27 Ocak 2020 Pazartesi

Elazığ'da yaşanan depremle ilgili uzmanlardan tüyler ürperten açıklama geldi

Sivrice'de cuma akşamı meydana gelen 6,8 büyüklüğündeki deprem nedeniyle 76 bina yıkıldı, 645 binada ağır hasar meydana geldi. En büyük yıkım Elazığ merkeze bağlı Mustafa Paşa, Sürsürü mahallelerinde ve Maden ilçesine bağlı Mahallesi'nde yaşandı. Özellikle Mustafa Paşa'da yıkılan binanın çevresindeki binaların ayakta olması dikkat çekti. Yıkılan binalarla ilgi uzmanlar, kullanılan malzemelerin kalitesizliğine ve hiçbir işlem görmemiş 

dere kumundan inşa edilmelerine dikkat çekti.


Depremin ardından Sürsürü Mahallesi'nde yıkılan Dilek Sitesi ve Mustafa Paşa Mahallesi'nde yıkılan Ayken Apartmanı, Kalay Apartmanı ile Elazığ'da 100'e yakın binada inceleme yapan Doç. Dr. Kürşat Esat Alyamaç, tespitlerini 'e anlattı.

"İŞLEM GÖRMEMİŞ DERE KUMU KULLANILMIŞ"

Doç. Dr. Kürşat Esat Alyamaç, yıkılan Dilek Sitesi'ndeki binadan aldığı parçayı göstererek, "Orada iki deprem üst üste oldu ve ilk depremde ayakta duran binalar sonraki artçılarla yerle bir oldu. Elazığ depreminde yıkılan binalar ve çevresindeki binaların da 2007'den itibaren hasarlı olduğunu biliyoruz. Bugün bu binaların çökmesi sürpriz değil yani. Ama o günden bu güne bir şey yapılmadı. Binalar en az 30 yaşında. Deprem yönetmeliği kurallarına uygun değiller. Kullanılan malzemeler kalitesiz ve hiçbir işlem görmemiş dere kumu kullanılmış. Binalarda tasarım hataları var. Kolonlar güçlü, kirişler zayıf. Bunun tam tersi olması lazım. Bunların hepsi birer teknik hata. Yapı denetimi ve mühendislik hizmeti görmemiş binalar. 2007 yılında da orta hasarlı oldukları tespit edildi. Çöken bina sayısı bizim öngörülerimizin çok altında. Ama olası bir sallantıda da birçok bina çökme riski ile karşı karşıya" ifadelerini kullandı.

"BU YAPILAR MÜHENDİSLİK HİZMETİ GÖRMEMİŞ"

Doç. Dr. Kürşat Esat Alyamaç, yıkılan binaların çevresindeki aynı dönemde yapılan diğer binaların ayakta durmasıyla ilgili, "Dışardan bakıldığında görünen şu, Elazığ'da deprem oldu, sadece 3 bina yıkıldı, diğer binalar sağlam. Ancak sadece ayakta duruyorlar, sağlam değiller. Elazığ merkezde 100'e yakın ağır hasarlı bina var ve bu sayı artacak. Bu yapılar eski yapı stokları. Bu yapıların çoğu mühendislik hizmeti görmemiş, yerinde dökme betonla yapılmış, düz demirlerin ve bu demirlerin yetersiz olduğu yapılar. Bu mahallelerin hepsinin kentsel dönüşüme girmesi gerekiyordu" dedi.

"KATLARIN BAĞLANTILARI DÜZGÜN YAPILMAMIŞ"

Elazığ'da Sürsürü Mahallesi'nde yıkılan Dilek Sitesi, Mustafapaşa Mahallesi'nde yıkılan Ayken Apartmanı, Kalay Apartmanı ve Gezin Mahallesi'nde yıkılan Mavi Göl Apartmanı'nda inceleme yapan Diyarbakır İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Murat Demir, "Bu apartmanlarda düz donatı kullanılmış. Gezin'de yıkılan Mavi Göl Apartmanı düz donatıya göre yapılmış. Mühendislik hizmeti de görmemiş. Demir filiz boyları uygun bırakılmamış. Katların bağlantıları düzgün yapılmamış. Bağlantı düzgün yapılmadığı için o donatı demir görevini yapamamış ve binayı ayakta tutamamış. Beton mukavemetini tamamen kaybetmiş. Beton dayanımı sıfıra yakın. Kum gibi dağılmış. Ayakta kalan diğer binaların kolonlarında da burkulma olmuş. Hasarlı durumda" diye konuştu.

"BİNALAR BİRBİRLERİNE ÇARPARAK ZARAR VERMİŞ"

Murat Demir sözlerine "Diğer binaların beton kalitesi biraz daha iyi olduğu için ayakta kalmış. 90'lı yıllarda eski yönetmeliğe göre yapılmış. Merkez Mustafapaşa'daki binaların sıkıntısı bitişik nizam yapılması. Elazığ'ın geneli bitişik nizam. Bitişik ve araya boşluk bırakılmadan yapılmış. Binalar çekiçleme etkisi yapmış. Yani binalar bir birlerine çarpmayla zarar vermiş. Beton mukavemetleri düşük eski bina bunlar. Daha güçlü olan bina ayakta kalmış. Mühendislik hizmeti alan binaların depremde güvenli olduğunu görüyoruz. Mühendislik hizmeti alınmasına ve imar yönetmeliklerine dikkat edilmesi gerekiyor" şeklinde devam etti.

"YIKILAN BİNALAR DEPREME DAYANIKSIZ"

İnşaat Mühendisleri Odası Elazığ Temsilcisi Hıdır Kaya ise, "Yıkılan binalar depreme dayanıksız. Mühendislik hizmeti almamış, malzemesi bozuk binalar. Deprem yönetmeliğine göre yapılan binaların yıkılma olasılığı çok zayıf. Eski binaların çoğu elenmeden, yıkanmadan dereden getirilen toprak malzemeli kumlarla yapılmış. Malzeme hatasından yıkıldıklarını düşünüyorum" dedi.