24 Şubat 2021 Çarşamba

Az Bilinen Yönleriyle Vladimir Putin'in şaşırtıcı ve ilginç Hayat Hikayesi

 HABER KAYNAĞI  İÇİN  LİNK:  https://seyler.eksisozluk.com/az-bilinen-yonleriyle-guclu-siyaset-adami-vladimir-putinin-hayat-hikayesi



Dünyanın en güçlü insanlarından biri olan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin kimdir? Nasıl bu günlere gelmiştir? İşte Putin'in hayatının bir özeti.
Az Bilinen Yönleriyle Güçlü Siyaset Adamı Vladimir Putin'in Hayat Hikayesi

1. vefa

hakkında yapıtığım araştırmalar, geniş okumalar sonucunda hakkında edinebildiğim en önemli şey bugün vladimir, putin olmuşsa bunu borçlu olduğu en önemli vasfı vefalı olması. başarı böyledir. birinci şartı doğru zamanda doğru yerde olabilme şansına sahip olacaksın. ikincisi doğru zamanda doğru yerde bulunanların hiçbirinde olmayan ama tamda en çok ihtiyaç duyulan özelliğe sahip olacaksın. 

yıl 1990. o yıllarda almanya’nın dresden kentinde bulunan yerel bir istihbarat ofisinde görev yapıyor. berlin duvarı yıkılıp iki almanya birleşince zorunlu olarak st. petersburg’a dönmek zorunda kalıyor. leningrad üniversitesindeki hocasının katkısıyla üniversitede çalışmaya başlıyor. orada tanıştığı hocalarından biri olan ve onun bugünlere gelmesinde büyük payı olan anatoly sabçak ile de üniversitedeki bu görevi sırasında tanışıyor. anatoly sabçak st.petesburg belediye başkanı seçilince putin'in hayatı değişmeye başlıyor. sabçak’ın yanında belediyede görev alıyor. dış ilişkiler komitesinde başladığı görevi belediye başkan yardımcılığına kadar yükselmesiyle sonuçlanıyor. daha sonra kremlinde kariyerine devam ediyor. sabçak’ın refaransları ile. zaman putinin lehine sabçak’ın ise aleyhine işliyor. biri gün geçtikçe yükselirken diğeri çeşitli suçlardan ötürü devletle arası açılıyor.


sabçak ülkeden kaçması gerektiğinde onun bu kaçışını eski bir ajan olan putin sağlıyor. vefa bir semt ismi olmadığını ogün gösteriyor. onu bugünlere gelmesini sağlayan adamı yüz üstü bırakmıyor. ona kendini ve kariyerini tehlikeye atarak yardım ediyor.
devlet başkanı olması 

1999'da (dresden’de yerel bir istihbarat ofisinde çalıştığı günlerden sadece 9 sene sonra) rusya devlet başkanı boris yeltsin ekonomik zorluklar ve o gün ki ismiyle bağımsız devletler topluluğunun dağılması nedeniyle görevinden istifa ediyor. istifa ettiğinde göreve hem dünyada hemde ülkesinde pek tanınmayan putin geçiyor. yeltsin istifa etmeden önce kendisine ve ailesine yargı dokunulmazlığı ve yüklü bir emekli maaşı verilmesini talep ediyor. putin bu talebi kabul ediyor. yeltsin’le yıllar sonra paris'te yapılan röportajda soruyorlar; putin tercihinizin altında yatan en önemli gerekçe neydi? tercihinizden ötürü pişman mısınız? hayır pişman değilim. putin’i seçtim. çünkü çalışkan ve vefalı biriydi. onun bugünlere gelmesinde büyük emeği olan hocasını hiç yalnız bırakmadı. onun ülkeden kaçısını organize etti. ona duyduğu bağlılık ve sadakat duygusu beni çok etkiledi. putin’de hoşuma giden diğer özellikleri ise, onun hazırladığı raporları son derece başarılı bulmasını, diğerlerinin tersine kendisiyle görüşebilmek için uğraşmamasını hatta kaçınmasını saymıştır. görüşmelerimiz sırasında çok soğuk durması nedeniyle önceleri rahatsız olduğunu ama sonradan bunun onun kişilik özelliği olduğunu anladım. yeltsin’in bakış açısıyla putin; ciddi, sorumlu, kremlin koridorlarındaki ayak oyunlarına karışmayan, arkasından iş çevirmeyen, sadık ve vefalı biri olarak tanımlanabilir. ilerlemiş yaşı ve yaşamakta olduğu ciddi sağlık sorunları da düşünülürse yeltsin’in ihtiyaç duyduğu kişi tam da putindi. kendisi ve ailesinin geleceğini güvence altında tutacak kadar vefalı, ülkesini seven, çalışkan, ciddi, ve dürüst.

2. evlilik hayatı

yıl 1980 rusya’da olimpiyat oyunları var. lyudmila putin o zamanlar bir hava yolu şirketinde hostes olarak çalışıyor. 22 yaşında. bir kız arkadaşıyla birlikte olimpiyat oyunlarını izlemek için leningrad’a geliyor. putin’in bir erkek arkadaşı iki kızı bir tyatro oynuna davet ediyor. putin ekibe arkadaş kontejinandan katılmış 4. kişi. lyudmila ile orada tanışıyorlar.ve evleniyorlar. 2 kızları oluyor. 30 sene evli kalıyorlar.


çok mutlu bir evlilik olduğu söylenemez. 2013 yılında resmen boşanıyorlar. eşi ile yapılan röportajda boşanma gerekçesi olarak neredeyse hiç görüşmüyor olduklarını ifade ediyor. hikayenin devamı mutlu ama,  lyudmila boşandıktan sonra fransaya yerleşiyor. şuan kendisinden 20 yaş küçük olan arthur ocheretny ile evlendi ve fransa'da 7.46 milyon dolara satın aldıkları villaya yerleştiler. ve orada evlendiler

damat ile gelinin birlikte bir fotoğrafı:


arthur ochenrenty fena bir adama benzemiyor:


spartak moskova taraftarı, hareketli, yaşam dolu bir arkadaş, bisiklete biniyor. kürek sporu ile ilgileniyor. 

lyudmila ile putin’in evliliği ile ilgili son bir not.

hatırlarsınız. bir tiyatro oynunda tanışmışlardı. boşandıklarını da basına birlikte gittikleri esmeralda operasını izledikten sonra yaptılar. tiyatro da başlayan aşkları yine orada bitti.
ben bayan lyudmila’nın mutlu olmasından ötürü mutlu oldum. iki kızı var demiştim. putin onları basından korumaya çalışıyor. elimde onlara ait fotoğraflar var. ama benimde bir kızım var. böyle bir hassasiyeti olan bir babanın hassasiyetine saygı duyuyor onlarla ilgili bilgi vermiyorum.

3. putin'in çocukluk yılları ve ailesi

7 ekim 1952 tarihinde vladimir spiridonoviç ve mariya ivanovna şelomova’nın çocuğu olarak st. petersburg’da doğdu.

annesi mariya ivanovna şelomova hakkında konuşan putin, “mütevazi bir hayat yaşıyorduk. bu nedenle “şi” çorbası, köfte ve krep yapardık. pazar günleri ve tatillerde, annem lahana, et ve pirinçten poğaçalar ve çok lezzetli pastalar yapardı.” diyor.

babam 1911’de st.petersburg’da doğdu. birinci dünya savaşı başladığında, st.petersburg’daki yaşam zorlaştı, açlık başladı ve tüm aile tver oblastı’ndaki pominovo köyüne büyükannemin yaşadığı yere gitti. yaşadıkları ev hala duruyor ve akrabalar dinlenmek için oraya gidiyor. orada, pominovo’da babam annemle tanıştı. 17 yaşında iken birbirleriyle evlendiler.”

1960-1968 yılları arasında vladimir putin, leningrad’daki sekiz yıllık 193 nolu okulda okudu. sekizinci sınıftan sonra, 1970 yılında bitirdiği 281 nolu ortaokula (teknoloji enstitüsü’nde kimyasal önyargılı özel bir okul) girdi.

evet, okulların bir ismi yok. o yıllar komünizm in olduğu yıllar. isimler, dinler yok komün var.

vladimir putin, liseden mezun olmadan önce istihbaratta çalışmak istiyordu. nasıl istihbaratçı olunduğunu öğrenmek için araştıran putin, bunu öğrenmek için kgb ofisine gitti. orada, yeni başlayanlar için ya orduda hizmet etmesi ya da bir üniversiteden; tercihen bir hukuk fakültesinden mezun olması gerektiği söylendi. bu bilgiyi alan putin, “ve o andan itibaren leningrad üniversitesi hukuk fakültesine hazırlanmaya başladım” diyor.

1970’li yılların başında vladimir putin, 1975 yılında mezun olduğu leningrad devlet üniversitesi hukuk fakültesine girdi. 70’lerin sonunda ve 80’lerin başında putin, moskova 1 nolu kgb (sovyetler birliği’nin istihbarat ve gizli servisi) yüksek okulu’ndan mezun oldu.

mezuniyet sonrası dağıtım için devlet güvenlik kurumları tarafından işe alındı.
işe ilk girme serüveni için putin şöyle bahsediyor: "kgb hakkındaki fikirlerim, istihbarat ajanlarının çalışmaları hakkında romantik hikayeler temelinde ortaya çıktı."

sonrasında moskova ve leningrad da geçen 4 yıl...

1985-1990 tarihleri arasında vladimir putin doğu almanya’da çalıştı. dresden’deki bölgesel istihbarat ofisinde görev yaptı. uzun çalışma yıllarından sonra putin, yarbay rütbesine ve bölüm başkan yardımcılığına getirildi.

almanya’nın birleşmesiyle putin zorunlu olarak st. petersburg’a dön- mek zorunda kalmış, “gizli ajan” kimliğiyle mezun olduğu leningrad  devlet üniversitesi’nin rektörü stanislav merkuriyev’e uluslararası iliş- kiler konusunda danışmanlık yapmaya başlamıştır.

leningrad devlet üniversitesi hukuk fakültesinden hocası olan  profesör anatoly sabçak’ın st. petersburg belediye başkanı seçilerek  putin’i belediye’de çalışmaya davet etmesiyle de kaderi değişmiştir . sabçak, putin’i petersburg belediyesi dış ilişkiler komitesi  başkanlığı görevine getirmiş, buradaki başarısı nedeniyle belediye  başkan yardımcılığı görevine yükseltilmiştir. burada sabçak'ın çok özenli ve çalışkan biri olmamasının büyük rolü var. belediye başkanlığı döneminde bütün bürokratik yazışmaları yaptığı hiç bir iş moskova dan dönmeyen putin'e bırakmış başkanlığın tüm prosedürleri ile kişisel hırsı olmayan, çekingen tabiatlı, ön plana çıkmayı sevmeyen putin e bırakmıştır.

putin, kgb yıllarında öğrendiği 6 temel şey olarak şunları söylüyor.

1- çok dinle, az konuş
2-sivri çıkışlar yapma
3-kararlarını kendine sakla
4-patronuna sadakatini belli et
5-sakın ön plana çıkma
6-gerekmiyorsa konuşma


belediyedeki görevinin ardından putin’in kariyeri başdöndürücü bir  şekilde gelişmiştir. ilk olarak yeltsin tarafından 1996 yılında rusya’nın  yurt dışındaki gayrimenkullerinden sorumlu kuruluşun başkan yardımcılığına atanarak moskova’ya gelmiş, bir yıl sonra kremlin idari işler
başkan yardımcılığı’na terfi ettirilmiştir. moskova’nın iktidar koridor larında dolaşmaya devam eden putin 1998 yılında bu kez, kgb’nin yerini alan federal güvenlik servisi’nin (fsb) başkanlığına atanmış, yak laşık bir yıl sonra ise, 9 ağustos 1999’da yeltsin tarafından başbakanlık makamına getirilmiştir

bu baş döndürücü yükselişi anlamak için sobçak ve yeltsin arasındaki ilişkiyi anlamak lazım
a putin üniversitede bir iş bulduğu sırada, olağa nüstü durum komitesi’nin stalinci güçlerinin başkan gorba çov’a karşı darbesi gerçekleşti. iki adam ağustos 1991 ’de darbenin bastırılması için büyük bir çaba gösterdiler: federa tif sovyet cumhuriyeti başkanı boris n. yeltsin m oskova’da hukuk profesörü anatoliy h. sobçak leningrad’da. moskova’da 300 bin insan gösteri yaparken, kısa süre sonra referandumla birlikte yeniden st. petersburg adını alan leningrad’da 500 bin gorbacov a karşı gösteri yapıyordu. putin bu sırada sobçak’ı büyük bir enerjiyle ve etkili biçimde desteklemiş ve her şeyden önce orduyla olan iyi ilişkileri sayesinde ona yardım etmişti.

devlet başkanı seçildikten sonra putin, her geçen gün popülari tesini artırabilmeyi başarabilmiştir. putin 2000 yılındaki seçimlerden başlayarak oy oranlarını da önemli  oranda artırmıştır. 2000 seçimlerinde % 53, 2004 seçimlerinde % 71, 2012 seçimlerinde % 63,6 ve 2018 seçimlerinde % 76.66 oy alarak dev let başkanı seçilmiştir.

4. bugünün putin'i ne yer ne içer, sevgilisi kim? ne okur? ne dinle?

güne çok erken uyanarak başlamaz. uyanır uyanmaz yaptığı rutinleri vardır. spor. hemen hemen her sabah köpeği koni (labrador cinsi) ile birlikte, spor yapıyor. özel spor salonunda. genelde her makinayı tekrarlıyor. ardından 1.000 metre kadar yüzüyor. sonrasında, sıcak suyun ve soğuk suyun olduğu iki havuza geçiyor ve şoklayarak, vücudunun direncini yükseltiyor.  kahvaltısında yulaf lapası, süzme(yada çökelek) peynir yiyor. ardından kendisine sağlıklı vitamin karışımı kokteyli içiyor

önemli toplantıları dahi olsa, spor ve düzenini aksatmadığından, misafirlerini 3-4 saat kadar beklettiği dahi oluyor.

günlük sporu bittikten sonra çalışmaya başlıyor çalışma şekli oldukça eski düzen. putin’in çalışma odasına bakanlar, ortama hâkim, ağır, ahşap bir masa görüyor. masanın üzerinde ne bir ekran duruyor ne de bir bilgisayar. öğleden sonraları, danışmanlar masanın etrafına toplanıp, devlet başkanını bilgilendiriyor. bu toplantı sırasında, ileri teknoloji değil, sovyet rusya’dan miras eski usül yöntemler kullanılıyor. yani sabit telefonlar ve büyük kırmızı dosyalar... putin’in her gün özel önem atfettiği, mesai ayırdığı üç ayrı dosya var. birincisi yerel istihbaratın (fsb) hazırladığı, rusya’nın içişleri dosyası. ikinci dosya dış istihbarat (svr) kaynaklı. sonuncusu putin’in yakın koruma ağının çabalarıyla hazırlanıyor. bu dosyada kişiler hakkında bilgiler mevcut olduğu sanılıyor. odasında bilgisayar yok. cep telefonu yok. yardımcıları üzerlerinde çalışacakları konuları dosyalarda getiriyor. kgb yıllarından kalan alışkanlıkla her şey düzenli ve rapor haline getirilmiş olmalı.

putin’in en sevdiği uğraşı buz hokeyi. kaskını takıp piste çıktığında çevresinde ona en yakın insanları buluyor. birkaç haftada bir organize edilen bu çok özel buz hokeyi maçlarına davet edilmek bugünün rusya’sının en itibarlı olayı. rusya’da gücü elinde tutanlar, oligarklar, bürokratik elit, yani en seçkinler orada. hepsinden öte st. petersburg kökenliler, yani eski arkadaşları, en güvendiği insanlar tribünlerde. arkady ve boris rotenberg, gennady timchenko gibi işadamları bunlar. daha o eski günlerde, her şeyin başında, putin henüz belediye başkanı yardımcısıyken yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen arkadaşlar. zamanında putin’e ‘patron’ diye seslenen yakın dostlar (şimdi de ‘çar’ diyorlar)... oyuncularsa korumalardan ibaret. bir tarafta putin’in, diğer tarafta başbakan dimitri medvedev’in korumaları yer alıyor. çok seyrek de olsa medvedev’in kendisi de maçlara katılıyor.


kitaplarla arası yok. danışmanlarına göre, görevi sırasında iki roman bitirdi. bunlardan biri latin amerikalı hayali bir tarihçinin 2054’te geçen bir hikâyesi. tarihçi ‘the third empire – üçüncü imparatorluk’ isimli bu macerada, bütün rusya’yı bir araya getiren ‘çar 2. vladimir’in hayatını anlatıyor.

moscow times gazetesi tarafından abba'nın şarkılarını söyleyen björn again'in 22 ocak'ta putin ve az sayıda konuğu için özel bir konser verdiğini ve bu mini konser sırasında sık sık dans ettiğinin iddia edilmesi üzerine putin'in türkolog olan basın sözcüsü dmitri peskov, putin'in abba değil beatles'ın sıkı bir hayranı olduğunu dolayısıyla böyle bir mini konser verilmediğini açıklamıştır.

ayrıca putin, efsanevi ingiliz grubunun bir ferdi olan paul mccartney ile buluşması sırasında hayranlığını dile getirmişti.time'a verdiği bir röportajda brahms, mozart, çaykovski, rahmaninov, schubert, liszt dinlemeyi sevdiğini ve favori parçasının beatles'tan "yesterday" olduğunu açıkladı.tarihi ve politik içerikli kitapları tercih ettiğini ve ömer hayyam'ın şiirlerini sevdiğini açıkladı.

rusya devlet başkanı vladimir putin'in kendisinden 35 yaş küçük sevgilisi özbek asıllı eski jimnastikçi alina kabaeva olduğu düşünülüyor. ikiz çocukları olduğuna dair söylentiler de var.


son rus çarı olarakta anılan putin’e rus halkının büyük kısmı bugün öfke duyuyor olsa da, zamanında yaşadıkları kuvvetli bağın nasıl oluştuğunu anlamak için öncelikle putin iktidara geldiğinde rusya nasıl bir ülkeydi onu hatırlamak lazım.

1917 ekim devrimi ile lenin önderliğinde iktidara gelen bolşevikler tarafından 1922 de kurulan sscb 1985 de iktidara gelen gorbaçov döneminde başlatılan 6 yıl devam eden glasnost ve peretroyka adı verilen reformların da bir işe yaramaması üzerine 1991 de resmen dağıldı. bu dağılmanın ardından 15 yeni ülke kuruldu.

azerbaycan, belarus, ermenistan, estonya, gürcistan, kazakistan, kırgızistan, letonya, litvanya, moldova, özbekistan, rusya, tacikistan, türkmenistan, ukrayna...

ben yazmaktan yoruldum.

uzun bir süre süper güç olduğunu düşünen amerika ile uzay yarışları yapan ülke çok değil daha 1991 de darma dağan olmuştu. yonca evcimik'in abone albümünün yayınlandığı yıl. sezen aksu hadi bakalım kolay gelsin diyordu. çok eski bir zamandan bahsetmiyorum. 1991. ve bu öyle bir dağılma ki, karadeniz filosu bile ukrayna ile paylaşılmıştı. dağılmaya yol açan tüm ekonomik koşullar aynen devam ederken bir de çok ciddi bir toprak kaybı yaşanmış aynı zamanda dünyanın en güçlüsü olduğu rüyasından uyanıp dağılıp çözülmekte olan bir ülke halini almışlardı.

putin iktidara geldiğinde küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin rus ekonomisindeki payı yüzde 3 seviyelerindeydi. rus ekonomisi neredeyse tamamen maden ve enerji eksenindeki gelirlerle ayakta kalıyor. bu gelirler devlet ve belli oligarklar arasında paylaşılıyor. halk ile paylaşılan kısım oldukça düşük kalıyordu. bugün bu rakam yüzde 35 ler seviyesinde. oldukça iyi bir rakam. küçük ve orta boy işletme demek halkın ekonomiden aldığı payı gösterir. o yıllarda bu rakam yüzde 3 ler seviyesindeydi. ve rusyanın gsyh’sı bugünün 10 da birinden daha azdı.

1990'ları hatırlayanlar rus profesörlerin türkiyede taksi şöförlüğü yaptığını hatırlar. böyle bir dönemde ve batıya karşı yaşanmış bir hezimet ve geri dönüşümsüz gibi duran bir geri kalmışlık söz konusuydu. üstüne birde dağılmadan cesaret alıp ayrılık düşüncesi ile hareket eden yeni bölgelerde ortaya çıkmıştı. bunlardan en önemlisi çeçenistan'dı.

putin’in kaderini değiştirende zaten bu küçük ve acılı ülke oldu. çeçenistan. putin için şu söylenebilir. yeltsin’in istifa etmesi ile ülke yönetimine geldi. ama ülkede gerçek bir lider olması ve seçimi kazanmasını sağlayan çeçen savaşı ve orada gösterdiği kararlı tutumdu.


5. rus çeçen savaşı ve putin’in doğru oyunu

bu bölüm oldukça üzücü ayrıntılarla dolu. tam bir kgb albay’ın yapacağı şekilde saha da kaybedip masada kazanma hikayesi. bu bölümü özellikle okumanızı öneririm. mendiller hazır ise başlayalım.

yıl 1944 ruslar olası bir türkiye ile olacak şavaşta sorun çıkarma ihtimalleri nedeniyle 800. bin çeçeni zorunlu techir ile kazakistan ve sibiryaya açık ve soğuğa sürmüştü. uzun mücadeleler sonrası 1957 de itibarları iade edilip ülkelerine dönen çeçen halkı arkalarında 100 binlerce ölü bıraktı. o günlerde çeçenistan'da yaşayan babasını ya da amcasını bu sürgün sırasında kaybetmemiş tek bir insan evladı neredeyse yoktu. hayatları anne ve şaşlıysa yaşayan babalarında bu zor yılların öykülerini dinlemekle geçen çeçen çocukları büyümüş 1991’e gelindiğinde hazır ülke dağıldı. 15 tane yeni ülke kuruldu. bu arada bizde kendi ülkemizi kuralım düşüncesine girdiler. ve bağımsızlık hareketi için mücadeleye başladılar.

liderleri eski bir kızılordu generali olan ve üstün hizmet nişanı sahibi bir savaş pilotu cahar dudayev’di. sanılanın aksine ne kökten dinci ne de şeriat yanlısı olan biriydi. 

komünizm sonrasında rusya petrol ve doğal gazdan elde edilen gelirleri imtiyaz sahibi oligarklar tarafından işletilmesi ve bunun karşılığında devlete yüklü miktarda vergi ödemelerini içeren bir ekonomik model benimsemişti. zengin petrol kaynakları olan çeçenistan bölgesi içinde suphan taramov isimli bir iş adamını bu işle görevlendirmişti. ama dudayev yerel yönetimi buna izin vermemiştir. bunun üzerine rusya aynı görevi dudayev’e önermiş. altın tepside fedaral yönetilen bir ülkede özerkliğe yakın konumdaki bir devletin yönetimi ve bütün zenginliği, dudayev bu teklifi kabul etmedi. petrol gelirlerinin halk arasında eşite yakın paylaşıldığı bir nizam oluşturmaya çalıştı. aynı zamanda hukuk reformunu özerk ülkesinde gerçekleştirdi. birden çok eş ile evlenmenin yasaklanması, kanun önünde eşitlik gibi çok sayıda reformu gerçekleştirdi. bu reformlar gerçekleşirken 3 kez suikast girişiminden kurtuldu. yıl 1994 ü gösterdiğinde rusyanın dudayev’den istediğini alamayacağı yavaş yavaş anlaşılıyordu. rusya’yı hazar denizine ermenistan bağlayan koridorda bulunan hem değerli yer altı zenginlikleri hemde stratejik konumu nedeniyle hayati öneme haiz çeçenistan için birşeyler yapmak gerekliydi.

ilişkiler rusya’nın yaptığı hamleler ile iyice geriliyor. ve çeçenleri tepki vermeye zorluyordu. beklenen tepki rusyayı hazar havzasına bağlayan tren yolunun çeçenlerce kapatılması oldu.1.rus çeçen savaşı başlar. rus askeri çeçenistan’ın başkenti grozni’ye kadar ilerledi. hemde neredeyse hiç direnişle karşılaşmadan. rus televizyonlarından 2-3 saat içinde başkent grozni’nin düşeceği rus ordusunun kontrolüne geçeceği ifade ediliyordu.

ama evdeki hesap çarşıya uymadı. ruslar için acı bir gün yaşandı.

31 aralık 1994 131 rus piyade tugayı aslan mashadov’un komutasındaki çeçen askerine karşı büyük bir hezimet yaşadılar.

ayı kapanı adı verdikleri tuzağa düşen rus ordusu 110 zırhlı aracının 102 sin 28 tankının 20 si, 3500 rus askerinin 2100’ünü bir gecede kaybettiler. 1000 e yakında esir rus askeri alınmıştı.

1 ocak 1995 sabahı rusya için gerçekten kara bir gündü. 3500 insandan geriye nerede oldukları bilinmeyen 200 300 kişi kalmıştı. çeçen askeri bu büyük zaferinden sonra başkent gronziyi terk edip kafkas dağlarına geri çekildi. sonuçta karşılarındaki ülke rusya idi. kendileri ise hepi topu 1 milyon nüfuslu bir ülke

1995 in sonlarına doğru çeçenistan içinde 200 bin rus askeri vardı. çeçenistan abluka altına alınmış ama dağlara çekilen çeçen kuvvetlerine karşı anlamlı başarı elde edilemiyordu. 1 milyon insan için 200 bin asker. çeçenler ise şok baskınlarla ruslara kayıplar verdiriyor. gerilla taktiği ile direnmeye çalışıyordu. bu karşılıklı kayıpların olduğu dönem şamil basayev’i emrindeki 150 milis ile rus askeri kamyonuna saklanıp moskova’ya doğru yola çıktı. ama moskova’ya ulaşamadan deşifre oldu. bunun üzerine budenovs kentinde çatışmaya girip kendilerine saldıran tüm güvenlik görevlilerini öldürüp bir hastaneyi ele geçirdiler. orada çok sayıda rehine ile uzun süren bir pazarlık oldu. sonunda 200.000 askerle kuşatılan ve dış dünyadan izole edilen başkent grozni de ateşkes ilan edilecek. basayev ve arkadaşları rehineleri ile birlikte ülkelerine dönecek. döndükten sonra rehineler serbest bırakılacaktı. herşey istendiği gibi oldu. ateşkes ilan edildi. ruslarda bu savastan sıkılmıştı. basayev ülkesine döndü. rehinelerin kılına zarar görmedi. başkent bir süre nefes aldı. 1996 ise çeçenistan için hem iyi hem kötü bir yıldı.

belki en kötü yıl. belki de en iyi

başkan dudayev bir rus senatör ile telefon ile görüşürken telefon sinyalinden yeri tespit edilip güdümlü bir füze ile şehit edildi.

gronzi'de rusları hezimete uğratan aslan mashadov yeni lider oldu. çatışmalı geçen yıllardan yorulan iki ülke barış anlaşması imzaladı. rusya yenilgiyi kabul etti. 1. rus çeçen savaşı bitmişti. rusya çeçenistan sınırını kabul etti. çeçenistan da ilk seçim yapıldı. ayı kapanı taktiği ile ruslara ağır kayıp verdiren efsane komutan mashadov savaş kıyafetlerini çıkardı. kravatını taktı. takım elbisesini giydi. uygar, rusya dahil tüm komşuları ile iyi geçinen bir çeçenistan için mücadele vereceğini dektare etti. devlet başkanlığı ünvanını aldığı törene ülkedeki rusların ortodoks liderini bile çağırdı. onların mal ve can güvenliklerinin teminatı olduğunu söyledi. herşey rüya gibiydi. ve yolunda gidiyordu. ülkede oldukça aktif olan kadiri tarikatına karşı bir takım operasyonlar başlattı. bu arada mashadov’un kendisi de bir kadiri tarikatı mensübuydu. ama tarikatı ülke yönetiminden uzaklaştırmak gerektiğinin farkındaydı. bu durum kadiri tarkatının lideri kadirov’u rahatsız eder. emrindeki askeri güç ile birlikte mashadov’a karşı isyan eder. ama isyan kolaylıkla bastırılır.
ama bu isyanın kullanışlılığı mı fark eden birileri vardı

yıllar 1999’a geldiğinde rusyada yönetim değişikliği olur. iktidara putin gelir. ve işler değişmeye başlar. putin kadirov’u kremlinde ağırlar. ve ona sınırsız destek verir.

1999 da çeçenistanın kaderini değiştiren olaylar yaşanır. moskavada toplam 293 kişinin yaşamını yitirdiği patlamalar olur. mashadov ihale çeçenistana kalmasın diye hızla baş sağlığı mesajı yayınlasa da ihale onlara kalmıştır.

bu patlamalar rusya’nın 11 eylül’ü olarak anılır. ve üzerinde çok sayıda sır perdesi vardır. devlet başkanı artık bir kgb ajanıdır. rusya da sır dolu olaylar bundan sonra sık sık yaşanacaktır

bu sır perdesini aralamaya çalışan rus yazar anna poltiskovaya’nın yayınladığı kitapta bu saldırının arkasında kadirov’un olduğu ve onunda arkasında rus istihbaratının olduğuna dair çok sayıda kanıt vardır. yazar kitabı yayınladıktan sonra evinin asansöründe ölü olarak bulunur. mashadov bu olay sonra rusya tarafından terörist ilan edilir. rusya çeçenistana yeni bir operasyon düzenler. 2 rus çeçen savaşı başlar. mashadov kıravatını çıkarıp yine savaş kostümlerini giyip dağlara çekilir. ikinci çeçen savaşı çeçenler için çok iyi gitmez. rusya tarafından bağımsızlığı tanınmasada sınırları tanınan çeçenistan yeniden rusyaya bağlı bir özerk devlet halini almıştır. ülkenin başına ise kadiri şeyhi kadirov getirilir.

o sırada dağlarda yer alan gerillaların isim listesini dağlarda kaldıkları yerlerin haritasını ruslara vermiştir. çeçen direnişini sürdürmeye çalışanlar terörist damgası yemiş ve kimseden doğru düzgün destek alamamıştır. sadece suudi arabistan'dan sınırlı destek almıştır. ama aldıkları destek onların sonları olmuştur. oradan gelen vahabi gerillalar bozulan çeçen imajını tamamen bozmuş köken dincilikle radikallikle eş anlama gelir hale getirmiştir. bu esnada kadirov iktidarın ve zenginliğin zevkini sürmektedir. ruslar gerillaların şehirde yaşayan ailelerini sorguya alıyor. 3-4 kuşak akrabalarını çeşitli suçlar ile hapse atıyordu. 1 milyonluk ülkede 300 bin kişi ölmüş 250-300 bin kişi başka ülkelere göç etmiş. geriye 400 500 bin kişi kalmıştı. ülke lideri ve yer altı şiketlerinin sahibi kadirov rusyanın kurtuluş günü kutlamalarında patlayan bir bomba ile öldürüldü.

saldırıyı mashadov üstlendi. ironik biçimde. bombayı ben patlatırsam üstlenmesini de bilirim dedi.

yerine kadirov’un oğlu ramazan geçer. petrol vanalarının ve ülkenin başına geçen ramazan’ın kendisine bağlı askerleri ile mashadov’un gerilları arasında yaşanan çatışmada mashadov ölür. cenazesi rusyaya gider. haftalarca buzhanede kalır. soğuk hava deposunda kalan naaşı almak isteyen aileye ramazan soğuk hava deposunda cenazesine işkence yapılan görüntüleri verir. mashadov’un naaşı şuan nerede kimse bilmiyor. hayvanlara yedirildiği ya da yakıldığı söylentileri var.

şu an ülkenin yönetimi ramazon kadirov’un elinde. putin’in danışmanlarından biri. aynı zamanda oligark.

ramazan kadirov namaz kılarken yılanlardan korkmayacak kadar dini bütün bir liderdir.

dudayev in halkının yarısının yok olduğu savaşın anısını hep içinde hissseder.

2. çeçen savaşı çeçenlerin sonu olurken putin'in ilk seçim zaferinin rusların gözünde bilinmeyen bir bürokrattan bir lider haline getirmiştir.

Şevval Sam bugün paylaştığı fotoğraflarla nefes kesti

 kaynak: https://www.mynet.com/yasak-elma-nin-ender-i-sevval-sam-dan-dikkat-ceken-pozlar-322109-mymagazin


Yasak Elma'nın Ender'i Şevval Sam'dan dikkat çeken pozlar

Yasak Elma dizisinde canlandırdığı Ender rolüyle dikkat çeken ünlü oyuncu Şevval Sam'ın Instagram'dan paylaştığı pozlara hayranları beğeni yağdırdı.

Genç kızlara taş çıkartan 47 yaşındaki güzel oyuncu Şevval Sam, sosyal medyada son pozlarıyla ilgi gördü.

Sosyal medya hesabını aktif kullanan oyuncu ve şarkıcı Şevval Sam, Instagram'ında paylaştığı son pozlar ile tüm dikkatleri üzerine topladı.

sevval1

Güzelliğiyle yıllara meydan okuyan Şevval Sam, güneşli havada verdiği yeni pozları takipçilerinin beğenisine sundu.
sevval2
Sam'ın fotoğrafları, kısa sürede binlerce kişi tarafından beğeni ve yorum aldı.

Snapchat Hesabı Hacklenen Kylie Jenner, Çıplak Fotoğraflarının Paylaşılmasıyla Tehdit Ediliyor!

 haber kaynağı  için  link: https://www.webtekno.com/snapchat-hesabi-hacklenen-kylie-jenner-ciplak-fotograflarinin-paylasilmasiyla-tehdit-ediliyor-h31642.html


Hacklenen Sarah Hyland’ın çıplak fotoğraflarının yayınlanmasından birkaç gün sonra bu sefer Kylie Jenner’ın Snapchat hesabı hacklendi.

Yeni bir The Fappening olayı daha yaşanacak gibi duruyor. Geçtiğimiz aylarda Emma Watson dahil birçok ünlü ismin çıplak fotoğrafları bu sızıntıyla ortaya çıkmış, olay hukuki boyutlara taşınmıştı. Bu sefer dünya genelinde son dönemin en popüler isimlerinden olan Kylie Jenner kötü niyetli kişilerin kurbanı oldu. 

23 Temmuz’da Snapchat hesabı saldırıya uğrayarak hacklenen Jenner, saldırganlar tarafından bu platform üzerinden çıplak fotoğraflarının yüklenmesiyle tehdit edildi. Daha sonra saldırganın hesap üzerinden 19 yaşındaki ünlü isme ve Kardashian ailesindeki bireylere ait çıplak fotoğrafları isteyen kişilere bir çağrıda bulunsa da elinde bir belgenin bulunmadığı düşünülmeye başlandı.

Hacker, bu zamana kadar herhangi bir fotoğraf paylaşmadı fakat bu yine de akıllara Jennifer Lawrence, Kate Hudson gibi ünlü isimlerin başına gelen iCloud faciasını hatırlattı. O dönemde önce ünlü isimlere ait iCloud hesapların hacklendiği, ardından da mevcut çıplak fotoğrafların afişe edeceği söylenmiş ve söylenildiği gibi de gerçekleşmişti. Bu saldırının arkasında bulunan bilgisayar korsanı geçtiğimiz yılın sonunda yaptığı suçu kabul etmiş ve 18 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.  

Kylie Jenner’ın hesabını kaptırmasına sebep olarak zayıf bir parola kullanması düşünülüyor.

Güncelleme: Hesabı ele geçiren hacker, elinde hiçbir çıplak görüntünün olmadığını söyledi -varsa da hapis cezası almaktan korktuğu için olmadığını söylemiş olabilir-. Jenner ise Twitter hesabından ‘ona yalnızca oyun oynaması için izin veriyorum’ diyerek herhangi bir sıkıntının olmadığını ima eden bir paylaşımda bulundu.

SON DAKİKA: GSS PRİM BORCU OLANLAR DİKKAT

 


GSS PRİM BORÇLARINDA FIRSAT KAÇMADI
 
Öğrenimini tamamladığı halde herhangi bir işe girmemiş olanlar ile sigortalı bir işte çalışmayanlara çıkartılmış olan genel sağlık sigortası (GSS) prim borçları için tanınan ödeme kolaylığı süreci ise devam ediyor.
 
GSS prim borçları için başvuru şartı bulunmuyor. GSS prim borcu bulunanlar 30 Nisan 2021 tarihine kadar e-Devlet üzerinden interaktif vergi dairesine girerek prim borcunun anaparasını ödedikleri takdirde gecikme cezası ve gecikme zammının tamamı silinecek. Anapara ödemesinin tamamını tek seferde yapma zorunluluğu yok ancak borç anaparasının tamamının 30 Nisan’a kadar ödenmesi zorunlu.
 
GSS prim borcunun miktarını bilmeyenler, Hazine Maliye Bakanlığı’nın interaktif vergi dairesine e-Devlet şifresi ile girdiklerinde borç miktarını öğrenebilirler.
 
ÖDEME GÜCÜ OLMAYAN GELİR TESTİNE GİREBİLİR
 
Ödeme gücü olmayanlar gelir testi yaptırmak suretiyle hiç ödeme yapmadan GSS prim borcundan kurtulabilirler. Gelir testinin 31 Mart’a kadar yapılması gerekiyor.
 
Gelir testinde hane içinde kişi başına gelir, asgari ücretin 3’te 1’inden az çıkarsa prim ödenmiyor. 2021 yılında yıl gelir testine girenlerin prim ödemekten kurtulabilmesi için hane içinde fert başına gelir 1.192.50 TL’den az olmalı.
 
Yeri gelmişken hatırlatmakta yarar bulunuyor. Öğrenimini tamamladığı halde işe giremeyen gençler, işini kaybedenler bu durumun ortaya çıktığı andan itibaren bir ay içinde gelir testine girerek ödeme güçleri olmadığını belgeledikleri takdirde haklarında GSS prim borcu çıkartılmaz. Gecikmeli olarak gelir testine başvurduklarında ise ödeme güçleri olmadığı belgelense bile teste girinceye kadar olan döneme ait borçları ödemek zorunda kalırlar. Bu nedenle, bakmakla yükümlü olunan sıfatını yitirenler veya işsiz kalanlar, gelir testi için bir aylık süreye dikkat etmeliler.
 
GSS PRİM BORCUNU YAPILANDIRANLAR 30 AĞUSTOS SONRASI PRİMLERİNİ ÖDEMEK ZORUNDA
 
Kamuya olan borçların yapılandırılmasına ilişkin kanun, 31 Ağustos 2020 tarihine kadar olan GSS prim borçlarını kapsıyor. Bu tarihe kadar olan prim borçlarını yapılandırma kapsamında ödeyenlerin, yeniden borçlu durumuna düşmemek için 2020 Eylül ayından sonraki primlerini düzenli olarak ödemeleri gerekir.
 
Aylık GSS primi 2020 yılında 88.29 TL, 2021 yılında ise 107.32 TL üzerinden ödeniyor.
 
BORCU OLANLARA YILSONUNA KADAR SAĞLIK HİZMETİ
 
Kanuna göre, GSS prim borcu bulunanlar normalde SGK üzerinden sağlık hizmeti alamıyorlar. Ancak, vatandaş mağdur olmasın diye bir süredir geçici düzenlemeler ile prim borcu olanlara da sağlık hizmetinden yararlanma hakkı tanınıyor. Geçen ay yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı uyarınca, GSS prim borcu bulunanlar bu yılın sonuna kadar devlete ait hastaneler ile devlet üniversitelerine ait hastanelerden sağlık hizmeti alabilecekler. Özel hastanelerden ise sağlık hizmeti alamayacaklar.
 

SON DAKİKA:Bankaların faiz oranları değişti..





İhtiyaç sahibi vatandaşlar bankaların 23 Şubat 2021 Salı güncel kredi faiz oranlarını araştırmaya başladı. Taşıt, konut ya da ihtiyaç kredisi çekerek koronavirüsten kaynaklanan sıkıntılarla birlikte bazı ihtiyaçlarını karşılamak isteyen vatandaşlar bankaların son dakika haberlerine ulaşmaya çalışıyor. Ziraat Bankası, Vakıfbank, İş Bankası, Garanti BBVA,TEB, Akbank ve Halkbank ihtiyaç taşıt konut kredisi faiz oranları ne kadar? 23 Şubat 2021 Salı bankaların güncel kredi faiz oranları.


Koronavirüs salgının tüm dünyayı etkisi altına almasına devam ediyor. Türkiye'yi de ekonomik olarak etkilemeye devam eden koronavirüs salgını sürecinde, zor durumda kalan vatandaşlar bazı ihtiyaçlarını karşılamak için bankaların sağladığı kredi paketleri kampanyalarından faydalanmak istiyor. Bankalar son yaptığı güncellemelerle kredi faiz oranlarında değişikliğe gitti. Birçok banka kredilerinin faiz oranlarını artırırken bazı bankalar henüz bir değişiklik yapmadı. 23 Şubat 2021 Salı bankaların güncel konut kredisi faiz oranları son zamanlarda vatandaşların en çok aradığı kredilerden birisi oldu. Koronavirüsten dolayı evini değiştirmek isteyen vatandaşlar, en uygun konut kredisi veren bankaları araştırmaya başladı. Ziraat Bankası, Vakıfbank, İş Bankası, Garanti BBVA, TEB, Akbank ve Halkbank güncel konut kredisi faiz oranları haberimizde. İşte en uygun konut kredisi veren bankalar listesi.



23 ŞUBAT 2021 SALI BANKALARIN GÜNCEL İHTİYAÇ KREDİSİ FAİZ ORANLARI

Vatandaşlar, koronavirüs salgınından dolayı bankalara gitmeden önce güncel ihtiyaç kredisi faiz oranlarını araştırmaya başladı. Koronavirüs salgınından dolayı sürekli güncellenen en uygun ihtiyaç kredisi faiz oranlarını araştıran vatandaşlar, bütçelerine göre en uygun ihtiyaç kredisi veren bankadan kredi çekmek istiyor. Pandemi sürecinden dolayı kredi çekmek isteyen vatandaşların talepleri, bankaların kredi faiz oranlarını sürekli güncellemelerine neden oldu. Ziraat Bankası, Vakıfbank, İş Bankası, Garanti BBVA, TEB, Akbank ve Halkbank güncel ihtiyaç kredisi faiz oranları haberimizde yer aldı. Bu süreçte koronavirüsten dolayı toplu taşıma kullanmak istemeyen ve taşıt kredisi çekerek otomobil almak isteyen vatandaşlar, en uygun taşıt kredisi veren bankaları ve güncel taşıt kredisi faiz oranlarını araştırıyor. Toplu taşıma araçlarını kullanmadan ulaşım ihtiyacını karşılamak isteyen kişilerin araştırmalarına yardımcı olmak adına Vakıfbank, Ziraat Bankası, Halkbank (taşıt-ihtiyaç-konut) güncel kredisi faiz oranları** haberimizde...



23 ŞUBAT 2021 ZİRAAT BANKASI KREDİ FAİZ ORANLARI

Ziraat Bankası Konut Kredisi: Bankanın beş farklı konut kredisi bulunuyor. Emeklinin Artı Kredisi, Çalışanın Artı Kredisi, Konut Ürün Paketi, Sıfır Konut Kredisi ve Konut Kredisi şeklinde verilen kredilerden en çok alınan krediler şunlar:


Konut kredisi: 1.52

Sıfır Konut Kredisi: 1.42

Ziraat Bankası Tüketici Kredisi: Bankanın dört farklı tüketici paketi bulunuyor. Tüketici faiz oranları bu paketlere göre değişiyor. Bu paketler; Çalışanın Artı Kredisi, Emeklinin Artı Kredisi, Tüketici Kredisi ve Tüketici Ürün Paketi olarak veriliyor. En çok kullanılan tüketici kredisi oranı ise;

Tüketici kredisi: 1.68

Ziraat Bankası Taşıt Kredisi: Diğer taşıt kredisi ürün paketi, kaskolu, kaskosuz ve taşıt ürün paketi olarak farklı kategorilerde verilerek oranları değişiyor.

Taşıt kredisi (Kaskolu) : 1.64

Taşıt kredisi (Kaskosuz) : 1.66

Ziraat Bankası'nın diğer kredi oranları bankanın resmi internet sitesi üzerinden "Kredi Hesaplama" başlığı altında yer alıyor.
23 ŞUBAT 2021 HALKBANK KREDİ FAİZ ORANLARI

Halkbank İhtiyaç Kredisi: Bankanın ihtiyaç kredi oranları; Maaşını Bankadan Alanlara Özel, Mutlu Emekli İhtiyaç Kredisi, Kamu Çalışanlarına Özel, Özel Sektör Çalışanlarına Özel, Halkbank Gayrimenkul İşyeri, Halkbank Gayrimenkul ve Hızlı Kredi kategorilerine göre değişiyor. Bu kredilerden en fazla tercih edilen Hızlı Kredi'nin oranı ise şöyle;


Hızlı ihtiyaç kredisi: 1.60

Halkbank Yeşil Işık Taşıt Kredisi: Halkbankası'nın taşıt kredi faiz oranları, aracın 0 ya da 2. el durumuna göre değişirken, ayrıca aracın 300 bin TL ile 750 bin TL arasında/üzerinde olma durumuna göre de değişebiliyor. Bankanın 300 bin TL altı araçlarda taşıt kredi oranları şöyle;


Sıfır km taşıt kredisi: 1.58
el taşıt kredisi: 1.60

Halkbank Konut Kredisi: Halkbankası'nın konut kredisi faiz oranları Hesaplı Evim Konut Kredisi adıyla 1. el ve 2. el olarak değişirken, Halkbank Gayrimenkul Konut kredisi adı altında farklı kredi oranları da yer alıyor.

Hesaplı Evim Konut Kredisi 1. el faiz oranı : 1.42

Hesaplı Evim Konut Kredisi 2. el faiz oranı : 1.47

Halkbankası'nın diğer kredi oranları bankanın resmi internet sitesi üzerinden "Hesaplama Araçları" başlığı altında yer alıyor.
23 ŞUBAT 2021 VAKIFBANK KREDİ FAİZ ORANLARI

Vakıfbank Taşıt Kredisi: Bankanın taşıt kredisi kampanyası sıfır ve 2. el durumuna göre değişiyor.

Sıfır taşıt kredisi: 1.48

İkinci el taşıt kredisi: 1.48

Vakıfbank İhtiyaç Kredisi: Bankanın resmi internet sitesinde bulunan ihtiyaç kredisi kampanyasının oranı aşağıda yer almaktadır. Vakıfbank'ın bu ihtiyaç kredisi dışında farklı faiz oranları uyguladığı; emekliye, avukatlara kamuya özel gibi birçok farklı ihtiyaç kredisi bulunuyor.


İhtiyaç kredisi: 1.52

Vakıfbank Konut Kredisi: Bankanın resmi internet sitesinde yer alan konut kredisi faiz oranları; TSK Personeline Özel, Oyak Üyelerine Özel, Yeşil Konut Kredisi, Kentsel Dönüşüm Kredisi gibi çeşitli krediler veriliyor. Bu kredilerde faiz oranları değişiklik gösteriyor. En çok tercih edilen Sarı Panjur Kredi oranı ise şöyle;

SarıPanjur Konut Kredisi: 1.34

Vakıfbank'ın diğer kredi oranları bankanın resmi internet sitesi üzerinden "Kampanyalar" başlığı altında yer alıyor.


23 ŞUBAT 2021 İŞ BANKASI KREDİ FAİZ ORANLARI

İş Bankası İhtiyaç Kredisi: Bankanın sigortalı verilen ihtiyaç kredisi faiz oranı aşağıda yer almaktadır.


İhtiyaç kredisi: 1.50

İş Bankası Taşıt Kredisi: Bankanın resmi internet sitesinde sunulan taşıt kredi oranları vade farkına göre değişebiliyor.

Taşıt kredisi: 1.55

İş Bankası Konut Kredisi: Konut kredisi faiz oranı ise sigortalı ve sigortasız olarak değişiyor.

Konut kredisi sigortalı: 1.40

Konut kredisi sigortasız: 1.45
23 ŞUBAT 2021 AKBANK KREDİ FAİZ ORANLARI:

Direkt kredi: 1.49

İhtiyaç kredisi: 1.49

Taşıt kredisi: 1.45 / ikinci el ise 1.43

Konut kredisi: 1.35

Çağrı Merkezi İhtiyaç Kredisi: 1.49
23 ŞUBAT 2021 GARANTİ BANKASI KREDİ FAİZ ORANLARI:

Konut kredisi: 1.41

Sıfır km. taşıt kredisi: 1.49

İhtiyaç kredisi: 1.49'dan başlıyor.
23 ŞUBAT 2021 TEB KREDİ FAİZ ORANLARI:

İhtiyaç kredisi: 1.45

Taşıt kredisi: 1.49

Konut kredisi: 1.40

Son DAKİKA: O iller için 15 günlük sokağa çıkma kısıtlaması gündemde




haber kaynağı:  https://www.mynet.com/koronavirus-vaka-sayilari-alarm-veriyor-10-il-icin-15-gunluk-tam-kapanma-onerisi-gundeme-geldi-110106737521



Koronavirüs salgınıyla mücadelede 1 Mart itibariyle yeni döneme geçme planları yapılırken, bazı şehirlerdeki vaka sayılarında adeta patlama yaşandı. En fazla sıçramayı Karadeniz bölgesindeki iller yaparken, bu iller için 15 gün sokağa çıkma yasağı önerisi yeniden gündeme geldi.


Koronavirüs vaka sayısı yükselmeye devam ederken özellikle bazı bölgelerde sıçrama yaptı. En büyük sıçrama Ordu'da yaşanırken, onu yine Karadeniz illeri takip etti. Vaka sayısı sıçrama yapan bölgelerde 15 günlük sokağa çıkma yasağı talepleri daha yüksek sesle dile getirilmeye başlandı.


Sağlık Bakanlığı’nın bir hafta arayla yayınladığı vaka tablosuna göre Ordu en büyük sıçramayı yaparak 100 binde 228 ile salgının en yoğun yaşandığı il haline geldi. Ordu'yu, Giresun, Trabzon, Samsun, Tokat, Bolu, Sakarya, Ardahan, Adıyaman, Erzurum takip etti.
15 GÜN SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI ÖNERİSİ

Öte yandan Karadeniz Bölgesi'nde görev yapan uzmanlar bölge için en az 2 haftalık tam kapanmanın şart olduğunu ifade ediyorlar. KTÜ Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Aydın vakalardaki sıçrayışa dikkat çekip, "Bölgedeki bu durumun devamı veya bunu kırmanın mutlaka bir yolunun bulunması gerekiyor. Bunlardan bir tanesi olarak en azından 15 günlük tam kapanmayı önermek istiyorum" dedi.
Bilim Kurulu üyesi Taşova 'yakın zamanda' diyerek uyardı: Kurallara uyulmazsa 3'üncü dalga kaçınılmaz

Trabzon Tabip Odası Başkanı ve
Koronavirüs salgınıyla mücadelede 1 Mart itibariyle yeni döneme geçme planları yapılırken, bazı şehirlerdeki vaka sayılarında adeta patlama yaşandı. En fazla sıçramayı Karadeniz bölgesindeki iller yaparken, bu iller için 15 gün sokağa çıkma yasağı önerisi yeniden gündeme geldi.


Koronavirüs vaka sayısı yükselmeye devam ederken özellikle bazı bölgelerde sıçrama yaptı. En büyük sıçrama Ordu'da yaşanırken, onu yine Karadeniz illeri takip etti. Vaka sayısı sıçrama yapan bölgelerde 15 günlük sokağa çıkma yasağı talepleri daha yüksek sesle dile getirilmeye başlandı.


Sağlık Bakanlığı’nın bir hafta arayla yayınladığı vaka tablosuna göre Ordu en büyük sıçramayı yaparak 100 binde 228 ile salgının en yoğun yaşandığı il haline geldi. Ordu'yu, Giresun, Trabzon, Samsun, Tokat, Bolu, Sakarya, Ardahan, Adıyaman, Erzurum takip etti.
15 GÜN SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI ÖNERİSİ

Öte yandan Karadeniz Bölgesi'nde görev yapan uzmanlar bölge için en az 2 haftalık tam kapanmanın şart olduğunu ifade ediyorlar. KTÜ Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Aydın vakalardaki sıçrayışa dikkat çekip, "Bölgedeki bu durumun devamı veya bunu kırmanın mutlaka bir yolunun bulunması gerekiyor. Bunlardan bir tanesi olarak en azından 15 günlük tam kapanmayı önermek istiyorum" dedi.
Bilim Kurulu üyesi Taşova 'yakın zamanda' diyerek uyardı: Kurallara uyulmazsa 3'üncü dalga kaçınılmaz

Trabzon Tabip Odası Başkanı ve Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi öğretim üyesi Dr. Yaşar Kibar Güven de, "Vaka sayısı yüksek ve diğer illere göre oran yukarıda olan bu 4 ilin arasındaki ilişkiler sınırlandırılmalı, daha kati tedbirler alınması lazım. Gerekirse ‘bölgesel karantina’ da düşünülebilir" dedi. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi öğretim üyesi Dr. Yaşar Kibar Güven de, "Vaka sayısı yüksek ve diğer illere göre oran yukarıda olan bu 4 ilin arasındaki ilişkiler sınırlandırılmalı, daha kati tedbirler alınması lazım. Gerekirse ‘bölgesel karantina’ da düşünülebilir" dedi.

İnsani Gelişme Endeksi – Büyükşehirler 2020 Raporu açıklandı


Haber kaynağı: https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/o-endeksin-sampiyonlari-chpli-belediyeler-oldu-kayyim-belediyeleri-son-sirada-1816138


İnsani Gelişme Vakfı (İNGEV) Türkiye'deki 30 büyükşehir Belediyesi'nin insani gelişmişlik endeksini çıkardı. Endeksin ilk 6 sırasında CHP'li belediyeler yer aldı. Listenin son sırasında  Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi yer alırken, kayyım tarafından yönetilen Diyarbakır, Van ve Mardin Büyükşehir Belediyelerinin de son sıralarda yer alması dikkat çekti. 

İNGEV, İGE- İlçeler Endeksini bu yıl ilk kez  Büyükşehirler ölçeğine taşıdı. İGE-Büyükşehirler 2020 sonuçları  İNGEV Başkanı Vural Çakır ve İstanbul Politikalar Merkezi Direktörü Prof. Dr. Fuat Keyman ile  Prof. Dr. Murat Şeker’in katılımıyla açıklandı. İnsani gelişmede başarı gösteren Büyükşehir Belediye Başkanlarına çevrim içi konferans ile ödülleri verildi.

İnsani Gelişme Endeksi – Büyükşehirler 2020 Raporu, büyükşehir belediyelerinin faaliyet gösterdiği 30 ili kapsamına aldı. Belediyeler Yönetişim ve Saydamlık, Eşitsizliklerle Mücadele, Nitelikli Eğitim, Sağlıklı Yaşam, Sürdürülebilir Ekonomi, Sosyal Yaşam, Sürdürülebilir Çevre ve Enerji, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ile Ulaşım ve Erişilebilirlik olmak üzere 9 alt endekste gruplandırıldı. Yerel yönetim faaliyet raporları ve stratejik planlarının detaylı incelenmesi, merkezi istatistiklerin toplanması, belediye web sitesi ve sosyal medya hesapları analizi ile birlikte,  toplam 21 konuda “gizli vatandaş” senaryoları ile belediyelere başvurulmuş ve cevap verme düzeyleri endekse dahil edildi. 

İLK 10'DA KARADENİZ VE DOĞU YOK

İGE-B 2020 İnsani Gelişme Endeksi sıralamasında İstanbul ilk sırada yer aldı. İstanbul’u Ankara, İzmir, Muğla ve Antalya izledi. Sıralamada öne çıkan diğer iller ise Eskişehir, Bursa, Denizli, Sakarya ve Kocaeli oldu. 

Büyükşehirler arasında ana endeks ölçeğinde en yüksek skor 65,7, en düşük skor 24,7, ortalama skor ise 45,3 oldu. Ortalamanın üstünde 16 büyükşehir yer alır iken ortalamanın altında kalan büyükşehir sayısı 14’tür; bu büyükşehirler sırasıyla, Trabzon, Malatya, Kayseri, Adana, Manisa, Ordu, Gaziantep, Erzurum, Kahramanmaraş, Hatay, Diyarbakır, Van, Mardin ve Şanlıurfa’dır. Endeks sıralamasında ilk onda yer alan büyükşehirlerin bölgelerine bakıldığında Karadeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin temsil edilmediği gözlendi.

EŞİTSİZLİKLERLE MÜCADELEDE SINIFTA KALDILAR

Nitelikli Eğitim ve Sağlıklı Yaşam alanları büyükşehirlerde ortalama değerin en yüksek olduğu alanlardır. Ortalamanın düşük olduğu alt endeksler ise Sosyal Yaşam, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Eşitsizliklerle Mücadeledir. Öte yandan minimum değerler açısından bakıldığında ise Yönetişim ve Saydamlık, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği, Sosyal Yaşam ve Eşitsizliklerle Mücadele en düşük performans gösterilen ve büyükşehirlerin insani gelişme açısından daha fazla çalışma yürütmesi gereken alanlar olarak sıralandı.

İşte 9 alt endeksin birincileri:

- Yönetişim ve Saydamlık Endeksi 

Ankara

 - Eşitsizliklerle Mücadele Endeksi 

İstanbul

- Sürdürülebilir Ekonomik Durum Endeksi 

İstanbul

- Nitelikli Eğitim Endeksi

Ankara

- Sağlıklı Yaşam Endeksi

Eskişehir

- Sosyal Yaşam Endeksi

İstanbul

- Sürdürülebilir Çevre ve Enerji Endeksi

İzmir

- Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Endeksi

Eskişehir

- Ulaşım ve Erişilebilirlik Endeksi

İstanbul

ons altın için çılgın rakamlar telaffuz edilmeye başladı




haber kaynağı: https://finans.mynet.com/haber/detay/ekonomi/moody-s-turkiye-icin-buyume-tahminini-yukseltti/414699/



Altın fiyatları dün akşam Fed Başkanı Powell'ın yaptığı açıklamalarının ardından 410 TL'nin üstüne çıkarak hafif yükselişe geçti. Altın fiyatları ABD'deki 10 yıllık tahlil faizlerindeki yükselişten ve küresel altın fiyatlarından etkilenmeye devam ediyor. Yatırımcılar ABD'deki gelişmelere odaklanırken uzmanlardan altın yeniden rekor kırabilir yorumu geldi. Peki gram altın fiyatları yükselmeye devam edecek mi? Altın fiyatları tekrar düşer mi? Uzmanların altın yorumları ve açıklamaları haberimizde.


Altın fiyatları son durum açıklamaları yatırımcıların gündeminde yer etmeye devam ediyor. Dün akşam yatırımcıların gözleri Fed aşkanı Jerome Powell'ın Senato sunumundaki açıklamalarındaydı. Altın fiyatları, Powell'ın büyüme ve politika açıklamasının ardından ekonomiyi alt üst eden salgından dolayı desteği bırakmayacağını belirtmesiyle birlikte hafif yükselişe geçti. Powell bu akşam ikinci sunumunu Temsilciler Meclisi'nde gerçekleştirecek. Bu süreçte gram altın fiyatları ise küresel piyasalardaki dolar/TL'deki yükselişi ve altın fiyatlarını takip ederek 410 TL'nin üstünü gördü. Powell'ın sunumunun dışında Temsilciler Meclisi, Biden’ın 1,9 trilyon dolarlık yardım paketinde gelişme kaydederek haftanın son günlerinde yasayı meclisten geçirmeyi tasarlıyor. Bu süreçte altın fiyatları yükselmeye devam edecek mi araştırması yapan yatırımcıların bir gözü de ABD’deki mali teşvik paketi ve 10 yıl vadeli ABD Hazine tahvili faizlerindeki yükseliş. Peki altın fiyatları ne olur? İşte uzmanların ve yatırım şirketlerinin 2021 altın yorumları...

ALTIN 2021'DE REKOR SEVİYELERİ GÖREBİLİR

Credit Suisse kuruluşunun değerli metaller analisti Fahad Tariq, ons altının 2021'de rekor yüksek seviyeleri görmesini beklediğini açıkladı. Tariq açıklamasında ons altın fiyatının 2021 yılında yukarı yönlü olacağına aktararak, 2200 dolar seviyelerine gelmesinin mümkün olabileceğini aktardı. Ayrıca Tariq, Fed Başkanı Jerome Powell'ın ABD tahvil faizlerinde yükselişi kontrol etmek için getiri eğrisi kontrolünden bahsetmesi halinde destek bulabileceğini ifade etti. Tariq, "Genel olarak reel faiz ortamı ve Fed'in teşvik edici duruşu altın için destekleyici olacaktır" yorumunda bulundu.
Gram altında ilk direnç 417 TL : Altın fiyatlarında yükseliş devam edecek mi? 3 farklı uzmandan altın tahmini!
"ALTIN KISA VADEDE KÖTÜLEŞEBİLİR"

Ons altın, geçen haftayı 40 dolardan fazla bir kayıpla kapattıktan sonra hafta başından bu yana yana yüzde 1,31 yükselişte. Altın fiyatları, TSİ 08:24’te yüzde 0,16 yükselişle ons başına 1.808 dolar civarından işlem görüyor. Altın fiyatları yükselecek mi, düşecek mi araştırılırken, Oanda Kıdemli Piyasa Analisti Edward Moya, "Powell son zamanlarda yükselen tahvil faizlerine dair bir açıklama yapmadığı için altın hala tehlike bölgesinde. ABD Tahvil faizleri Fed müdahale etmeden önce daha da yükselebilir ve bu da altın için kısa vadeli görünümü kötüleştirebilir." dedi.

"ALTIN 'AL' POZİSYONUNDA DEVAM EDİYOR"

Yatırımcılar altın ne zaman yükselecek, altın düşmeye devam edecek mi sorusuna cevap ararken Stratejist Tunç Şatıroğlu güncel altın yorumuna ilişkin sosyal medyada yaptığı açıklamada, " Altın dün piyasalardaki sert düşüşlere rağmen iyi durdu. Göstergeler AL konumunda devam ediyor. Dolar endeksindeki düşüş devam ediyor ve ABD 10 yıllık faizlerinde de gerileme var. Altının dün bahsettiğim 1830 bölgesine devam etmesini bekliyorum." dedi.

İşte Stratejist Tunç Şatıroğlu'nun 24 Şubat 2021 tarihli gram altın grafiği...


ALTINDA İLK DİRENÇ SEVİYESİ 1.812 SEVİYESİ

InvestAZ Yatırım tarafından hazırlanan altın analizinde altının direnç nokataları belirtilerek şu açıklama yapıldı;


"Ons Altın güne 1.805 seviyesinden başlangıç yaptı. Hafif alıcılı işlem gören emtianın öğleden önce en yüksek 1.814 en düşük 1.804 seviyelerine geldiği görülmüştür. Şu sıralarda seviyelerinden işlem gören ons altın için ilk direnç 1.812 seviyelerinde.

Destek: 1.802 - 1.799

Direnç: 1.812 - 1.818"
ALTIN BASKIDAN KURUTLABİLİR

ÜNLÜ & Co / DAHA tarafından hazırlanan altın analizinde şu paylaşım yapıldı;


"Fed Başkanı Powell’ın enflasyonun para politikası açısından şimdilik önemli bir risk olarak görülmediğine yönelik açıklamalarının ardından ABD tahvil faizlerindeki yukarı yönlü eğilim hız keserken bunun değerli metallere ise önemli bir yansıması olduğunu söylemek zor. Bu noktada altının ons fiyatı 1800 doların üzerine tutunmaya devam ederken benzer şekilde gümüş fiyatlarının da 27,4 dolar seviyesinin üzerindeki seyrini sürdürdüğünü görüyoruz. Görünümde şimdilik anlamlı bir değişim gerçekleşmezken kısa vadede fiyatların çok büyük ölçüde faizlerdeki seyre göre yön bulacağını tahmin ediyoruz.
Öte yandan altın/gümüş rasyosunun 64 seviyesinin üzerinde taban oluşturma çabasını ise yakından izliyoruz. Bu çabaların sonuç vermesi durumunda altının son dönemdeki baskıdan sıyrılmaya gayret etmesi şaşırtıcı olmayacaktır."
Analistten çarpıcı 2021 yorumu: "Ons altın 2075 doları görebilir..." 6 farklı uzmandan altın tahmin yorumları!
ONS ALTINDA 1.805 DESTEĞİ ÖNEMLİ

Dinamik Menkul tarafından hazırlanan altın analizinde, ons altın fiyatlarının 1805 doların üstünde kapanması durumunda destek görebileceği belirtilerek şu açıklama yayınlandı:


"FED Başkanı Powell'ın değerlendirmesinde, hedeflerin uz ağındayız vurgusuyla yükselen Altın, 1805 destek seviyesi üzerinde fiyatlanmaya başladı. Bu seviyenin altında günlük bazda kapanışına devam etmesi durumunda pozitif algı ivme kazanabilir. Bu durumda ilk direnç seviyemiz 1829 olacaktır. Aksi halde, 1805 seviyesinin altına sarkması durumunda ise 1785 ve 1763 destek seviyelerini takip ediyor olacağız.

Destek: 1805 - 1785 - 1763
Direnç: 1829 - 1854 - 1873"

Tüik'ten bir paylaşım daha: Durum kötü

Haber kaynağı:  https://m.bloomberght.com/yapi-izin-2275221


2020 yılında borçlanma maliyetlerinin gerilemesiyle inşaat yatırımlarının dip seviyelerden döndüğü görüldü.

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre belediyeler tarafından verilen yapı ruhsatlarının 2020 yılında bir önceki yıla göre bina sayısı yüzde 69,4, yüzölçümü yüzde 48,7, değeri yüzde 71,1, daire sayısı yüzde 68,5 arttı.

Yapı ruhsatı verilen yapıların 2020 yılında toplam yüzölçümü 111,0 milyon m² iken; bunun 63,2 milyon metrekaresi konut, 26,2 milyon metrekaresi konut dışı ve 21,6 milyon metrekaresi ise ortak kullanım alanı olarak gerçekleşti.

Kullanma amacına göre en yüksek pay yüzde 72,5 ile iki ve daha fazla daireli ikamet amaçlı binaların oldu

Yapı ruhsatı verilen yapıların 2020 yılında kullanma amacına göre en yüksek paya 80,5 milyon metrekare ile iki ve daha fazla daireli ikamet amaçlı binalar sahip oldu. Bunu 6,9 milyon metrekare ile sanayi binaları ve depolar izledi.

Yapı kullanma izin belgelerinde azalma var

Belediyeler tarafından verilen yapı kullanma izin belgelerinin 2020 yılında bir önceki yıla göre bina sayısı yüzde 17,4, yüzölçümü yüzde 18,9, değeri yüzde 7,8, daire sayısı yüzde 19,0 azaldı.

Yapı kullanma izin belgesi verilen yapıların 2020 yılında toplam yüzölçümü 122,0 milyon metrekare iken; bunun 69,4 milyon m²'si konut, 25,9 milyon metrekaresi konut dışı ve 26,6 milyon metrekaresi ise ortak kullanım alanı olarak gerçekleşti.

Yapı kullanma izin belgesi verilen yapıların 2020 yılında kullanma amacına göre en yüksek paya 94,2 milyon metrekare ile iki ve daha fazla daireli ikamet amaçlı binalar sahip oldu. Bunu 6,7 milyon metrekare ile kamu eğlence, eğitim, hastane veya bakım kuruluşları binaları izledi.