6 Aralık 2020 Pazar

Türkiye, TL'nin Değer Kaybettiği Yılın 3. Çeyreğinde Nasıl %6.7 Büyüme Açıkladı?

 Gelen verilere göre Türkiye ekonomisi, 2020'nin üçüncü çeyreğinde %6.7 büyüme açıkladı. Türk lirasının yabancı para birimleri karşısında değer kaybettiği bu dönemde bu nasıl gerçekleşti peki?


KAYNAK:  https://seyler.eksisozluk.com/turkiye-tlnin-deger-kaybettigi-yilin-3-ceyreginde-nasil-6-7-buyume-acikladi

Türkiye, TL'nin Değer Kaybettiği Yılın 3. Çeyreğinde Nasıl %6.7 Büyüme Açıkladı?
iStock

büyüme verileri çeyreklik ve dört çeyreğin birleştirilmesiyle yıllık hesaplanıyor. üçüncü çeyrek de, tahmin edeceğiniz üzere temmuz, ağustos ve eylül dönemini kapsıyor. dördüncü çeyrek verisi geldikten sonra da yıllık büyümeyi göreceğiz. veriler geriden geliyor olsa da, şu anda dördüncü çeyrek içerisindeyiz ve öncü verilerle de tahminler ve beklentiler oluşuyor.

üçüncü çeyrek denilen bu bölümde büyüme %6,7 olmuş. ikinci çeyrekte bu -9,9 idi. o zamanlarda da berat albayrak abd'nin yıllıklandırılmış %31'lik küçülmesini göstermiş, "abd'nin bile böyle olduğu bir ortamda" diyerek ölümü gösterip sıtmaya razı etmeye çalışmıştı. zira türkiye'nin ikinci çeyrek büyüme verisi -9,9'u yıllıklandırdığınızda -40'a yakın bir değere geliyordu. yani türkiye, albayrak'ın dediği abd verisinden de kötü durumdaydı. bunu uyarılara rağmen değiştirmemişti. belki de bütün tweetlerini vb. bu sebepten sildi, bir bilgimiz yok.

her neyse, üçüncü çeyrek döneminde özellikle haziran 15'ten itibaren kapanmalar sonlandırıldı

restoranlar, oteller, adliyeler, bankalar her yer açıldı. yaz sezonunda türkiye'ye yine nispeten çokça turist geldi. aynı zamanda vatandaşa kredi pompalandı ve para arzı artırıldı. oysa rezerv para kullanan ülkeler vatandaşına borç vermemiş, hibe yoluyla yardımda bulunmuştu. vatanseverlik asıl bu demekti. türkiye onun yerine iban dağıtarak para istedi. bir yandan da kurun yükselmemesi için döviz satıldı. bütün dünyada ekonomi normale doğru dönerken, riskler azaldı, kurda nispeten küresel olarak sakinlik söz konusu oldu. o nedenle 6,85'e sabitlenen kur görmüştük.

netice itibarıyla ekonominin çarkları dönmeye başlayınca zaten böyle bir veri gelmesi bekleniyordu. 3 diyen vardı, 5 diyen vardı, 10 diyen vardı. nitekim eksi büyümelerden sonra gelen büyüme verileri de ortalamanın oldukça üstünde olduğundan, 6,7'lik büyüme de normal karşılandı. elbette avrupa'nın en iyisi olduğu için siyaset de bunun ekmeğini bir güzel yiyecek.

ancak; burada üç nokta belirtelim, salladığımız anlaşılmasın

1* birincisi financial times'ın yorumu. ne diyor ft'den laura pitel, türkiye %6,7'lik büyüdü ama karşılığında türk lirası'nın çöküşü gerçekleşti. yani bir karşılık verilmişti. 6'lardan 8,50'leri gördük. dünyada en kötü performans gösteren para birimlerinden biri, yine bu 6,7'lik büyüme döneminde türk lirası oldu. büyüyelim diye fakirleştik. olaya bak.

2* ikincisi, bu büyümenin istihdam yaratmaması. tcmb eski başekonomisti hakan kara'nın attığı tivitte, bir önceki çeyreğin -9,9'luk büyümesinden daha sert bir şekilde istihdam oranı üçüncü çeyrekte azalıyor. e hani %6,7 büyümüştük? ekonomi kurallarına göre ekonomik büyümenin refah ve istihdam artışı sağlaması gerekmiyor muydu?

işte daron acemoğlu'nun "kalitesiz büyüme" dediği hadise buydu. pompala piyasaya krediyi, çarklar dönsün, sonra kağıt üzerinde büyüyelim. oldu olacak kanal istanbul'u kazıp, sonra geri kapayalım, %20-30 büyüyelim niye uğraşıyoruz?

3* üçüncüsü ise enflasyon. üretici fiyatları enflasyonu %20'lere yaklaşıyor. tüketici fiyatları enflasyonu da bunu takip edecek. bu böyle olurken, bu sefer tcmb faizleri bu orana çıkarabilecek mi? bu yüzden kur düşmemiş miydi? o zaman tekrar resesyona girip dördüncü çeyrekte yine eksi büyüme rakamları mı gelecek?

özet geçelim

türkiye'nin bu şekilde bir ileri, bir geri gitmesine "stop and go" (dur kalk) deniyor. bir duruyorsun, bir büyüyorsun. ortaya karışık. sürdürülebilir bir şey değil ve sağlıklı da değil. bunun istikrarlı bir şekilde potansiyel büyümeye gelmesi lazım. ama siz abidik gubidik ekonomi politikaları izlemişseniz, böyle istihdam yaratmayan ve refah artışı sağlamayan bir büyümeyle fakirleşme; ve %6,7'lik büyümeye rağmen istihdam oranının azaldığı bir ekonomi elinizde patlar.

vatandaşın eline para geçmiyorsa istersen %100 büyü, ne fark eder?


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme