3 Şubat 2021 Çarşamba

Ayakkabıcıların En Çok Başvurduğu Tuzaklardan Biri: Fırça Düşürme Numarası

 kaynak: https://seyler.eksisozluk.com/ayakkabicilarin-en-cok-basvurdugu-tuzaklardan-biri-firca-dusurme-numarasi


Eğer bir gün önünüzde bir ayakkabı boyacısı, fırçasını düşürürse ona yardımcı olmaya çalışmadan önce iki kere düşünün.
Ayakkabıcıların En Çok Başvurduğu Tuzaklardan Biri: Fırça Düşürme Numarası

Nedir bu numara?

ayakkabı boyacısı tuzakları arasındaki en klişelerden bir tanesidir bu. 

ayakkabı boyacısı çakal, seni uzaktan kestirir, kerizleyecek adam yerine koyar ve peşinden takip eder. (bir tanesi benimle birlikte ışıklardan falan geçti, o derece.) hatta adımlarını hızlandırır ki önüne geçsin. ardından bir parmak atışıyla boya kutusunun arkasında asılı olan fırçayı düşürüverir. sonra hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam eder. eğer tınmazsanız, bir ara durur, şapşal şapşal etrafa bakar "aaa bir şey mi oldu ya?" falan diye, belki kerizler umuduyla.

eğer ola ki "abi fırçanı düşürdün" dersen veya daha da fenası, "pardon fırçanızı düşürdünüz" gibi kibar bir yaklaşımda bulunursan bittin zaten. "iyilik yaptın, bedavaya boyarım" hesabına girişir ayakkabılarına ve sonunda para ister.

harbiye, taksim taraflarında çok yaparlar.

Başına gelen Ekşi Sözlük yazarları anlatıyor

bugün yedim bu numarayı. daha öncesinde haberlerde izlemiştim ama hiç aklıma gelmedi o an. yanından ayrıldıktan sonra çaktım köfteyi ama neyse ki zarar ziyan yok, zarar olmamasının yanı sıra güzel bir anı da bıraktı. 

fırçayı düşüren arkadaşa "dayıcım hop" diye seslendim. aldım fırçayı, kendisine uzattım. tam ayrılıyordum yanından ki abi dur dedi ve oturdu ayakkabıların önüne. gerek yok, estağfurullah, olur mu öyle şey demeye kalmadan başladı fırçalamaya. eyvallah, yeterli falan diyorum, bırakmıyor. neyse bir yandan da muhabbet ediyor; memleket neresi abi falan, edirneliyim dedim. hadi ya, hemşeri sayılırız, ben de keşanlıyım dedi. vay amk ben de keşanlıyım dedim sonrasında. roman mahallesindenim (yörük mah.) abi falan dedi. n'apıyorsun, hiç keşan'a geliyor musun falan dedim. abi gidemedim bir senedir, babayı kaybettik. işte onun mezarını görmeye gidiyordum falan filan devam etti. ne zaman vefat ettiğini sordum, başın sağ olsun dedim, 2019'da vefat etmiş. benimki de 2018'de vefat etti dedim. baş sağlığı diledi. ve geldik final noktasına. 

işte, benim de bir çocuğum var, onu büyütmeye çalışıyorum, senin de yardımın dokunursa sevinirim demeye kalmadı sözünü kestim hemen. zaten o ara üzerimde para arıyordum fakat nakit taşımayı sevmeyen biri olarak 5 kuruş para yoktu üzerimde, olsa verecektim. "kanka valla bende baktım bir şeyler vereyim diye ama 5 kuruş para yok inan ki" dedim ve cüzdanı açtım gösterdim. yüzüme baktı, hafif tebessümle vedalaşıp ayrıldık. 20 adım sonra falan ilgili haber beynimde şimşek gibi çaktı, "vay amk böyle oluyormuş demek" dedim. biraz buruk, biraz da şaşkın bir biçimde ali sami yen'e doğru devam ettim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme