9 Şubat 2020 Pazar

Dünya bunu konuşuyor: Çernobil mantarları

kaynak: chip.com.tr

Halen radyasyonla dolu olan Çernobil reaktörünün duvarlarında çıkan mantarlar, araştırmacıların ilgisini çekmeye devam ediyor.

Çernobil'de bulunan radyrofik mantar türlerinden biri olan Cryptococcus neoformans.Dr Graham Beards

1986'da yaşanan Çernobil nükleer felaketinde bazı mantar türlerinin çok yüksek radyasyonda bile yaşayabildiği ortaya çıkmıştı. Araştırmacılar, 98 cins mantarın 200 türünün eski nükleer güç tesislerinde yaşadığını da ortaya çıkardı.


Bazı mantarların yüksek seviyede radyasyona dayanmakla yetinmediği, radyasyonu "yediği" anlaşılıyor. Siyah mantarlar veya radyotropik mantarlar olarak bilinen bu türler, kendilerini melanin ile koruyorlar. Aynı pigment, insan derisinde de bulunuyor ve ultraviyole radyasyona karşı korunma sağlıyor. Pigmentin mantarlarda gamma radyasyonunu kimyasal enerjiye dönüştürdüğü belirtiliyor.
Casadevall'ın yaptığı araştırmaya göre Çernobil'de bulunan radyasyon çiğneyen mantarlar, arka plan seviyelerinden yaklaşık 500 kat daha yüksek iyonlaştırıcı radyasyona dayanabiliyor. Hatta bu mantarlar, radyasyon varken daha hızlı büyüyorlar. Diğer çalışmalar, mantarların sporlarını ve hiphalarını yemek için uzanıyormuş gibi radyasyon kaynağına nasıl yönlendirdiğini belirtmişti.

Çernobilden toplanan siyah mantarlar, daha önce SpaceX roketiyle Uluslararası Uzay İstasyonu'na gönderilmişti. Bu görevin amacı, siyah mantarların bu kadar yüksek seviyede radyasyona nasıl dayandığını anlamaktı. Mantarların radyasyonu sevmesi, uzun uzay yolcuklarında veya diğer gezegenlere yayılmak istediğimizde onları yiyecek kaynağı olarak kullanmamızı sağlayabilir.