok para kazanma çabası içine giriyoruz. Biliyoruz ki gelirlerimiz sabit veya azalmakta. Bu yüzden çoğumuz ek gelir elde etmek için farklı para kazanma yöntemleri deniyoruz.
Eğer aşağıda yazılanlara bakarsan, belki de ihtiyaçlarını karşılayacak kadar ek gelir elde etmek için şekilden şekile girmek zorunda kalmazsın.
Bu makalede, evinin rahat koşullarında para kazanmak için yapılabilecekleri bulabilirsin.
1. Eski kitaplar
Artık okumadığın eski kitapların varsa, onları değerlendirebilirsin. Sahaflar genellikle satmak istediğin kitapları, düşük fiyata satın almak isterler ama sen başka alıcılar bulursan, kitaplarını daha yüksek fiyata satabilirsin. Bu evinde yer açmak ve temizlemek için harika bir yoldur.
2. El işi
Eğer el sanatları ile ilgileniyorsan ya da güzel pastalar yapıyorsan online olarak bunları satışa sunabilirsin. Bu tabiki seni zengin etmeye yetmez fakat büyük bir ek gelir elde edebilirsin.
3. Hizmetler
Çocuklar, evcil hayvanlar ve yaşlılarla aran nasıl? Eğer aran iyiyse, bakıcılık yapmak için başvurabileceğin şirketler var. İnsanların değer verdikleri şeylere göz kulak olmak için neden bu tür şirketlere zamanını ayırarak ek gelir elde etmeyesin ki? Bu tür iş imkanları, sana ek gelir sağlayacağı gibi sosyalleşmene de katkıda bulunacaktır.
4. Staj
Eğer vaktin varsa, hem kendini geliştirebilir, iş hayatını yakından tanıyabilir hem de ek gelir elde edebilirsin!
5. Part-time
Artık bir çok alanda part-time çalışma seçenekleri var. Bir burgercide ya da bir fuarda host/hostes olarak rahatlıkla iş bulabilir ve kazanç elde edebilirsin. Üstelik bu işleri hafta sonu da rahatlıkla yapabilirsin.
6. Serbest çalışma
Eğer ifadelerin kuvvetli ise, ifadelerini gelir elde etmek için online yayıncılara, yazı yazma sitelerine ve hatta bireysel yayıncılık sitelerine satabilirsin. Bu, yeni bağlantılar kurmak, yeni insanlarla tanışmak ve ek gelir elde etmek için çok iyi bir yoldur.
7. Danışmanlık
Eğer yapabilirsen, danışmanlık; eğlenceli, yararlı ve kazancı bol bir iştir. Özel ders danışmalığı, web sitesi yapımı danışmanlığı ve hatta mülakat danışmanlığı, kişisel danışmanlık, kitaplar ve makaleler için bilgi danışmanlığı gibi…
Bunların hepsi sana gelir elde etmek için yardımcı olabilir fakat yaptığın işlere karşı gerçekten tutkuyla bağlanmalısın.
8. Blog reklamları
Eğer bir blogun varsa, blogunu gelir elde etmek için kullanabilirsin. Yoğun ilgi gören bloglar, ilginç ve tartışmalı konuları oluşturmak için güçlü bir etken olabilir. Blog reklam satışı, kendi sitene daha fazla ilgi çekmek ve ekstra gelir elde etmek için sana yardımcı olacaktır.
9. Eski eşyalar
Eğer kullanmıyorsan ve senin için manevi değeri yoksa, neden onların sayesinde ek gelir elde etmeyesin ki? Gereksiz ev eşyalarını, giysilerini ya da kullanmayıp bir kenara attığın şeyleri satmak, yaşam alanını temizlemeni ve aynı zamanda ek gelir elde etmeni sağlar!
10. Fikirler
Fikirlerin altın değerinde olabilir. Yazarlar, gazeteciler ve her meslekten insanlar, her zaman değişik ve yenilikçi fikirler arıyor. Aynı zamanda bunların çoğu düşünce ve fikirleri için insanlara para ödüyorlar. Bundan dolayı bu fırsatı değerlendirmeni tavsiye ediyoruz.
11. Editörlük hizmeti
Belki birer yazar değilsin fakat kaleminle ifade ettiğin duygular kuvvetli olabilir. Bunu fark edebilir ve daha iyi seviyeye taşıyabilirsin. Eğer şimdiye kadar bir kez bile olsa, ''Yazar bu kelimeyi kullanmış olsaydı daha güzel olurdu'' şeklinde bir ifade kullandıysan, serbest bir editör olma potansiyeline sahipsin demektir.
Serbest yazarlar her zaman makul fiyatlara çalışıyor olabilirler. Belki kısa vadede az miktarda gelir elde edebilirsin fakat itibarın ve müşterilerin arttıkça daha fazla gelir elde etmeye başlayacaksın!
12. Makaleler
Yazılı ifadeleri güçlü, başkalarının duygularını kolaylıkla kaleme alabilen insanlar, blog sahipleri için paha biçilmezdirler. Blog siteleri, makalelerini yayınlayarak kolayca gelir elde edebileceğin harika yerlerden biridir.
13. Gizli müşteri
Şirketler, müşterilerinin internet sitelerindeki ve mağazalarındaki deneyimlerini öğrenmek ister. Neden gizli müşteri olmayasın ki? Gizli müşteriler, günde 3 - 4 saat çalışarak veya tam zamanlı olarak çalışabilirler. Ayrıca bu iş, evde kalıp ailenle ve çevrendekilere de vakit ayırabilmen için harika bir imkan.
14. Araba reklamları
Artan rekabetle orantılı olarak, her marka en küçük fırsatları bile değerlendirerek, ürün ve hizmetlerinin reklamlarını yapmak istemektedirler. Sayıları her geçen artan oranda, şirketler, araç giydirmeleri ile reklam organizasyonları yapmaktadırlar. Sen de bu tip reklam yapan şirketler bularak, aylık 800-1800 TL arası değişen ücretler ile aracını şirketlerin ürün ve hizmetlerinin reklamını yapan reklam panosuna dönüştürebilirsin.
15. Evindeki boş odaları değerlendir.
Evindeki kullanmadığın odaları kiraya vermek pek de iyi bir fikir olarak gözükmeyebilir fakat iyi birini veya öğrenci olan birilerini bulabilirsin. Evinde bir odanı kiralamak, lüks aramayan, sadece başını sokacağı bir odası olmasını isteyen insanların, kendi ayakları üzerinde durmalarına yardımcı olmanı sağlarken, aynı zamanda ek gelir elde etmen için de harika bir fırsattır. Çevrendeki kira oranlarına bakarak, evinde kullanmadığın bir odayı aylık ya da yıllık olarak kiraya verebilirsin.
16. Satın al ve iyileştirip tekrar sat.
Bazen, gelir elde etmek için senin de biraz harcama yapman gerekebilir. Çeşitli online alışveriş sitelerinden eski veya arızalı ürünler satın alıp, iyileştirip, tamir edip veya ek fonksiyonlar kazandırarak daha yüksek bir bedele satabilirsin. Burada dikkat etmen gereken en önemli kural; ürünü alırken, yeni veya arızasız olarak çalışan, emsallerinin değerinin en fazla %50’sine tekabül eden bir değere satın almandır. Üzerine %25 kârla, satarken cazip fiyat avantajı ile müşteri bulmakta zorlanmazsın.
17. Online oyun danışmanlığı
İster inanın ister inanma, insanlar online oyunlar için yardım satın alıyorlar. Oyunlarla ilgili sorunları çözmek, püf noktalarını bilmek ve üst seviyedeki insanları yenmek için yardım alıyorlar. Online oyun danışmanı olmak, ek gelir elde etmeni sağlayacak bir yoldur. O çıldırtan seviyeleri tek başına geçmek yerine, insanların senden yardım alması sonucu çok iyi kazanç elde edebilirsin.
18. Geri dönüştürülebilir malzemeler
Şişeler, kutular, poşetler, gazeteler, tenekeler, camlar…  Bunların hepsi aslında geri dönüştürülebilir maddelerdir. Çevrendeki geri dönüşüm merkezlerini, bu alanda çalışan internet sitelerini bulabilir, biriktirdiğin bu maddeleri belli bir bedel karşılığında satabilirsin. Bu durumda sadece çevreye yararlı olmakla kalmaz, ek gelir de sağlamış olursun.
19. Fotoğraflar
Amatörce yaptığın hobilerini, gelir elde etmek için nasıl bir meslek haline dönüştürebilirsin ki? Bu alanda çalışan bir çok site, karşılıklı telif haklarına uygun bir şekilde, paylaşım yapmak için fotoğraflar arıyor. Bunu yapmanın en kolay yolu, fotoğraf çekme hobini kullanıp, bol bol resim çekmek ve çektiğin resimleri onlara göndermektir.  Eğer, fotoğrafların birden farklı yerde, senin imzan ile yayınlanırsa, bu sana uzun süreli bir gelir akışı sağlayacaktır!
20. Kendi işini kur.
Mevcut işini tekrar gözden geçirebilir veya şimdiye kadar hep yapmak isteğin işe başlayabilirsin.
Unutmayın ki, ek gelir elde etmek için yeni işe bazı harcamalar yapman, bazı şeylerden fedakarlık yapman gereklidir. Yaptığın harcamalar seni çok zorlamamalı ve zor durumda bırakmamalıdır.
Sonuç olarak, bu makalede bahsedilen yöntemler, sadece sen kendine ne katmak isteğine, ek gelir elde etme isteği ve çalışma arzuna bağlıdır.